Upload
others
View
7
Download
0
Embed Size (px)
DÜŞÜNCE DiZiSi
LUTERCI YAZILAR
Paso/ini, ülkesindeki kültürel değişimleri incelemenin
yanısıra, ônlenemez bir çôküşün belirtilerini önceden görür:
hümanist ve halkçı değerlerin uğradığı krizi; tüketimciliğin
kandırmaca/arını; otuz yılc/ır hükümetin başındaki politik sınıfın
yıkıntılarını; tüketimciliğin sıkıntısını; kendilerini ilerici ilan
eden bazı entelektüellerin mistiklik/erini irdeler.
Der ki" tarihin her zaman ileriye gittiği doğru değildir;
birey ve toplum geriye gidebilir, bu ilerleme de o zaman sahte
bir ilerlemedir. • Paso/ini, elinizdeki bu pedagojik incelemesinde. Genna
riello adını verdiği I kafasında tasarladığı bir Napolili deli
kanlıya seslenir. GünceUiğin öne çıkmış sunularında Paso/ini
ita/yan yaşamının çözümlenmemiş düğümlerini bir pedagog
gayretiyle, bir şairin sezgiciliğiyle çağdaş acıyı duyumsayarak
göğüsler. Babalar ve oğullar arasındaki ilişki, tamamlan
mamışlık, hristiyan demokrat yöneticilerin davası, partiler.
okul, işkence, basın ve TV. seks gibi yaşamın her alanına
yayılan konulara kafa yorar. O sıkıntılı dönemin hiçbir görünü
şü. Pasolini'nin yazılarında tartışmaya açtığı düşünceleri ko
laycılığa götürmemiştir. O hep ikiyüzlülüklerin. uzlaşmaların.
kolay gerçeklerin içyüzünü ortaya dökecek yeterliliğe ahip
olmuştur. Artık onun susan sesiyle ita/yan kültür hayatı
oldukça yoksul düşmüş, renkli bir düşünürü kaybetmiştir.
Yaşantısının son dönemlerinde ·corriere de/la Sera· ve
"Mondo" gazetelerinde yazan Pasolini'nin eserlerini şöyle
sıralayabiliriz: Heyet Çocuk/art, Acı Hayet adlı roman
ları; Yeni Gençlik, Katolik Kiliusinin Bülbülü,
Gramsci'nin Külleri, Kutsal Oyunculuk adlı şiir derle
meleri; Tanımlartn Tanım/art adlı yazınsal eleştirisi; Aziz
Paolo ve Vahıi Baba adlı senaryoları.
BELGE YAYINLARI: 145
Birinci Baskı: Şubat 1991
LETTERE LUTERANE (Torino 1976) I FiLDiŞi KULENiN DIŞINDAN-LUTERCI YAZILARI Kapak: Zehra Şenoğuz ı Dizgi: Ali Fuat Şahin - 418 66 43 Ankara ı Baskı: Yaylacık Matbaası ı BELGE ULUSLARARASI YAYINCILIK Başmusahip Sokak Talas Han 1611302 Cağaloğlu - lstanbul ı Tel: 511 63 20
Pier Paolo Pasolini
FİLDİŞİ KULENİN
DIŞINDAN
ltalyancadan Çeviren:
Filiz Özdem
İÇİNDEKİLER Mutsuz Gençler....................................................... 7
Bolonya, Tüketici ve Komünist Kent........................ 15
Pannella ve Boyuneğmezlik.. ... . .. .. . . .. . .... ... . .. . . . ... ... . . 18
Uyuşturucu: Gerçek Bir ltalyan Trajedisi................... 26
Fildişi Kulenin Dışında.............................................. 33
Bir Polis Bekçisinin Bir Film Materyali
Olarak incelenmesi........................................... 40
ltalya'da Suçluluğu Ortadan Kaldırmak
için iki Alçakgönüllü öneri................................. 49
Okul ve Televizyon Üzerine Önerilerim..................... 56
ltalio Calvino'ya Luterci Bir Mektup.......................... 63
Bir Radikal Parti Kongresi........................................ 70
Mutsuz Gençler
Trajik yunan tiyatrosunu n e n gizemli temaları ndan b i ri de oğul ları n babalar ı n ı n suçunu ödeme yazg ıs ıd ı r .
Çocukları n iyi , m asum, d indar olmaları h iç öneml i değild ir. Eğer babaları suçluysa çocuklar cezaland ı r ı l mal ıd ı r .
-Demokratik b ir koro- bu gerçeğin emanetçi l iğ in i açı klar: Ona çok doğal görü n en bir b iç imde / tan ı tmaks ız ın , ayd ın latmaksız ı n bi ld irir .
Yunan tiyatrosunun bu temas ı n ı kendi adı ma yabancı gele n , "başka yerde" ve "başka bir zamanda'' o lmuş bir şey olarak kabul lendiğimi itiraf etmeliyim. Kes in bir skolastik safl ı k olmaks ız ın , hep saçma bir konu , kimi zaman saf, "antropoloj ik anlamda saf saymış ımdı r.
Ama birgün geld i ki kurtuluş olmaks ız ı n , babalar s ı n ı f ı na kat ı lmayı kabul lenmek zorunda kald ı m . Kurtul uş olmaks ız ın diyorum , çünkü çocuklar yaln ız doğmad ı lar , yaln ı z büyümedi ler ama yetişkin l i k dönem i n e geldi ler v e onları n yazg ısı, on ları erg in leştirirken karşı konu lmaz bir b iç imde o lması gerektiğ i g ib i o lm aya başlar.
Son yı l larda bu çocukları uzun uzad ıya gözlemledim. Sonunda onlar bana her n� kadar yan l ı ş ve acı m asız görünseler de kararı m şu o ldu; bu, baskıdand ı r. An lamak için çok uğraştım , an lamamazl ı ktan geld im , ist isnaları gözönü ne almad ı m , bazı değiş ik l ikler umut ettim, tarihsel olarak düşünmeye çal ıştı m yan i iyi ve kötü öznel yarg ı ları n ı n d ı ş ı nda onları n gerçeğin i an lamaya çal ı şt ım. Ama hiç yararı yoktu. İz len imim bunun
..., .,
nedeninin baskı olduğudur. izlenimler değişemezleı Onlar da tarihseldir. Denenen gerçektir (bizim kendı kendimize gösterebileceğimiz içtenliksizliğe karşın). Sonunda, yani bugün 75'1erden önceki günlerde izlenimim, yineliyorum baskı otduğudur. Ama, belki baskı sözcüğü yanlış bir sözcük (Belki de bu yunan tiyatrosunun dilbilimsel bütününe başlangıçta böyle yanlış geçti.). Bunu belirlemek zorundayım, baskıdan daha çok, aslında izlenimim bir "sevgi bitimi" dir, sevgi bitimi ki nefrete yer vermez ama baskıya evet.
Benim gençlerde kınayacağım genel, uçsuz bucaksız, karanlık şeyler var. Bu şeyleri sözcükler tar nımlamaya yetmiyor: varoluşta, "duyguları denemede" mantıksızca beliriyor .. Şimdi, bundan sonra ben -ideal baba -tarihsel baba- çocukları baskı altına alıyorum; doğal olarak bunun sonucunda herhangi bir biçimde onların cezalandırılması düşüncesi onaylanmış oluyor.
Yaşantımda ilk kez, içten ve kişisel bir mekanizma sayesinde, atinalı koronun "çocukların cezalandırılmasını" çok doğalmış gibi zorlayan o korkunç, soyut yazgıcılığını vicdanımda özgürleştirmeyi başarabiliyorum.
Yalnızca, bir sürü hatırlanmak istenmeyen şey ve derin bir bilgelikle donanmış olan koro, çocukların cezalandırılmasının "babaların suçu" olduğunu ekliyordu.
Öyleyse bir dakika bile duraksamaksızın onaylıyorum: yani kişisel olarak bu suçu kabulleniyorum. Eğer ben çocuklarımı baskı altına alıyorsam (onlara karşı bir sevgi bitimi nedeniyle) o halde onların cezalandırılmasını varsayarsam, minicik bir kuşkum yok ... onların başına gelecek, benim suçumdur. Babalara
8
göre. Babalardan birine göre. Kendini önce faşizmden, sonra kleriko * faşist bir rejimden sorumlu tutan, onun gözboyayıcı, kandırmaca demokratikliğini ve en sonunda erkin yeni biçimini, tüketimlerin erkini, yıkıntıların en sonuncusunu, yıkıntıların yıkıntısını kabuleden bir baba.
Demek ki faşizm, babaların suçu yüzünden, çocukların ödemek zorunda olduğu bedeldir; hem eski, hem de tamamen yeni biçimleriyle-acaba yeni biçimlerin geçmişte eşdeğerli örneklerine rastlamamak mümkün mü?
Suçun bu olduğunu kabullenmek güç benim için. Belki de kişisel ve öznel nedenlerden. Ben, kendi adıma her zaman antifaşist oldum. Hatta Marx'ın gerçekte Manifesto'sunda ermişçesine sözünü ettiği zamanın kapitalizmini, bunun yeni erkini bile asla kabullenmedim. Suçu bununla özdeşleştirmek bana öyle geliyor ki konformistik** ve fazla mantıkçı yani tarihsel olmayan bir tavır.
Çevremde bilgiçlerin skandal" deyişlerini ve her söyleyeceğime yapıştıracakları cevaplarını duyar gibiyim: Çocuklarımızdaki, yenilikten kaynaklanan - dramatik de olsa-öğeleri anlamak istemeyen, onların her ne olursa olsun yaşamın kendisi olduğunu anlamayı bilmeyen tutucudur, gericidir, halk düşmanıdır. Düşünüyorum da pekala benim de yaşama haklarım var, baba olmakla birlikte ben de bir oğulum. Bundan başka yaşam benim için mükemmel bir biçimde açıklanabilir. Örneğin yeni nesilde cesaretin keşfedrlmesi ki, bunu ben de onların tavrında duyumsuyorum. Yaşam herşeyden önce aklın gözüpek denenmesine dayanır;
• Klerikalizm: Dinadamları erki ve bu siyasanın yandaşlığı. •• Konformizm: Yaygın görüşlere uyma.
9
ama e lbette önyarg ı larla deği l , en azı ndan yaşamdan al ı n m ı ş önyarg ı larla ve bu da saf bir 's ı radan insan' felsefes id i r . Gerçekli ğ i n düşma n ı o l m aktansa ha lk düşman ı o lmak daha iyidir.
Çevrem izdeki çocuk lar, özel l i kle daha gen çler , yeni yetmeler hemen h epsi b irer mostral ı k gibi . D ış görü n üşleri teröristi and ı r ıyor, eğer teröriste benzem iyorsa, genel görünüşleriyle iç daraltıcı bir mutsuzluk içindeler. Saç-sakal berbat bir duru mda, karikatür gib i , yüzler solgun , sönü k gözler-sank i barbarca b i r başlang ıç içi n seçi lm iş maskeler, hem de gayet ren ksiz. Ya da acı ma d uygusu vermeyen özen l i b i l inçsiz b ir bütün lüğün maskeleri .
