Click here to load reader

OKU - son0.pdf 1 OKU "Yaratan Rabbinin adýyla oku... Kalem'le öðreten Rabbin, sonsuz kerem sahibidir O, insana bilmediðini öðretti." (Alâk, 96: 1-5) ARADIÐIMI BULDUM

  • View
    8

  • Download
    0

Embed Size (px)

Text of OKU - son0.pdf...

  • 1

    OKU "Yaratan Rabbinin adýyla oku... Kalem'le öðreten Rabbin, sonsuz kerem sahibidir O, insana bilmediðini öðretti."

    (Alâk, 96: 1-5)

    ARADIÐIMI BULDUM

    ÖÐREN VE ÖÐRET SEV – SEVÝNDÝRMEYE ÇALIÞ

    GÖR – GÖSTERMEYE ÇALIÞ MADDÝ – MANEVÝ

    AYDIN OLMAYA ÇALIÞ

    HACI AHMET KAYHAN

    KAÝNATIN KÝTABI KUR'ANI AZÝMÜÞÞAN REFORMA YER BIRAKMAMIÞTIR.

  • 3

    ÝÇÝNDEKÝLER Sayfa

    ÖNSÖZ ........................................................................ 5 - 6 1. Ahmet Hamdi Akseki

    ÝSLAM DÝNÝNDE REFORM OLABÝLÝR MÝ? ........ 7 - 16

    2. ÝNSAN VE ÝMAN ................................................... 17 - 23

    3. DUALARIMIZ ....................................................... 24 - 29

    4. M. Þemseddin, KÂÝNATIN KÝTABI KUR'ANI AZÝMÜÞÞAN REFORMA YER BIRAKMAMIÞTIR ..................... 30 - 142

    5. HADÝSÝ ÞERÝFLER ................................................ 143 - 145

    6. VEDA HUTBESÝ ................................................... 146 - 149

    7. Mehmet Akif Ersoy, TEVEKKÜL NEDÝR? ............................................. 150 - 152

    8. Envar Behnan Þapolyo, PEYGAMBERLER TARÝHÝ'NE GÝRÝÞ .................... 153 - 177

    9. Mehmet Akif Ersoy, TERAKKÝNÝN SIRRI ............................................. 178 - 181

    10. Niyazi-yi Mýsrî Hz., ÝKÝ ÞÝÝR, ÜÇ NOKTA ............................................ 182 -185

    11. YAKARIÞ .............................................................. 186 - 187

    12. ÝMAMI ALÝ HZ.'NÝN MISIR VALÝSÝNE MEKTUBU ............................................................ 188 - 209

    13. Þemsi, KAPINDAN AYIRMA ........................................... 210

    14. BÝR ÝNSAN KAZANMAK ..................................... 211 - 216

  • 4

    15. Þem'î, PADÝÞAH MÝHMAN OLMAZ ............................... 217 - 218

    16. Erzurumlu Ýbrahim Hakký Hz., TEFVÝZNAME ....................................................... 219 - 224

    "Bugün Allah için ne yaptýn?" – Hz. Ömer-i Faruk (R.A.)

  • 5

    ÖNSÖZ

    Ýnsanoðlunda birçok akýllar mevcuttur. Bunlardan en önemli olan iki tanesi, Aklý Selim ve Aklý Maiþet'tir. Aklý maiþet, reformlara yer tanýr. Fakat aklý selim sabit olup, Kainat'ýn Kitabý Kur'aný Kerim'in maiyetinde hareket eder.

    Bunun bir örneði de, "hayrihi ve þerrihi"dir. Þer, nefsani olduðu için daima tefrikalara düþürür. Hayýr ise Allah'ýn emirlerinden ayrýlmaz, sabit kademdir.

    Karanlýk bir gece ile, güneþi örnek verecek olursak, güneþin doðmasýyla bütün karanlýklar bozguna uðrar, ortadan kalkar. Ayný þekilde Peygamber Efendimize de Kur'an-ý Kerim indirildikten sonra, bütün hurafeler ve yanlýþ inançlar daðýlmýþ, yok olmuþtur.

    Tevrat, Zebur ve Ýncil'e sonunda reform girmiþtir. Kâinatýn Kitabý olan Kur'aný Azimüþþan ise, reforma yer býrakmamýþtýr. Bütün insanlýðý Kur'an'a davet etmiþtir.