Gettodaki babaları uzaklaşt ı rmak iç in babalara doğru kurulu engel i yükselttikten sonra, bu kez on lar kendi ler ini karş ı gettoda kapatı l m ı ş bu lurlar. Daha iyi durum larda, o getton un dikenl i te l lerine as ı l ı kalm ı ş, cesarets iz -belki de kon uşacak güçleri o lmad ı ğ ı n dan- bakışlarıyla bir şeyler isteyen u mutsuz di lenci ler g ibi bize bakakal ı rlar. Ne daha iy i , ne de daha kötü durumlarda her ifadeden yoksundurlar; etten yapı lm ış b i r anlamsız l ıktırlar. Gözleri n i sürekl i kaçı rır lar, düşünceleri sürekl i başka yerlerdedir, çok sayg ıya ve sayg ıs ızl ığa, çok sab ı ra ve sab ı rs ız l ığa birli kte sah iptirler . On lar 1 O - 20 y ı l qnceki yaş ıtlar ı ndan daha fazla şey öğrendi ler ama yeterince değ i l . Bütün lük bir ah lak sorunu deği ldir art ık , başkald ı r ı onaylan m ıştir. Daha kötü durumlarda on lar gerçek birer can idirler. Bu can i ler kaç tanedir? Asl ı nda bun ları n hepsi cani o labi l ir. Sokakta rastlanılan her gençl ik grubu bir caniler çetesi olabi l ir . Onları n h içbirin in gözlerinde ı ş ı k yok: yüz çizgi leri h içbir kişisel özel l iği yans ı tmayan otomatik takl itler. Basma kal ıpl ı k on ları sadakatsiz k ı lar. Sessizl ikleri
10
ürkek b i r yard ı m çağr ıs ı n ı önceden görebi l i r ya da bir b ı çak yaras ın ı . Artı k edimlerin i n sahibi değ i l lerd i r, kasları n ı n da. Neden ve etki aras ı ndaki uzakl ığ ı n hangisi olduğunu pek iyi bilmezler. Büyük bir skolastik eğit imin ve koşu l ları iy i leşti ri lmiş bir yaşamı n dış görünüşü altı nda, i lkel b ir kabal ığ ı n g eris ine düştü ler. Bir yandan daha iyi konuştukları nda di l leri düşük düzeyde, o rtalam a b i r italyancadı r , d iğer yandan d i l i i yice yozlaşt ı r ı r lar, eski, anlaş ı lmaz d iyalektler kul lan ı rlar, ya da terbiyesiz naralar atarken bi rdenbire susuveri rler . Gülümsemeyi ya da gülmeyi bi lmezler. Pis pis s ı r ı t ı rlar ya da k ık ı rdayıp dururlar. Bunları n aras ı nda seçkin çevre den soylu kiş i ler de vard ı r ve doğ al o larak bun lara benim okurlar ım ın çocukları da dahi ldir . Ama ben im şu okurlar, kendi çocuklar ı n ı n m utlu gen çler o lduğ unu doğru lamayacaklard ı r (bazı aptal gazetec i leri n i nan d ı kları ve yineledikleri g ibi , nazi kampları ndaki görevl i fa-şistler g ibi yasak tan ımaz ve bağ ı msızca davranan). E rkek dünyası nda, sahte bir an layış la kad ı n lara da iş levler yüklendi . Kad ı n lar genelde ve kişisel olarak daha üstünler : asl ı nda onlar gergin l iğ i n , özg ürlüğün , tet ih in gününde yaş ıyorlar (aldatıcı b ir b iç imde olsa da) . Ama gene l çerçevede geri l eyen konum u nda olunca işlevleri bitiyor. Çünkü "hediye edi lmiş" b i r özgür lük elbette genç kad ın ları yüzyı l lard ı r al ış ı lagelmiş uygulamalar karş ıs ı nda üstün k ı lmaz . .
Bir zamanların parmakla gösteri l i r sayıdaki kü ltürl ü gençler inden geriye kalan lara imrenmek gerek çünkü onlar çok cefa çekti ler . Onlar 1 O - 20 y ı l önceki kendi benzeri g ruplardan , çevre lerindeki çoğ un luğun şi mdiye dek yaln ızca o lumsuz hem de acı masızca o l u msuz o luşu n eden iy le, daha şans l ı , i nce lm iş , biçimlenmiş say ı l ı rlar.
11
Demek ki çevremizde gördüğümüz çocuklar "cezalandırılmış" çocuklardır: kendi mutsuzluklarıyla "cezalandırılmış" ve gelecekte kimbilir hangi kırımlardan geçecek çocuklar (bu bizim yokedemediğimiz bir duyumsamamızdır.)
Bu çocuklar bizim yüzümüzden cezalandırıldı, yani biz babaların. Doğru değil mi? Bu, gerçekte, modern okuyucu için yunan tiyatrosunun baskın nedeninden dolayı yanıtlanmamış bir sorudur.
Pekala doğrudur o zaman. Modern okuyucu en sonunda ve trajik bir biçimde Atina'nın antik demokratik korosunun: çocuklar babalarının suçunu ödemelidir, sözünü, mantıksız ve zalim bir körlükle onaylayacak bir deney yaşamıştı. Aslında babaların suçundan kurtulamayan çocuklar mutsuzdurlar. Suçluluğun daha kararlı ve affedilmez bir belirtisi yok; mutsuzluktan başka. Tarihsel, politik, ahlakdışı anlamda çocuklar haklı çıkarılsalardı çok kolay olurdu. Bu olayda babalar yanlışlık yaptılar. Bu çok çirkin, rahatsız edici ve insanlıkdışı. Bu olumsuz soyaçekim bir yanıyla babaları haklı çıkarırken, diğer yanıyla da onları sorumlu kılıyor. Masum çocuk yoktur. Suçlu Thyestes'tir*, ama böylece çocukları da suçludur. Doğrudur ki onlar başkalarının suçu yüzünden cezalandırılmışlar ve bundan kurtulacak yetenekte, güçte olamamışlardır.
• Thyestes: (Azra Erhat!Mitoloji Sözlüğü) Atreus'la Thyestes arasındaki taht kavgası, Tanrılartn Atreus'u tutması nedeniyle Atreus lehine gelişir. Atreus tahta çıkar çıkmaz Thyestes'i kovar. Ama daha sonra Atreus kardeşi Thyestes ile karısı Aerope arasındaki gönül macerasını öğrenince, büsbütün çileden çıkar. Kardeşiyle barışmış görünüp yanına çağırtır. Onun üç çocuğunu doğrar, pişirir ve babalarının önüne koyar. Thyestes farkına varmadan kendi çocuklarını yer. Atreus sonra çocukların kesik kafa· larını ona gösterir. Thyestes lan-etler savurur ve gider. Suç ve
12
Bununla birlikte sorun gerçekte hep babaların "suç" u olarak kaldı.
Ve bu özde sonuç burada önemlidir. Daha da önemlisi hem çocuklarda böyle acımasızca bir durum yaratmak, hem de sonucunda böylesine canavarca bir cezaya neden olmak, denebilir ki çok daha ağır bir suç. Babaların neden olduğu bu suç belki bütün insanlık tarihindeki en ağır suçtur. Ve bu babalar işte bizleriz. Ne kadar inanılmaz gelse de.
Önce de açıkladığım gibi, bu suçu eski ya da yeni faşizmle özdeşleştirme düşüncesinden kendimizi kurtarmalıyız I yani kapitalizmin yaptırımcı gücünden. Bugün böyle gaddarca cezalandırılan bu çocuklar (gelecekte, kesinlikle daha nesnel ve korkunç bir nedenden olacak) antifaşistlerin ve komünistlerin de çocuklarıdır.
Öyleyse faşistler ve antifaşistler, patronlar ve devrimciler, hepsi eşit biçimde suçludurlar. Gerçekten biz hepimiz, bugüne dek bilinçsiz bir ırkçılıkla, özgül bir biçimde babaların ve oğulların sözü geçtiğinde bundan anladığımız hep burjuva sınıfına dahil babalar ve oğullar olmuştur.
Tarih "onların tarihi" dir. Bizce halk ilkel bir tarihe sahipti. Bundan çok basit
bir biçimde eski kültürlerin antropolojisinin öğrettiği biçimde babalar oğullarında ete kemiğe bürünüyor ve yineleniliyordu.
günah dolu bir yaşama dalar. Kızı. Pelopeia ile kızın haberi olmaksızın birleşir ve Aigisthos adlı oğlunu üretir. Kızıyla Aigisthos'u Atreus'un yanına gönderir. Atreus onları benimser, kadınla kim olduğunu bilmeyerek evlenir. Atreus Aigisthos'a Thyestes'i öldürme görevini verir ama o bu düzenin farkına varır ve özbabasını değil amcası Atreus'u öldürür. Bu lanet de böylece sürer gider.
13
Bugünse herşey değişti. Babalardan ve oğullardan sözettiğimiz zaman, babaların sözü geçtiğinde burjuvaları anlıyorsak; oğullar dediğimizde burjuva çocuklarındansa proleter çoc_uklarını vurguluyoruz. Yukarda çizdiğim bu, oğulların karanlık tablosu, burjuvaziyi ve halkı içeriyor.
Şu halde iki tarih birleşti. Bu, insanlık tarihinde ilk kez olan bir şey.
Bu birleşim, tüketim toplumunun işaret ettiği ve istediği biçimde oluştu: yani "gelişimin". Genelde antifaşistlerin, özelde komünistlerin böyle, benzer bir birleşime karşı oldukları söylenemez. Bu birleşimin totaliter bir yapısı vardır. -bu ilkel bir polis bastırıcılığında, önleyiciliğinde olmasa da- ilk kez gerçekten totaliterdir.
Babaların suçu şu halde yalnızca erkin kaba gücü değil, faşizmdir. Fakat o da : önce biz antifaşistler tarafından eski faşizmin bilinçten yola çıkarak rahatlıkla bizim derin içtenliğimizden onunla özgürleşmesi (Sforza'nın Fortini'yi anımsatan tümcesinde dediği gi-bi: faşistleri "bizim ahmak kardeşlerimiz" saydığımız-da); sonra ve herşeyden önemlisi rezilleşen kaba gü-cün ve gerçekierin, yeni faşizmin yoğun kırımlarının kabullenişi ki unutulmamalıdır, insan ne kadar bi-linçsizse o kadar suçludur.
Çünkü eski faşizme suç ortağı olmak, yeni faşizmin de onaylanışı değil midir?
Bu noktada içtenlikle ya da içten olmayan bir biçimde de olsa hepimizin paylaştığı bir düşünce var: dünyadaki en kötü şey yoksulluktur, o halde yoksul sınıfların kültürü, egemen sınıf kültürü tarafından temsil edilmelidir.
Başka biçimde ifade etmek gerekirse biz babaların suçu şundan oluşabilirdi: burjuva tarihinden başka tarih olmadığına ve olamatacağına inanmak.
14
Bolonya, Tüketici ve Komünist Kent
Niçin Bolonya'yı sözel olmayan -ve tamamen bu yüzden öylesine güçlü bir inançla donanmıştır ki hiçbir sözel ifade bunu anlatmaya yetmez- bir söylev örneği gibi ele alıyorum? Çok basit bir biçimde şöyle denebilir: Bolonya italya'nın "tipik" bir kenti değildir. Bolonya eşi bulunmaz bir olaydır. Ama aynı zamanda, olası ve olacağı sanılmayan gelecekteki bir İtalyan kenti için çok yararlı bir model gibi sunar kendini. Bu kentin anomalisi*, son yıllardaki tüketici gelişimin kutsal ilkelerine göre "gelişiminden" kaynaklanmaktadır; bununla birlikte komünist bir kenttir. Demek ki Komünist yöneticiler kentin kapitalist gelişiminin yüklediği sorunları göğüslemek zorunda kaldılar . . . Sen, Napoli'de yaşıyorsun, bütün bu olanlar, doğal olarak sana anlaşılmaz geliyordur. Napoli'de yoksul ve karmaşık tüketici gelişimi, birbirleriyle sıkı dayanışma içindeki yöneticilerin elindedir. Bu, hemen hemen diğer tüm İtalyan kentlerinde böyledir. (Bu yüzden, senin için, bölgesel-taşrasal tüm yöneticiler basit olarak eski bozuk horgörülecek kralvekilleridir. "Kral" başka yerdedir ve orada biçim ve yöntem olarak kökten bir değişime uğramaktadır. Kralvekilleri bunu sezerler ama onların uyuşuk bilinçleri herşeyi bilmezden gelir. Herşey mükemmelmiş gibi davranırlar, oysa bu değişim sürecinde görünüş ve düşünüş olarak yeni erke geçişte geri kalmışlardır. Yani onun yehi üretim biçimlerini uyuşuk kabullenişinde çok iJeri bir durumdadırlar ... )
• Anomali: sapıklık, düzgüsüzlük, doğal olmamazlık.
15
Asıl konumuza gelelim, Bolonya'ya. O sana der ki: "SevgiH Gennariello, hayranlık duymalısın. Ben gelişimin daha da zengin kıldığı çok zengin bir kuzeyli kentim; o kadar zengin ki neredeyse bir transız ya da bir alman kenti görünümünde. Eğer sen buraya göçetmiş olsaydın, bilincin bu olayd;:ın kendini sürekli hayranlığa uğramaktan alamazdı. Ayrıca burada bizler komünistiz, bu yüzden de temiz ve dürüstüz. Senin geldiğin yere göre bu da bir ayrıcalıktır. Sen buraya göçetmiş olsaydın, doğal olarak kendini komünistliğe adamaktan alıkoyamazdın.
Bolonya bana diyor ki: "Kendimi senin otuz yıl önce bıraktığın Bolonya'yla karşılaştınyorum. Bana hayranlık duyduğunu biliyorum ve beni halen İtalya'nın en iyi kenti sayıyorsun, yalnızca Venediğe göre bile daha güzel. Ama bana ilişkin bir şeylerin seni düşkırıklığına uğrattığını ya da böldüğünü biliyorum. O otuz yıl önceki gibi olmayan kent için değil bu acınma, çünkü o dokunulmaz biçimini korurken; seni düşkırtklrğına uğratan, bölen bu gözlem, benim şimdiki halim. Burada gerçekten sana sözettiklerim, senin kişiliğinden ve kültüründen kaynaklanmakta. Doğrusu benim nesnel gerçekliğim senin için söyleyecek söz bulamazdı. Suskunluğumun ilk ve tek önermesi şu olabilirdi: "Ben senin için yabancı ve anlaşılmazım". Senin kişiliğine ve kültürüne ilişkin daha söyleyecek şeyim varsa o da şu· olabilir; komünist partisinin burada edindiği hak edilmiş koruyucu işlevi. Bu yüzden buraya yerleşmeye eğilimlisin, burada çalışmaya ... hiç olmazsa Zamboni sokağındaki doğduğun evde ya da Nosadella sokağında ergenlik dönemlerini geçirdiğin, ilk satırlarını karaladığın yerde oturmaya. Ama seni burada kalmaya yönelten bu olgu -yani benim ayrıksı bir toprak. bir ada oluşum- ayrıcalıksız yerlerde seni mutsuzluğumdan neredeyse paniğe düşürüyor. Bir kent merkezinin ve pratik olarak bütün kırsal kesimden
16
dışlanmış, sanayileşmiş bir bölgenin yabancılığı -bundan böyle tanıdığın hertürlü geçmişten özsel olarak farklı olan bir geleceğe yola çıkışta- doğal olarak seni allak bullak ediyor. Cumartesi akşamları çiftlerin zaferiyle, haydutların varlığıyla Latin Mahallesini anımsatan kalabalığı görmek seni altüst ediyor. Toplantılarıyla, katılımlarıyla, özyönetimleriyle bu yararlı demokratik oyun senin keyfini kaçmyor. Ama ben, benim uluslararası tüketimin gelişimine ilişkin sorunları bölgesel komünist bir cuntaya yükleyişimin seni bütün nedenlerden daha fazla sıkıntılı ve kaygılı kıldığının farkındayım. Diyorsun ki: o, bu sorunları çözümleyeceği yerde kabulleniyor. Ve bunları kabullenirken -pratikte, ki pratik her zaman henüz söylenmemiş bir teoridir- kendine yüklenen alemi de kabulleniyor: yani ikincil ve belirleyici burjuva devriminin evrenini ... " Bu İtalyan kentinin başına gelen -iyi ya da kötü- şeyler burada kabul gördü, özümsendi, uygulandı. -Gelişmiş ve komünist bir kent olmakla birlikte, bu, seçeneğin olmadığı bir kent demek değildir, takat yalnızca doğrudan doğruya kibirliliğin olmadığı bir kenttir. Tarihsel uzlaşmanın olası İtalya'sını kafamda şimdiden biçimlendiriyorum bile: olabileceklerin en olumlusunda, yani gerçekleşen bir komünist yönetimin erkinde, halk tümüyle küçük burjuvalardan oluşurdu, antropolojik olarak işçiler burjuvaziden ayıklanmış olurdu ... "
Senin yaşıtlarından sözedeceğim zaman, Gennariello, bu konunun üstünde daha uzunca duracağım; burada burjuvalaşmanın psikolojisiyle birlikte aynı zamanda hep halk kültürü olarak sayılagelen barbarlık türünden gerileme olgularını ve bunun için kurallar nedeniyle tarihsel olarak yayınlanmamış başkalaştırma olgularını yeniden belirleyeceğiz.
8 Mayıs 1975
17
Pannella ve Boyuneğmezlik
Sevg i l i P anne l la sen şimdi başkald ırm ış .duru mdas ın bense k ırevimde oturmaktayı m . Ben imk ine göre sen avantaj l ı bir durumda say ı l ı rs ı n . Ama ben böylesi bir avantaja ald ı rm az l ı k etsem fazla ahlakçı bir tutum tak ınmış o lurum ve sonuçta i kimiz de ahlakç ı l ı ktan t iks in iriz . Ayr ıca seni ne denl i sevd iğ imi ve kayırd ı ğımı da bi l irs in .
Sana hangi kon udan sözettiğ imi soracak ol ursan; o da son seçimlerde ki kom ünist zaferin , komün ist leri nsorumlu luğ u n u yoğ u n b ir biçimde art ırmaktan başka bir anlam ı o lmad ı ğ ı u l usal pol it ik durumdur (nedenleri n i göreceğ iz) ; hristiyandemokratları n yen i lg is i s ı ras ı n da gerçekte bu seçimlerin bir tek gal ibi vard ı : Fanfan i . İ lerlemen i n katıks ı z bir ge l işme o lmad ığ ı, değer ler in mekan ik ve düzelt i lemez y ık ı l ışı n ı n o lmadığ ı gerçekten uygar bir ükede, hristiyandemokratların kaybı oyların % 1 O'u ·-20'si dolay ında o lmak zorunda kal ı rdı. % ·2·si dolayında değ i l . Kayb ı n oyları n % 2's in i içermesi bir o laydır: Fanfan i ' n in o l ay ı . Bunun iç in o hala böy legüçlü kalabi l iyor ve hristiyan demokrat sol kanat boşluğa gözdağ ı veriyor. B undan başka i ki y ı lda faşistleri n oyunu kes in l i kle kendi tarafları nda toplayacaklar: çünkü solun adamı Fanfan i açıkça antifaşist eğ i l imini sürdürecek. Ve herşey önceki gibi sürecek : hiç deği l se görünüşte , çünkü tersi bir durumda herşey kökten ve kesin bir biçimde değişmiş olacak: "gerçekten katol ik oylar sonuçta hrist iyandemokratlara gidecek". B u doğrudan doğruya Ekonomik Erke karş ın Kato l i k K i li-
18
sesi ' n i n daha gerekl i ve yönetici öze l l ikte o lmad ı ğ ı n ı gösterir. Gerçekten d e köylü dünyas ı n ı n art ık bittiğ i ne hiçkimsen in kuşkusu yoktur . Ve tarı m ı n olası bir eski duruma getiri l işi sonsuza dek ortadan yok olan -bu b ir şans ya da şanss ız l ı k- d inse l değerlerin geri getiri l m es in i sağlamaz . İşte bundan artı k "kato l ik yerine hristiyandemokrat" deyim in i ku l lan ış ı m . Hristiyan demokrasis i mafyavari bir hiç l ik ideoloj i s id ir ve ki l iseyi dayanak noktas ı olarak kaybettikten sonra kötü kokulu balm u m u gibi kendini gerekl i olan b iç im lere göre daha doğrudan bir dayand ı rma yerin e gerçek ekonomik erke göre , yan i yen i ü retim b içim i ne (aşırı n ice l ik ve gereksizl ikçe bel irlenen) ve onun üstü kapal ı hedon ist ik (hazcı ) ideoloj is ine göre ( ki bu da d in in doğrudandoğruya karşıtıd ır) kal ıba sokabi l i r.
Eski Kato l iklerin eski kin izmleriyle (umursamazcı l ı k), hristiyandemokrat yönetici ler b i ld iğ inden şaşmaz ve cahilce bir tutumla yeni kapital ist (sağ ı n i l k büyük gerçek devrimi ) ki n izmi kabu l len iyor ve özümsüyorlar: ve bu on ları eksiksizce yeni ve modern k ı l ıyor, hem de herkesten daha yeni ve modern .