    Kur'aný Azimüþþan, 1400 küsur yýl öncesinden bugüne kadar insanlarýn bütün haklarýný vermiþtir. O, demokrasinin ta kendisidir.

    Bu konunun anlaþýlmasýna yardýmcý olacaðý ümidiyle, elinizdeki bu küçük eseri çeþitli kaynaklardan derledik, bir araya getirdik. Burada reforma karþý, hep ayet ve hadis ile cevap verilmiþtir. Ýsabet ettiysek, kendimizi bahtiyar sayacaðýz. Bir kusur bulunursa, bunun da baðýþlan- masýný rica ederiz.

    Allah'ýn insanlar için bahþettiði tabiat âlemindeki bitkileri ele alalým. En ömürlü bir çýnar aðacýndan, en zayýf bir gül bahçesine, bir kýr çiçeðine kadar hepsinin zuhuratý, Cenabý Hak'kýn ilâhi takdiri iledir. Bunun temeli topraktýr, ona kuvvet veren de sudur. Su, yaðmur olmasa, toprak ne yapar? Toprak olmasa su ne yapar? Ýkisi bir araya gelerek, baþta insan olmak üzere hayvanata, nebavata, Allah'ýn emriyle yardýmcý olur, hizmet eder.

  • 6

    Âdemoðluna bakarsak, gerek boy, gerek beden, gerekse isim açýsýndan olsun, parmak izine varýncaya kadar hepsi tektir, birdir, ayrý ve benzersizdir. Hayvanlar âlemine bakarsak, insanlýk âlemine yardýmcýdýr ve onlar da ayrý ayrý, çeþit çeþittirler. Bitkiler âlemine bakarsak, ilk bakýþta hepsinin rengi yeþildir. Fakat o yeþil renkten, hangi rengin çýkacaðýný bilemeyiz. Bir gül bahçesini, bir kýr çiçeðini ele aldýðýmýzda, kýrmýzý, sarý, ... envai çeþit renkler çýktýðýný görürüz. Ýþte bütün bunlarý tertip eden, düzenleyen, ancak Cenabý Allah'týr.

    Bunu, bilene ve bilmeyene bir misal olarak anlattýk. Tefekkür kýsmý, bilgi kýsmý, irfanýnýza aittir. Allah yardýmcýmýz olsun.

    Din alanýnda reformu okurlarýmýza takdim edebilmek için, reforma ait yazýlarý buraya aldýk. Diðer konulara ait yazýlarla da, kitaba bir renk kattýk, süsledik, çeþitli misaller verdik. Ortaya zengin bir sofra, ya da dilerseniz, bir çiçek bahçesi çýktý. Türkçeye uygun olmak þartýyla, yazýlarý sadeleþtirdik ve kolaylaþtýrdýk.

    Tarif bizden, hidayet yüce Allah'tandýr... (Yazanlar: Kemal Usta, Þamil Agun, Þerif Onaran. Yardýmcý:

    Metin Beynam. Kontrol: Hacý Ahmet Kayhan.)

    Hacý Ahmet KAYHAN Mayýs 1991

    (Malatya'nýn Pötürge ilçesi Aktarlar Köyü, Âli Ýsmail oðullarýndan Ali oðlu Hacý Ahmet Kayhan.)

  • 7

    [Motif, s. 7]

    Bismillahirrahmanirrahim.

    1. ÝSLAM DÝNÝNDE REFORM OLABÝLÝR MÝ?

    Dinin Mahiyeti

    Din, Allahu Teâlâ tarafýndan vâz olunmuþ bir kanundur. Ýnsanlara saadet yollarýný gösterir, onlarýn saadete eriþmelerine rehberlik eder, yaradýlýþlarýndaki gaye ve hedefi, Allâh'a ne sûretle ibadet yapýlacaðýný bildirir. Ýnsanlarý (kendi arzularýyla dini kabul eden akýl sahiplerini) hayrolan iþlere sevk eder.

    Bu ilâhi kanunu peygamberler vahiy suretiyle Cenabý Hak'tan alarak insanlara teblið etmiþler ve söylemiþlerdir. Binâenaleyh din, peygamberlerin ilâhi vahye dayalý bildirimleri olup onun gerçek koruyucusu, Allahu Teâlâ'dýr. Peygamberler din ve þeriat vâz edemezler. Onlarýn vazifeleri, sadece dini hükümleri teblið etmektir. Onlara din ve þeriat kurucu denilmesi hakikat deðil, mecazdýr.