B u kapital ist devrim , antropo loj ik bakış açı s ı ndan -yan i bu yen i "kültürün" teme l lendiri lmesine i l işkininsan lardan geçmişle bağ ları n ı kopartm ışl ı k ister ( koruyucu luk ve ahlakç ı i ı k ) : Bu i nsan lar ı n -yaşam , davran ış ve değer n ite l iğ i bakış aç ıs ı ndan- bir d üşünemez l i k durumu nda o lmalar ı n ı ve o n l ara ayr ıca l ı k tan ı m aya izin veren tek o lası v!ırl ı k davranışı o larak, on u n hedon ist ik gerekl iliğ i nden doğan tüketim ve ooyum u tan ımaları n ı ister.
insan ı n bir kuklaya ind irg en mes in in neden ler inden bir i de doğal olarak kurnaz ve skandalcı karşı t l ık-
19
lar aracı l ığ ı yla yaptı kları tarihtir. Çoğ u kez egemen erk kendi tanrı sal l ığ ı n ı n özsel kaybı (d iye l im ki; iy i ya da kötü geleneksel o larak sahip olduğu) nedeniy le s ık ıcı ve gü lünç o lu r. İşte bu yüzden bu alçalt ıc ı i ndirgeme, y ine l iyorum ege m e n erki kand ı rmaca, d e m o kratlaştırmaca ve hem de gelişim anlamı nda i leri duru mda o lma zorun l u luğuna sokar. Tam ı tam ına ş iş iri l m iş bir i lerlemenin , bir kand ırmacan ı n, bir demokratlaşt ı rman ı n pazarlığ ı n ı n ed i ld iğ ini zaten b in lerce kez y ine le d im . Ad lar ; şey ler değ i l . Bu ha la ad lar ı kon m a m ı ş şeyler demektir.
H�istiyandemokrat yetki l i ler bu kandırm acay ı , bu demokrati kleştirmey i , süregelen ve buna canavarca ve y ık ıc ı bir ge l i şmen in "eş l i k ettiğ i ", bu i ler lemeyi doğrusu çok iy i beceriyorlar.
işçi ler in yaşama b iç imleri n in nesne l iy i leştirmesi için on ları n yan ı nda o lan komün istler de -bu kand ı rmacan ı n , demokratlaştı rman ı n , i lerlemen in ş iş ir i lmesine inanmal ı d ırl ar- ya da gerçekten i nan ı ncaya dek nedensiz bir i y imserl i kle inan ıyormuş g ib i görün mel idirler. Bunun için o n lar ın sorumlu luğ u n u n çok yoğ u n bir biçimde arttığ ı n ı söylemiştim. İ l k kez İtalyan Kom ün ist Partis i i ç in yaptıkları duyuru, onda büyük zaferi bel irlerken, pratik ve ekonomi herşeyden ö n ce ge l ir ("Komün istler, gel işme için gereken düzen ve mant ı kl ı l ı k iç in bize yard ı mcı olun" ) , ama bir yandan da bu , nas ı l demel i, antropoloj i k olarak zaten b i l inçsizce b ir duyurudur ( "Komünistler, bize n asıl i nsan lar o lduğumuzu anlamamızda yard ı mcı o lun") . Bu, i kinc i d uyuru , komünistleri insanlar ı özsel o larak ne o lduk lar ı n ı , çözümlemen in d iplo mati k o lmayan açı kl ı{Jıy la, e leştirel olarak incelemeye zorl ayamayacağ ı değildir: onlar ı n olma biçimi yen i üret im biçim in in dayandığ ı o " i lk ger-
20
çek büyük sağ devrim" tarafından ne ölçüde belirlenmiştir?
Bu yeni üretim biçimine nasıl karşı koymalı? Bu üçte birci endüstrinin ve gereksiz iyiliklerinin karşılaştırmasında nasıl bir tavır takınmalı?
Fakat olan olmuşken, olan neyse kalır: hem de dönüşü olmayan bir biçimde. Kendisiyle hesaplaşmak için şu ya da bu biçimde gerçeklik denen şeye "alışmak" gerekiyor. Bu gerçeğin kolayca ortaya çıkan yolyordamları var, çünkü onların kaba gücü, herkese yayılabilir ölü bir canlılıktan öte hiçbirşey değildir: eski değerlerin kaybı (her ne olursa olsun onları yargılamak isterler); bütünsel ve bütünleştiren bir burjuvalaştırma: gösterişli ve tumturaklı sıkıcılıkta bir demokratik alibi* aracılığıyla tüketimin onaylanışının düzeltimi; anımsanan en aşağılanmış ve sapıtmış konformizmin gösterişli ve sıkıcı bir gereklilik hoşgörüsünün alibi aracılığıyla düzeltimi.
Şimdi, sevgili Pannella, bizim gibi bir on yıldır bilincine varılan sivil zorunlulukların "tepkisiz" itkisi altında hareket etmeye devam eden içten bir demokratik istek ve gerçek bir hoşgörü adına savaşım veren insanlar var. On yıl önce "boyun eğme" ile "boyun eğmeme" sözcüklerinin anlamları derin bir biçimde ayrıydı. "Boyun eğme" sözcüğü hala karşı- reform, kleraklizm, küçükburjuva ahlakçılığı, faşizm dönemlerinde olan o tüyler ürpertici duyguya işaret ederken; "boyuneğmeme" hala tüm bunların hepsine karşı koymaya iten o olağanüstü duyguya işaret ediyordu.
• Alibi: başka yerde bulunuş.
21
Bütü n bunlar, ancak, bizim tarihsel ded iğ im iz her tür lü mant ı ksal l ığa karşı olarak, "boyuneğmeyenleri n " karşı koymas ıyla değ i l , "boyuneğenlerin" yen i bir i steği tarafı ndan ortadan kaldır ı lmış oldu ( i lk büyük gerçek sağ devri m üstünde ı srar ediyorum) .
Karşı reform , klerikal izm, küçü k burjuva ahlakç ı l ı ğ ı , faşizm herkesten önce yen i erke rahats ız l ık veren , "kal ı nt ı lar" d ı r . Bunlar m ıd ır biz im karş ıs ı nda savaşı m verdiğ im iz "kal ı n tı lar"? B u kal ı nt ı ları n kural lar ına göre m i "boyuneğmiyoruz"?
Dikkat et; "ilk büyük gerçek sağ devr im'" in en katı özel l iğ i yok edic i l iğe dayanır : i l k yapılmas ı gereken iş kendi yayıl ı m ı n ı n a e nge l o lan "ahlaki" bir d ü n yanın alan ı n ı temiz lemekt ir.
Örneğin italya'daki suç l u l uk ora n ı nı i nceleye l i m . Bu toplu m dışı bir çözümleme deği ldir . Gün lük habere hapsedi lecek, taraf tutan bir dünya da deği l sözü edilen. itaiya'da suç oranı İtalyan yaşam ı n ı n yeni koşu llerı ndan kaynaklanan, korku uyandıran ve önde ge len bir o lay ıd ı r . Yal n ı zca tam an lam ı y la suç lu lar ke nd i baş larına b ir "y ı ğ ı n " o l uştu rmaz; fakat daha da öneml is i . tout courr İ talyan gençl iğ i ( küçük e l i t çevre lerin ve İtalyan Komü n ist Part isine yaz ı lan lar hariç) artık suça eğ i l im l i l erden o luşmaktad ır . Demek ki kaybol an bir " kü l tü rün" değerleri n i n ard ı ndan bu n ları n yeri ne "yen i b i r kü ltüre ait" değerleri koyamayan dünyanın genc i (biz im kend imizce biç imlendirmemize göre ) ya "tüketim kü ltürünün" değerlerin i çal ı m ve şiddetle kabu l len iyorlar (b iz im yads ıd ı ğ ı m ız) ya da bir yandan sözde bir devrimci l iğ i n değerleri n i kabu l len iyorlar.
* Tout court: (frans.) kısaca.
22
Sözün l(ı sas ı , bütün bu g en çler iç in "boyun eğmez" in "modeli" ya da simgesi geçerl id ir. On ları n aras ı nda kend in i "boyuneğen" o larak n i te leyen k imse yoktu r . Asl ı nda, semantik* o l arak, birbirleriyle yer değ iştirirken sözcükler an l am kaymasına uğradı lar; yeni üret im biç im in in "y ı k ıc ı " ideolojis ince onaylad ığ ı ö lçüde kend in i "boyuneğmez" sanan (öyle de göründüğü gib i ) gerçekte "boyuneğendir"; adı geçen y ık ıc ı ideoloj iye aykırı düşen, ondan fc=ı.rkl ı düşünen ve yen i kapital i zmin yıkmak istediğ i değerlere i nanan "boyuneğendir" ama as l ı nda "boyuneğmeyendir" .
68 gençliği zaten ş imdik i bütün suçlara etki eden "boyun eğmez" (Sayg ıs ı z, alayc ı , ac ımaz, küçümseyen "vücudun yap ıbi l imsel" ideoloj is i n i ipe sapa gelmez bir biçime sokan) b ir model o l uşturdu , k i bu kit le, demin de sözünü ettiğ im gibi her zaman iç in bir suçl u lar g iz i lgüç leri n i barı nd ıran bir kit ledir ve daha yeni yeni değeri n i yitirmeye başlamışt ır .
Artık eski "boyuneğmeden" ibaret olan "yı k ım· bu sahte "boyuneğmeme" model i nin bel irleyici ve bash.:1 s imgesidir.
işte bu yüzden sana yaz ıyorum , sen kul land ı ğ ı n d i l üzerinde anlambi l imsel o larak yoğun laşmal ı , b i lg iler ed inmel i , yaşadı k ları n ı göre göre derin leştirmel is in . Art ı k "boyuneğmez l iğ in i " "boyu neğ me" olarak adland ı rmal ı s ı n . Ya da daha iy is i ·eğer istersen "yeni boyuneğ meyi" ve böylesi b i r "ye n i boyuneğmeyi" kendine model olarak sunmal ı s ı n . Buna zorun lusun . . . . . Zorun lu musun? Özür dilerim , sen bu zoru n lu luğu ya da zorun lu o lmamayı duygusal ve dayan ışmasal bir duygu o larak e le al . . . Ve ben kend imi daha iyi anlatab i lmek iç in iki güncel '" örnek" üzeri ne eği leceğ im.
• Semantik: anlambilim.
23
Bu son haftalarda ltalyan "suça eği l iml i y ı ğ ı n ları" iki "durum"u - bi l inçs izce ve kabaca kul land ığ ı g ibi -yaşad ı .
B irincis i astsubaylar ın yaşama koşul lar ı n ı protesto eden çavuş Sotg iu 'nun "boyuneğmeme" durumudur. İkincisi ise, kendisine tesl im edi len, güvendiği b ir tutukl unun firarı üzer ine in tihar eden pol is Aizzo'n un "boyuneğme" durum udur.
Birinci durum çoğu n luğu keyiflendirerek büyük b ir üne kavuşmuş: ordu dahi l herkes tarafı ndan "tan ı n m ış", " onaylanmış" , "beğeni lmiş" tir. Şimdi bu b i r "boyuneğ meme" durumu m udur? Çavuş Sotg i u h iç de gereksinmesi o lmad ığ ı halde, burada kendis in in bana çok canayakın göründüğünü ve destekled iğ imi açı k l ı yorum. Ama karşı o ld uğu m bir şey var : o, protestosunu san ıyorum "havacı çavuşlar ın" , çavuşları n ve her türdeki rütbel i askerlerin de "herkes gibi i nsan oldukları " yarg ıs ına dayandırı yordu: ama burada bir i lkeyi bel irlemek gerekiyor. Sözü geçen "herkes" acaba g erçekten " insanca yarat ık lar" mıd ır? Hareket hal indeki antropolojik değ iş im rast lant ı sal o larak bir "a l t insan" oluşturmuş olamaz m ı?
Kuşkusuz pol is R izzo 'nun bekçi l iğ i Sotg iu 'nun kinden daha " insanc ı l" d ı r . Fakat onun soru m lu l u k duyg usu , " i nsan g ib i insan olarak" başkalar ına g üven i , sonuçta, o n u n "boyuneğmesi" herhangi b i r o nayla karş ı lanmad ı : örnek bir değer olarak, ya da daha doğrusu bir değer in "evrensel b iç imi" o larak sayı lmad ı ."Boyu n eğ me"n i n düşüncesin in bi le halk tarafı ndan hoş karş ı lanmayacağ ı yeterince belirg in bence. Ama erkin istediğ i herşeye karş ı ç ıkan b i ri varsa o d a gerçekte pol is Rizzo'dur. O herkes adı na bu g erçeğe
24
karş ı koymu ş böylece de bu gerçekl ik sertçe y ı kı lm ı şt ı r. Çünkü y inel iyorum; "yı k ı m " yeni erkin bask ın simgesidir.
Sonuçta bugünün İtalya's ı , 1945'1eri n italya's ı g ibi doğrudan doğruya y ık ı lm ıştır. Hatta bu y ık ım· çok daha güçlüdür, çünkü bu içler acıs ı olsa da; binaları n , an ı tları n mo lozları deği ld ir art ı k sö�ü edi len ; "değerleri n molozlar ı ": hem de i nsanc ı l "değerleri n " daha da önem l isi halkçı değerlerin molozları ortas ı nd a bulu n uyoruz.
1 945'tekiler g ibi, İ talyan erkin in bug ünkü zatları , yal n ızca oluşturdukları yıkı m için değil, herşeyden öte ereklerin in bayağı l ığ ı alçaklığı ve aptalca bil inçsiz l i kleri neden iyle yen i bir Loreto Meydan' ı na lay ık o labi l irlerd i . Tabii ki - şans eseri ve büyük bir şanssız l ı kla -bu o lmayacak: herşeyden öte bugü n bu, Loreto Meydan ından doğan D iren iş ve onun ardından gelen "yen iden yapılanma" istemin in benzeri g ibi; varo lmak ve yaşamak sayg ın l ığ ı , "gelecekteki ve daha iyi yasalara" bir "boyun eğme" dir . Benzeri bir "boyuneğme" n in ve ben zeri bir "yen iden yapı lanma istemi "n in o lanaKl ı l ığı n ı n temel in i atmak İtalyan Komün ist Parti 's in in gerçek yeni büyük tarihsel görevidir. Bu ayn ı zamanda senin de; radikallerin de, her tek tek ayd ı n ı n , her tek baş ına ve barışçı i nsan ı n da görevidir.
18 Temm uz 1975 Corriere della Serra
25
Uyuşturucu: Gerçek Bir İtalyan Trajedisi
U yuşturucu ku l l an mayan ı n gözü nde , ku l lanan "farkl ı " b iridir .
Bu "farkl ı " lar gerek her zaman s ı rtlar ında hissett ikleri ı rkçı k in aracı l ığ ı y la, gerek varo labi lecek anlay ış ya da acı ma aracı l ı ğ ıy la insan l ı k tarafı ndan d ışlanage l mişlerdir. "Farkl ı " olan la kuru lan i l işkide hoşgörü ya da hoşgörüsüzlük .
Yalnız şu var ki fark l ı ların farkl ı l ığ ı nın b ir açı klamas ı n ı bu lamadıkları iç in bunlara göre onlar yaln ızca nefret edi lmeyi hakederler. Oysa o laya hoşgörü lü yaklaşan lar az ya da çok bir içten l ikle kendi leri ne s ı k s ı k bu "farkl ı l ı ğ ı n" neden ler in i sorarlar.
Ben i m ve okurlar ım ı n "hoşgören ler" tarafından ol duğumuz konusunda san ır ım kuşku yok. Böylece hemen şu soru ortaya ç ık ı yor: "Bu fark l ı ları n" uyuşturucu kul lanmalar ının neden leri ne lerd ir?"
Tek tek bireylere i l işkin olarak o layı ele ald ığım ızda kuşkusuz ortaya psiko loji k bir neden çıkıyor. Tek tek u yuşturucu bağım l ı ların ı ele al ı p i ncelediğ imde -hiç bir ahlakç ı l ı k, duygusal l ı k, yard ı m etme istemi o l maks ız ın - hemen önüme sorgu lanacak somut bir yaşam seri l ir : çocukluğu , akrabaları, yanl ı şları , vs . s iy le. Her ayd ı n ı n az da o lsa sahip o lduğu ruh çözümleyici b i lg i o n u n herhangi bir tan ı koyması iç in yeterl id ir : koyu lan tan ı her zaman iç in ayn ı d ır: ö lüm istem i . Bu kişisel "son" - çoğu zaman bi l i nçsiz de o lsa - ortaya,
26
geçmişe i l işkin , bütün çözümlenmiş bireysel l i k üstüne , onu böyle derin lemesine tutarl ı ve kendi içinde b i r bütün lük o lan bir ış ık tutar. "Farkl ı l ı ğ ı n"her zaman iç ine g iri lemAz, erişi lemez bir kapal ı l ı ğ ı vard ır.
Tek tek bağ ı m l ı larla bir i l işki kuru lamad ığ ı durumlarda, bir bağlantıs ızl ı k varsa, bu insanca durumun somut luk oranı tarihsel olarak sorg ulanamaz ; tersi b ir durumda ise uyuşturucu olgusu konuşulabi l ir , ak ı lc ı , tarihsel leştiri lm iş kı l ı n ı r.
U yuşturucu olg usuna i l işkin, gerçekten yetersiz deneyimlerim aracı l ı ğ ıy la kişisel o larak edindiğ im izlenim şu uyuşturucu, her zaman bir şeylerin boşluğunu dolduran bir durumda olmuştur. Daha açı k b i r b içimde söylendiğ inde ; kültürel o larak bazı açı kları n yerin i doldurmuştur. Böyle d i le getiri ld iğ i nde tabi i as l ı nda o lay çok s ı n ı r lanm ış, basit leşm iş ve gene l lenmiş o l uyor. Ama ancak baz ı şeyler yakı ndan i nce lendiğ i nde ortaya güçlükler çı kar. Ortalama bir çizgide, çoğun luğa bakacak o lursak, uyuşturucun u n bir kü ltür boşluğundan ortaya ç ı kan ö lüm istemin in yer ini do ldurduğu görülür. Kü ltürü sevmek iç i n güç lü bir yaşama sevinci gerekir. Ayrınt ıc ı ya da daha doğrusu sınıfland ır ıcı anlamda kü ltür bir -iy i b i lme- soru nudur: iyi b i lme isteği de dört e l le sarı lma ve ç ı lg ı nca bir enerj i gereksinmes inden başka hiçbir şey değ i ld ir . Az ıc ık da olsa bu enerj iden nas ib in i al mayan herşeyden e l in i eteğ i n i çeker. Ve bundan sonra genelde ruhsal çöküntü ve duyarlık neden iy le , ö lüm i stemin i açı kça önüne geti ren o kültürel boşlukla yazg ı lanan çevresinde seçkin , özel bir kültür bel iren b i r b irey ortaya çı kar: b u boşluğun yeri n i de uyuşturucu doldurur. Uyuşturucu o lgusu nda, akı lc ı b i lg i deney im aracı l ı ğ ı yla e lde edi l d iğ inde, sözde yan ı lt ıcı görünebi l i r ama herhangi bir biçimde ona benzeşiktir.
27
Daha yüksek bir düzeyde de buna benzer durumlar elde ed i lebi l i r : yazarlardan ve artistlerden de uyuşturucu kul lananlar vard ı r. Bunu neden yaparlar? San ıyoru m on lar da bir boşluğu doldurmak için: ama bu kez sözü geçen basit anlam ı yla bir kültürel boşluk değil i yiden iyiye bir gereksinme ve imgelem boşluğudur . Bu durum larda uyuşturucu u mutsuz luk yerine yürekl i l iği, a l ışkan l ı k yerine n i tel iği getirir. Bu bir yarg ı değil , yaln ızca bir şey söylüyorum . Büyük sanatçı ları n u mutsuz özenticiler noktas ı na geldiği zamanlar o l muştur.
Okur, buraya dek, bundan o n , yirmi y ı l önce ku l lan abi l i r o lduğum ter imlerle uyuşturucu o lgusu nu d ile getirdiğim in fark ına varmı şt ır ; yüz y ı l oluyor dememek içi n .
Yani sözünü ettiğim b u bi reyler, kendi hakl ı neden leriyle, bir kü ltürün geçerli değerlerin i n büyük ve avutucu yararl ı l ığı ndan ve somut ve bireysel durumda ortaya ç ı kan o nesnel o luşun kand ı rmacalarından vazgeçerek, kendi y it im lerin i seçti ler ve kend i leri n i kafa tütsülemeye verdi ler . Sözünü ettiğim seçkin özel bir kültürdür; s ın ı fsald ı r.
"Kültür" sözcüğü salt özel , seçkin, s ın ıfsal kültürü bel irtmez: ayrıca ve öncel ikle (etnografları n , antropologlar ı n , en iyi sosyol og ları n bi l imsel kul lan ı m ları na göre) b i r ü lkenin kendi bütün lüğün de bilmesi ve o lma biçimi , yan i b i r ha lk ı n tari hsel n iteliği çoğu zaman yaz ı ya geçi ri lmemiş ve çoğu zaman bi l inçsizce olan sonsuz kurallar dizisiyle, onun gerçeklik görüşün ü bel irler ve davrantşlar ın ı düzenler.