    Tabii Din Namýyla Ortaya Atýlan Esaslarýn Kýymeti

    Son asýrlarda bazý filozoflar tarafýndan "Tabii din" namýyla birtakým esaslar ve ilkeler ortaya konulmuþtur. Fransýz filozoflarýndan Jan Jak Ruso (Jean Jacques Rousseau, 1712 - 1778), Ernest Renan (1823 - 1892), Jül Simon (1814 - 1896) ve bunlarýn emsali birçok

  • 8

    filozoflar, hýristiyanlýðýn almýþ olduðu hurafeli þeklin düþünen beyinleri tatmin edemeyeceðini görerek, vicdanlarýn din ihtiyacýný, cemiyetin ahenk ve düzenini temin için tabii din namýyla birtakým esaslar vâz etmiþler ve insanlýðýn saadetini temin için böyle bir dinin lüzumuna inanmýþlardýr.

    Ancak bu esaslar, hiçbir zaman hakiki dinin ulvi mahiyetine sahip olamazlar. Onlar nihayet birer felsefi meslekten baþka bir þey deðildir. Esasen insanlar tarafýndan uydurulacak bir din, veyahut vücu- da getirilecek bir felsefe sistemi, hiçbir zaman insanlýðýn hidayet ve saadetini temine kâfi deðildir. Çünkü vahiy ve ilhama dayalý olmayan, kökleri o ulvi kaynaða dayanmayan, oradan fýþkýrmayan bu gibi þey- ler, insanlarýn ruhlarýnýn derinlerine nüfuz edemez, kalplere asla hâkim olamaz. Muhtelif milletler içinde yetiþen en büyük düþünürlerin asýr- lardan beri ilâhi dinlere sarýlmalarý ve onlarý kabul etmeleri, bu dinlerin esas itibariyle ilâhi vahye dayalý olmasýnýn en açýk delillerindendir.

    Binâenaleyh, ahlakýn en saðlam dayanaðý dindir. Din olmadýkça fertlerde yüksek ahlak ve faziletten eser görülemez. Böyle fertlerden teþekkül etmiþ olan bir toplumun intizam ve ahengi de olamaz. Dinin yerini hiçbir þey tutmaz.

    Beþeriyet Ýçin Dinin Lüzumu

    Din, toplumun düzenleyicisi olmasý açýsýndan insanlýk için gerekli bir kurumdur.

    Bu kurum, ne kadar yüksek temellere, ne kadar derin hikmetlere dayanýrsa, lüzumu da o nisbette artar. Alman filozofu Þopenhavr (Schopenhauer, 1788 - 1860)'ýn pek güzel tasvir ettiði üzere, hayat, hýrs ve arzudan ibarettir. Ýnsan da tabiatý bakýmýndan, hýrs ve arzunun esiridir. Böyle olan insanlar arasýnda toplumsal hayatýn teþekkülü, karþýlýklý güven ve sevginin tesis edilebilmesi için, ferdin

  • 9

    ferdî arzularýna, nefsani ihtiraslarýna hâkim olmasý lâzýmdýr. Böyle olmadýkça toplumsal bir hayat yaþayamaz, medeni olamaz. Yaratýlýþ açýsýndan ihtiraslarýna bir sýnýr olmayan insanlar, bu ihtiraslarýný ýlýmlý bir þekle sokacak bir zabýtaya muhtaçtýrlar ki, bu da dindir. Dinî zabýta olmasaydý, insanlar arasýnda ahlaki ve hukuki zabýtalarýn yerleþmesi imkânsýz olurdu.

    Din, fertleri, mukaddes duygu ve alýþkanlýklarla birleþtirerek hem milli vicdaný vücuda getiren bir etken, hem de toplumlarýn yükselmesi ve geliþmesi için zorunlu bir kurumdur. Çünkü hak dini ahlaki fazilettir, adaletin iliðidir.

    Gerçekten, bugünkü felsefeye göre ahlak, hürriyetimizi güzel kullanma ilmidir. Bu telakkiye göre de ahlak ilmi, vazife ilminden ibaret oluyor. Vazife ise hayrýn iþlenmesi demektir ki, bunun oluþmasýna fazilet deriz. Görülüyor ki, fazileti telkin edip onaylamak açýsýndan, ahlak ile din birdir. Din, insanlarý birtakým görevlerle yükümlü tutmak bakýmýndan insan hürriyetinin iyiye k

Search related