Uyuşturucuya yer o lmayan tarihsel dönemler devard ı r: daha doğrusu kend i ölümlerini öne almayı ve
28
kültürün yer in i uyuşturucuya b ı rak ış ı n ı h ı z land ı rmayı seçen bu tek tek bireylerin "içsel" kü ltürel boş luğun u herkes duyumsamaz. Bu dönemlerden bir i d e yak ın geçmiş im izd i r; düşündükçe bu dönem leri n aş ı l m ı ş o lması i nsanı sevindiriyor. Sözü edilen kleriko - faşist bir baskı dönemidir. (faşizm in 20, Hristiyan demokratları n 30 y ı l ı ) . Bu dönemde ( İ talya'dan sözed iyorum : ben , italyancacı ve d iyalekto log* o larak h ala kendi yüzkızartı cı utancımday ım) - yani pratik olarak h iç bir devrim in yap ı lmad ığı bu ü l kede - egemen sın ı f ı n yapıs ı ol igarşikti (Vatikan, kuzey in büyük sanayi leri ve bazı d iğerleri) - ve o rta tabaka ekonomik düzey olarak biraz kalkı nm ış büyük köle kitlelerinden başka bi rşey değild i , ne d iyordum? bu dönemde gerçekten köyl ü v e i lkel sanayici İtalyan halkı n ın iç inde - değerlerin ve model lerin çok katı , "geleneğin " çok özel o lduğu bi r kü l tür- daha doğ rusu bir bölgeci kültü rler bir l iğ i -süreg idiyordu.
Baştaki kleriko - faşist güçler taraf ı ndan bu halkı "baskı alt ı nda tutmak" , bu h alk geleneğ in in gerçek değerlerin i resmiyete dökmeye (ve dolay ıs ıyla budalaca bi r yabancı laştı rmaya) ve pol is gücüyle kabu l etti rmeye dayan ı yo rdu .
Böyle b i r tar ih sel d u ru mda uyuştu rucu o lgusu ancak ve ancak b i r burjuva olgusundan başka bir şey olamazd ı , yani uyuşturucu özel , seçkin, s ı n ı fsal bir kü ltürün boşluklar ın ı doldurabil i rd i . Onun "kültürü" ne tart ı şı l ı r bir durumda, ne de krizdeydi : bin lerce yıld ı r dememek için (her h al k geleneğ i uluslararas ı gerçekl iktedir) , yüzyı l lard ı r ne durumdaysa h ala öyleydi .
• Diyalektolog: diyalektleri inceleyen bilimci.
29
Bug ün bi le N avona Alan ı ndan geçerken s ık ı nt ı l ı v e be l l i be l i rsiz düşmanca sal lanarak geçen bi r uyuşturucu bağ ı m l ı s ı gördüğ ümde onda mutsuz luk ve küçük burjuval ı ğ ı n art ıklar ı n ı ve bir kitap okuyabi lecekken onu haşhaş kul lanmaya iten o uğursuz, g izeml i çember i duyumsu yoru m . N avo na Alan ı ndaki bu karş ı laşma pek de t ip ik deği ld ir . C inquecento ya da Quarticcio lo Alan ı ndaki bir barda uyuşturucu kul lananlar ı görmek daha tipiktir .
B ütü n bunlarla ne demek isted iğ ime ge l i nce : uyuşturucu olgusu bu ndan 1 O - 20 y ı l öncesine oranla çok kökten bir değiş ime uğrad ı . Bütün toplumsal katman ları içeren bir olg uya dönüştü (her ne kadar "model" olarak küçük burjuva bi r yap ıyı korursa da, belki de öz olarak bir "karş ı çı k ıştan " kaynaklanmakta).
Yaşadığ ı m ız şu dönemde, u yu şturucu n u n altyap ı s ı n ı haz ı r layan, "boş luk" çok büyük boyutlara ulaşm ı şt ı r . N ede n ? Ç ü n kü i talya'da, antropoloji k, "bütünsel" anlam ı nda kültür y ı kılnıışt ır , ya da y ıkı lma yolunu tutmuştur. Bu yüzden onun değerleri ve geleneksel model ler i , kimse taraf ından ya sayı lmamakta ya da yeni yeni say·ı ımamaya yüz tutmaktadır . Örneğin "Tanrı '' ve "ai le" değerleri , k i bu değerler rah ipler ya da atılakçı lar taraf ı ndan kullan ı ld ı ğ ı nda budalaca ve yabancı laşt ı rılmış bir kimliktedirler, ama tout court halkçı bir yaşamsallı k kazandıkları nda tümüyle değerlerdir - belki de biz im ad ı na tari h dediğ i miz o düzey in alt ı nda kald ı kları ndan bugün artı k sayı lm ıyorlar: h iç bir genç art ık bug ün bun ları n ad ı n ı anmaz. Bütünsel bir kültürün "bağımsız" prestijin i n tüm değerlerin i n çöküşü sonunda bi r tü r "an tropo loj ik "değ iş im" üretmesi ve "topluca" bir krize neden o lması kaç ı n ı lmazdı . Art ı k bütün toplumsal katman lar tepetaklak o lm uştur ve değer yitim i herkes içi n g eç�rl idir, ama bundan en çok
30
zarar görenle r de yoksul katm anların g ençlerid i r; çünkü doğrusu onlar, egemen s ını f ların gençlerine göre daha kesin ve somut bir "kültürün" içindedirler.
20 temmuz 75 tarih l i "Unita'da gördüğüme göre uyuşturucu olgusunu abart ıs ız ve suçlay ıc ı bir kuşku taban ında çok klas ik bir ş e ma o lan "top l u m" la s ını rland ı rma eği l im i var. Asl ında uyuşturucu olgusu, olgu iç inde bir o lgudur: öneml i o lan da daha vasat olan bu ikinci olgudur: hatta gerçek bir büyük tarihsel trajedidir . Yeni kü ltü rde yerlerini bulamayan değerler ve bütünsel bir kültü rün değer yit im inin sözkonusu olduğu düşüncemde d i retiy9rum .
Yer i do lduru lamayan y i tm i ş değer ler o lgusu , ü l ke mizdeki tüm gençleri i lg i lendi ri r (daha yeni bel i rtmenin yeri geld i : ş imdi l ik buna en kolay olas ı seçimle İ talyan Ko müni st Part is ine yaz ı l an gençler dah i l deği ldir) . İtalyan gençleri belki de asla sağalamaz bir toplumsal yarayı o luşturuyorlar: ya mutsuzlar, ya suçlu (suça eği l iml i ya da), ya ekstremist* ya da kontormistt i rler: ve hepsi de bu güne dek tanıyamad ığ ım ız bir ölçüdeler. Böylece , uyuşturucu bağıml ısı gençlerin bir boşluğu , bir yitim i yaşamalarının, kendilerini er iş i lmez bir konuma get irmelerinin, yani kendi adlar ına art ı k h içbir şeyi kabul etmemelerinin (yeter ki alt kültürel konulardan sözedilmesin) geri dönülmez bel i rlenmesinin sözde öncülüğünü yap ıyorlar; bu yüzden genç uyuşturucu bağı m l ı larına karş ı sevecen değil im. Hatta onlara karşı tepeden inmeci ve güçlü bir antipati besl iyorum. Bir yandan onların alt - kü ltürel bir hareketi yerine getir irken abarttı kları gözdağı veren çal ı m ları , bir yandan da kaçış ın, vazgeçiş in, yararlanmayış ın kabul lenil işine duyduğum kişisel hoşgörüsüzlük var.
• Ekstremist: aşırı, uç noktalardaki.
31
Bu yüzden ne zaman Pannel la hafi f u yuşturucun u n cezaland ı rı lmaması için "boyun eğmek" davran ı ş ı n ı yeri ne getirmedi , hemen akl ıma yerine getird iği benzer bir boyu n eğmeme iç in en az ı ndan on farkl ı neden geldi: doğal olarak Pannella' n ı n daha sol unda kalm ış old u m . 'E rgeç bu nedenleri söyleyeceğ:,,. Ama bu arada, gene de uyuşturucu nedeniyle cezalan d ı rı lmamak iç in veri len savaş ı m ı n (bana ağı r gelen de bu) ; gerçek hoşgörü iç in savaş ım ın ortada ve u çta o lmayan bir tav ı r o ld uğu n u anlad ığı m ı söylemeliy im. Neden?
Ben im ayd ı n meslektaşları m, herhangi bir biçimde, İtalya'n ı n iy iye doğru g ittiğine inand ı kların ı bel l i ediyorlar. Asl ı nda İtalya tiksi nti verici b ir yerdir : birkaç g ü n yaşad ığ ı n ız yerden uzaklaş ıp , geri dönmeniz bun u an lamak iç in yeterl idir . Barselona'dan (o kent ancak i nsan ı n s ı kı nt ıdan nefes in i keser: geçmiş boğucudur) dönerken italyanlar ın nası l solucan lar g ibi bir u çuru mda debelendikleri n in ayrı m ı na vard ı m. Özell i kle gençleri n i talya's ı ndan sözed iyoru m. Öy leyse eğer bi l inçsizce ayrı m ı na varan biri leri varsa ve belki de alt - kültürel abartı lar aracıl ığıy la ölmeyi seçiyorlarsa, bir toplum nas ı l kendi lerine böyle trajik ve çel iş i k bir olayı sunan kişi leri yapacaklarından alikoyabi l i r?
24 Temmuz' 75
Corriere della Serra
32
Fildişi Kulenin Dışında
Eğer varoluşcu bir duru mdan "gazeteci b ir tav ı rla" yola ç ı kt ıysam, okur be n i bağı şlas ı n . Ama farkl ı s ı n ı yapmak benim iç in güç olurdu .
Sabah la öğleden son.-ak i çal ı şm a saatle ri m i n arası ndaki zamanda, Ostia'da bir evdeyim . Çevremde görültü patı rtıyla ya da tersine bi r sessiz l ikte denize g iren lerin kalabal ığ ı var. Kudurmuşças ına denizdeler.
Bana ge l i nce - kend i m i bask ı laboratuvarı n ı n sağl ı ks ız karan l ığı ndan arı tmakla uğraş ıyorum -- e l imde Espresso. Sanki bir kitapm ış g ibi hemen hemen hepsin i okudum.
Kalabal ığa bakıp kendime soruyoru m : "cahi l leşme sanat ı nda çokça tüketi lm iş hal k için s ı kça söz ü n ü ettiği m bu antopol ij i k 'devr im nerde? V e kend im i yan ıt l ıyoru m : " işte orada" . Asl ı n da çevremdeki kalabal ı k, on yıl öncen in halk ı değ i l , o lmak istediği ve o l mayı bildiği g ibi en aşağı l ı k burjuva kalabal ığı .
On y ı l önce bu kalabal ığı severdim; bugünse bana usanç veriyor. Özel l ikle gençler, ben i t iks ind ir iyor: yeni top lumun on l ara sunduğu h e r şeye kar ın lar ı n ı n tok olduğuna i n anan bu budala ve kend i n i beğenm iş gençler: kendi leri n i n bir de neredeyse sayg ı ya değer örnekler oldukları n ı san ı rlar.
Ve ben burada, yaln ız , korunmasız , bu kalabal ı ğ ı n ortas ı na atı l m ı ş onun , b i r laboratuvardayı m ı şças ına önüme bütün "n ite l iklerin i " seren yaşamı na dönüşü o l rııayan b i r biç imde karı şmış duru mdayı m . H içbir şey heni ayı rm ıyor ve h içbir şey ben i korumuyor. Ben bun-
33
dan önceki dönemde, çok uzun y ı l lar önce bu varoluşçu durumun ayn ıs ı n ı seçtim ve ş imdi kendim i b i r devimsizl i k iç inde buluyoru m : çün l<ü acı lar sonuçsuz ve seçeneksizd irler. Diğer yandan f iz iksel olarak nerede yaşamal ı ?
Dediğim gib i e l imde gazete m ; o n u incel iyorum ve onda yapay bir şeyler o lduğu izlen im ine varı yo rum. "Ben i i lg i lendiren konuları n ayn ıs ı n ı yazan bu insanlar benden ne denl i farkl ı lar. Ama bun lar neredeler, nerede yaş ıyorlar? "Beklen medik b i r düşünce , söy lenmem iş ve san ı r ım gayet açı kca sözcükleri önüme seren b i r e lektri k çarpmas ı g ib i : "on lar f i ld iş i ku le lerde yaş ıyorlar".
Espresso'da "fi ld iş i ku len i n iç inde" olanlara yönel i k haberleri n d ış ında ne bir sayfa, ne bir satır ne de b ir sözcük var. (ama bu büyük o lası l ı kla h içb ir inde yok. Ne Panaroma'da, ne Mondo'da, ne de gün l ük haftal ı k h i çbir gazeten in gün l ük h abere ayrı lm ış sayfası var) . D i kkat ve i lg iye yaln ızca "fi ld iş i ku len i n iç inde" o lan biten layı ktı r: gerisi tümüy le : ayr ı ntı , sürü, biç imsiz l ik, i ki nci s ın ı ftır. . .
Ve doğal o larak "f i ld iş i ku len in iç inde" olan biten : yan i egemen leri n ve on larla bir l i kte dorukta olanlar ın yaşant ıs ıd ı r gerçekten öneml i olan . "Cidd i " olmak, onlarla i lg i lenmek demektir . On ları n entrikalar ı n ı , anlaşm aları n ı , sui kastleri n i , tal i h ler in i ; ve hatta onları n "fi ldi ş i ku le dış ı ndaki" ge rçe kl iğ i kavramı=ı. b iç imler in i: böyle az sayg ı n ve tam da i lgi len i lmesi böyle az "cidd i " olsa da, herşey işte bu cans ık ıc ı gerçekl i kten kaynaklanmakta.
Son ik i , üç y ı ld ı r i lg i leri n doruktaki ü n l ü kişi ler in üzeri nde öbekleşmesi bir saplantıya dönüşecek kadar özelleşti . H iç bu ö lçüde olmamı ştı .
34
İtalyan ayd ı n ları her zaman "fi ldişi ku len in içinde " yaşam ışlar; b i rer dalkavuk o lmuşlard ı r. Ama ayn ı zamanda halkçıd ı rlar da, yeni gerçekçi ve bu doğru ltuda uç noktada devrimcidirler:-bu , on larda "halk"la i lg i lenme zorun lu luğunu yaratm ışt ı r . Ş imdi, eğer "halk" la i l g i len iyorlarsa; adlar ını yan l ı ş anımsamıyorsam bu da hep "Doxa" ve "Pragma" istat istiklerine göredir . Örneğ i n : evkadın lar ıy la i lg i lenmek yakış ı k al maz , bun ları seçmekle, çok iyi bir dalga geçi lme noktas ı na gel i neb i l i r: Oysa ev kad ı n ları , san ı ld ı ğ ı gibi gü lünç kiş i ler değ i l lerdir. Ve asl ı nda Espresso evkad ı nlarıyla, bu an laş ı lması güç , uzak, gün lük yaşamın derinl iklerinde yitmiş hayvan larla - i lg i len ir - çünkü bir " Doxa" ya da "Pragma" istatistiğ i , son seçimlerdeki komün ist zaferde on ların oyların ı n hat ı r ı sayıl ı r bir önemi olduğu n u ortaya çıkarm ışt ı r . Bu ; erkin h iyerarşisinde depremlere neden o lmuş , f i ldişi kuleyi titretmiştir.
Fanfan i ya da Zaccagn in i tarihe mal o l urken , evkad ı n ları g ündel ik habere s ı k ış ıp kalı rlar. Ama birincil erle ik inci ler arası nda derin bir boşluk, büyük bir olas ı lıkla an laş ı lm az bir" d iyakron i " (zamandaşlı k) ortaya ç ık ıyor.
Bu boşluk , bu zamandaş l ı k neden kaynaklanmaktad ır? Neden 1 945'ten sonra, hep önemin i koruyan gündel ik şeyler, bugün bir batakl ığa gömülmüş, z ihinsel bir gettoya kapat ı lm ışt ı r? Tüketimin i lkeleri tarafı n dan telk in edi len tüm olanak l ı biçim leriyle gerçekten i ncelenmiş, sömürülmüş, teke l leşmiş, ama "resmi tarih ' "le h içbir i l işk is i o lmamış o lması, tes l i m o lmam ı ş o lması yan i anlam lı bir şey mi?
Soyg u n lar, kaçırı l malar, küçük yaştak i ler in suç işlemesi, gerçek sokağa çıkma yasakları , h ı rs ız l ı klar,
35
sermayen in yapt ı r ım ları , nedensiz adam ö ldürmeler mant ıktan "dış lan m ış" b i r somut l ukta o ldukları halde oene q e neden asla bun ları n arası ndaki i l işk i gösteri l menı ışn. ? Ladispol i 'de ( ipsiz sapsız takı m ı n ı n tat i l yeri) 1 7 � :ı;,ı ' •daki i ki genç, kendi yaşı tları bi r diğer genc i , kend i leri ne gereken motosik let buj i leri n i vermediğ i g erekçesiy le tabancayla ö ldürücü b i r biçimde yaralad ı lar: ve " Paese Sera" bu gündel ik o laya: "Ladispol i 'deki akla s ığmaz l ı k" diyerek başl ı k atıyor.
Bu , belk i 65 ' te mant ı kd ışı b i rşey·d i . Oysa bug ün normal o landır . O baş l ık da : "Ladispol i 'nin o lağan halleri" o lmal ı yd ı . "Pase Ser_q'daki bu zamand ı ş ı l ı k neyin nesidir? "Pase Sera' n ı n muhabirleri Roma kenar mahal le lerinde s i lahs ız bir onyedi l iğe rastlaman ı n b ir " ist isna" o lacağ ı n ı b i lm iyorlar m ı ? Neden h içbir gazete Tormaroncio'da birkaç gün önce çal ınt ı bir "Porsche" neden iy le , makinal ı tüfekle yap ı lan s i lah l ı çatı şmadan sözetmiyor? Neden h içbir gazete , 1 5 yaşı ndaki bir genci n : "bir dahaki sefere sen i ağz ı ndan vuracağ ı m " d iye bağ ı r ıp , s i lahla bacağ ı ndan vurduğu sporcu genc in yaraları n ı n lafın ı etmiyor? Söylemek istediğ im şu k i : neden bası n , büyük kentlerde her gece meydana g elen m i lyon larca suçu has ı ra l t ı ediyor( h ı rs ı z lık ve yankesici l i k de bunlara dahi l ) ve yaln ızca artık sözünü etmemen i r:ı o lanaks ız o ldu ğ u n u an lad ığın ı bun lar ın arası ndan seçip yaz ıyor? Ve bun ları gerçek boyutları iç inde gôstermeyip, bun lara kamuoyunu a l ı ştı rmaya çal ışarak sunmak doğru m u ?
Dozaj ı art ı rmak v e bir düzen adam ı g ibi incelemek istemiyorum. Gayet açı k ki , "ipsiz , sapsız takı m ı " ancak kendi temsi lci leri nin on y ı l öncekine göre i nsanca bir değişime uğrad ı kları sürece ben i i lg i lend iri r . Ve bu, ik inci l b i r olgu deği ld ir . Bu, bir bütü n ü n parças ıd ı r :
36
evkad ın ları nın da değ işmes in i içeren bütünsel bir antropoloj ik devri min parçasıd ı r . . .
Gerçek soru şudur: po l it ik ve toplumsal sorunlarla uğraşan lardaki bu günde l ik haber ve us bütün lüğü aras ı ndaki zamandaşs ız l ı ğ ı n nedeni nedir ve neden gündel ik haber in çevresinde böyle b ir "olg u bö lün mesi" oluyor?
"F i ldişi kulen in d ışında" o lan herşey, n itel yan i tar ihsel o larak, "fi ld işi ku len in i çinde" olandan farkl ıd ı r : sonsuzca daha yenidir , hayret uyandırı c ı b i r biçimde daha üstündür. işte bu yüzden "fi ldişi ku lenin içindeki" kodamanlar ve on ları tan ı tan l ar -mantı ksal o larak o n lar da "f i ldiş i ku len in içi nde "dir - bir oyun cu g ibidavranıyorlar, gü lü nçler ve ö lümcü l , kokuşmuş birer put g ibi ler. Kodamanlar zaten ölmüş say ı l ı rlar - çünkü o n ları "vareden" güç art ık yok : demek ki on ları n yaşamları kuklaca bir s ı çramaymış .
"Fi ldişi ku lenin d ış ı na" ç ık ı l ı rken , bu kez de yen i bi r " içeriye" düşülür ; yani tüketici l iğ in cezaevine . Bu cezaevin in baş kişi leri gençlerdir .
Söylemesi garip ama: gerçek şu : kodamanlar, üstlerinde gü lünç bir maske g ibi s ı rı tan kleri ko- faşist erkleriy le, muhalefetteki ler de ge l işmeci l ik ve hoşgörü leriy le , gerçekl iğ in geris ine b ı rakı ld ı lar.
Eko n o m ik erkin yen i b iç im i (yan i art ı k k i l i se o lmadığı iç in klerikal ist bir parti olmayan Hristiyandemokrat partin i n - eğer Mora izin verirse - yeni gerçek "ruh"u) büyüme aracıl ığ ı yla, asl ı o lmayan bir i lerici l ik ve hoşgörü b iç imi gerçekleştird i . Bu sahte i leric i l ik ve hoşgörünün döneminde doğan ve biçimlenen gençler bu sahte l iğ i (yeni erkin herşeyi mahveden kin imizmi) en korkun ç biçimiyle ödeme kteler.
37
işte bu rada, çevremde ; gözler inde budalaca b i r alaycı l ı k, aptalca doygun b i r hava, sald ı rgan ve yarg ı lamaktan uzak b i r serser i l ik le - b i r ac ı o lmad ığında neredeyse eğ iten bir korkuyla, bu hoşgörü y ı l l arında gerçek bir hoşgörüsüzlüğü yaş ıyorlar . . .
Sözünü ettiğ im Espresso'da Moravia ; kat i l , as i bir oğlu olan, iyi b ir babaya, böyle güç bir durumda, "oğl unu anlamaya çal ı şmaktan" başka bir şey kalm ıyor diyerek konuyu noktal ı yor. Trajedi yaratmamak, onu öldürmemek. kend in i ö ldürmemek ama onu anlamaya çal ı şmak ! An ladı ktan sonra ne o lacak? Soruyorum kendime ; bu görkeml i ah laki l iberal izm davran ı ş ı n ı yeri n e getird i kten sonra ne o lacak? Tabi i k i herhalde Moravia'n ı n bu rada sözü n ü etti ğ i ; bunu iz leyen bir davranma o las ı l ı ğ ı n ı gerekt ire n , ussal yan i batıl ı bir an lama. D iye l i m ki bu baba-böceğ i n i ince leyen b ı r böcek-bi l imci ruhuyla - sonunda oğ lunu an lamayı başars ın ve onun bir budala, bir kendin i beğenmiş. bir iki rc imli, bir sald ı rgan . bir çal ı m satıc ı , bir suça eği l iml i - ya da acı nacak biçimde bir duyarl ı da -o lduğunu an las ınne yapmal ıyd ı ? Onu anladığ ı iç in sevinmel i miydi? Ama buna sevinmek tarafs ızl ı k ve i lg is iz l ik gerekti r ir . Bunu n i te leyen ey leme geçmekt i r . Ve bunu yapmaktan hoşlanan bir baba , o gözden düşmüş Laios* g ibi
• Laıos : Sophoklesin "Kra l Oidipus" tragedyas ına kaynak olarak a ld ı ğ ı efsaneye göre, La ios lokaste i l e ev len i r ve b i r oğ lu o lu r . Çocuk doğmadan Tanr ı sözcüsü bu çocuğun Laios'a kend in i ö l d ü receğ i n i söyler . Kra l çocu k doğar doğmaz b i r uşağ ı n a ver ip dağa b ı rakt ı r ı r . Ama Tanr ı sözü gene de gerçekleş i r . Günün bir inde L.aios Delphoi'ye g iderken yolda b i r yabancıyla kavgaya tutuşur . bu yabancı kendi oğ lu Oid ipus'tur . Oidipus Laios'u ö ldürür ve Thebai'ye vardı ktan sonra anası İokaste i le evlenir . Oid ipus u n , babas ı n ı öld ürmek v e anas ıy l a evlenmekle işled iğ i , korkunç g ü · n a h , nas ı l haber ald ığ ı v e nas ı l cezaya çarp ı ld ığ ı Oidipus efsanesi ve tragedyasında a n lat ı lmışt ı r .
38
tozun içi nde ölü kalmaya yazg ı l am ı şt ı r : başka bir o las ı l ı k yoktur. Demek ki anlamak pek bir şey değ i ld i r . Tam da son unda toz lar ın üstünde ö lüp kalab i lmek iç i n , eyleme geçmek, oğ luna sa ld ı rmaktan başka b i r şeyi içermez. Ben , oğul ları gözlem l iyorum, onları anlamaya çal ış ıyorum ve sonunda eyleme geçerek on ları n hesab ı na i nandığım gerçekl i ğ i d i l e get i riyoru m : "Siz , g ü ndel ik olanda yaş ıyorsunuz ve bu , gerçek tari ht ir -· be l i r lenmiş onaylan m ı ş , kon u şu l m u ş o lmasa da -çünkü bizim s ıkı nt ıs ız tari h im izden çok daha öndedi r ; çünkü gerçekl ik "F i ld iş i ku len in d ı ş ı nda "d ı r ; onun yan l ı yorum ları nda ve daha da kötüsü cayd ı rı c ı l ı kları nda değ i l , g ündel ik o landad ı r. Ama bu g ü ndel ik olan , s izden değerlerin altüst o luşunu ister, taraf ımızdan yaratı lan sonuçta, erk, arı üretim ve tüketim nedeniyle sahte bir m utlu l u ktan oluşmuş kül türünü yaratmak için kend in den önceki tüm kültür leri yı kmıştı r . Değerlerden yoksun kal ış , sizin yön -duygunuzu yit irmen ize yol açan ve s iz i insanc ı l o larak a lçaltan bir boşluğa att ı . S iz i n "ki t le "n iz ; ad ı na, h içb i r şeyin konuşu lamayacağ ı b i r" suça eğ i l im l i ler kitle"sidir . Sizi n , seçki n çevreden ge l me , üstün durumdaki b i r kaç sosyal ist ya da radikal ya da kato l i k ayd ın ı n ı z : b ir yandan u m utsuzluğa, b i r yan dan da konformizme gömü lüp kal m ışt ı r . Geleceğ e doğru atı lan , başı ndan beri - s ı n ı fsal o larak burjuva. arkaik o larak halkç ı - kay ıp kü ltü r lerden daha ötede o lan bir kültürün adına, "değ iş ik" bi r kültür için savaşımveren bir kaç kiş i de komün ist gençlerd i r . Ama on lar , daha ne kadar bu tanr ısal l ı kları n ı koruyabi l ir ler k i?"
1 Ağustos 1 975 Corriere del la Sera
39
Bir Polis Bekçisinin Bir Film Materyali Olarak incelenmesi
Yaklaşı k bir ay önce, kendisine emanet edi len tutuklunun pol is in ona duyduğu güveni kötüye ku l lanarak kaçmas ı son u cu nda pol is in i nt ihar ett iğ i haberi n i san ı r ım herkes dalg ı n l ı kla okudu .
Bu pol is in bir arkadaş ı , iş saatle ri d ı ş ı ndaki boş zamanları nda araşt ı rm al arı n ı sürdürerek, kendi baş ı na uzun süre pusu kurm u ş ve son unda kaçağ ı yakalamayı başarm ı şt ı r . Böylece i nt ihar eden po l is in rutı u , h i ç o lmazsa en azı ndan arkadaş ı n ı n kafas ı n ı n b ir bölümünde rahatlam ıştı r.
Bu olguyu Corriere del la Sera' n ı n 1 8 . 7. 75 tari h l i bas ı m ı nda b i r boyun eğme olgusu o larak e le ald ı m . B u , yeni yeni kaybo lan (her ne kadar üstünden kısa bir zaman geçtiyse de h emen hemen tüm üyle kaybolan) bir kü ltürü be l i rleyen bir seri i lkeler ve değerlere boyuneğ meydi . Bu i l ke ve değerler ge len ekse ld i ler . Yan i gerçekten ha lkç ı bir evrene dah i ld i ler ve bunun arac ı l ığ ıy la yüzy ı l lard ı r iş levin i koruyan b i r yaşam biçimi yarat ı l m ı şt ı . Ama ayn ı zamanda, erk taraf ı ndan sahiplen i len ayn ı i l l<.e ve değerler, kleriko - faşist yapıda- ki b i r po l is bastır ıcı l ığ ıy la yabanc ı laştı rı lm ı ş ve alt üst edi lmiş o luyorlard ı . (Sözü edi l en , tutars ı z o l mayan b i r iş lemdir , çü nkü bu i lke ve değerler , ha lk yaşamı n ı n özerk an ı n ı n gerçe kl iğ i nde d� d i nc i ve ataerkil yapıdayd ı lar)
40
Şimd i , bu i l ke ve değerlerin çöktüğü n ü y ine l iyorum , çünkü on ları di le getirm iş ve ondan di le gelmiş kü l tür yerle bir olmuştur. Onlar kleriko - faşist erkin tutucu ve varl ı ğın ı koruyan kan ad ı nda "b i l l u rlaşm ış" b iç imde bu lunuyorlar. Gerçekte art ı k bize ne rah ipler ne de general ler inanmıyorlar.
Gene de kodaman lar ve baştan çı kmı şlar, o lumlu an lamı nda halkçı görünüş g ibi o lsun , iğrenç anlam ı nda kleriko - faşist görünüş gibi o lsun , hala yak ın geçmiş in tepesine dik i l i rler. Bu arada s ı ras ı gelm işken , biz h ala on lar ın yaşant ım ız ı düzen lediğine inan ı r ız (gerçek l ik üzer ine düşüncelerim iz i ve davran ı ş l ar ı m ı z ı buna göre bel i rleriz . )
Po l is öğrencis iyke n , yetkis in i ortaya koyabi lecek biçimde eğit i len ve kendi m asum doğal l ı ğ ı ndaki o i l ke ve değerler i dön üştürü len V incenzo R izzi adındaki po l is , g üneyl i yoksu l ve temiz bir ai leden gel iyordu . Böyle bir pol is örg ütü tab i i ki h ala o i lke ve değerleri o lağan g id iş indeymiş g ib i göstermek zorundadır. Başka tür lü öğre nci ler ine karş ı ney in ad ı na konu şabi l i r ki ?
Demek ki Vincenzo Rizzi "boyuneğen" b i r gençti . Bu , "boyuneğmezl iğ in " dünyası nda duyu lmuş , görü l müş şey deği ld i . " Sözde boyuneğmezl ik" (erk tarafı ndan kesın l ikle tüketime gerekl i o lduğu iç in ve öze l lıkle m odern l iğ in garant is i o larak ve kendindinde çel işki o larak yaratılan ve yine on lar tarafı ndan d i lendiğ i y·öne çeki lebi len boyuneğ mez l i k) ve "gerçek boyuneğmezl ik" (güçsüz devrimci grupları n ve büyü k suç lu lar k it les in i n boyuneğ mez! iğ i ) o lgu lar ıy la karş ı karş ı ya ge liş sözkonusuydu.
Ben, "boyuneğmez l ik" sözcüğünün değerin i yiti rd iğ i n i , asl ı nda"boyuneğer l ik" sözcüğünün an lam ı n ı
41
hakettiğ in i san ıyoru m . Pol is Vincenzo R izz i 'n in öyküsünün , doku nakl ı ve örnek bir öykü olduğu görüşündeyim .
B i r i nsan . bir genç , b i r "kültürü" yani bir değerlerin s istem bütününü , böyle içi nde el değ memiş ve özel l ik le b i l l u r laşm ış b i r biç imde saklayabi l i r m i? Antropoloj i k an lamda bir kültürden , son fiz i ksel ayr ı nt ıya dek yaşama biç im i n i be l i r leme becer is ine sah ip b i r de ğerler sisteminden n e zaman sözedi l i r?
Bütü n dün ya "değ işm iş" o labi l i r ve yaln ızca bir k iş i n i n ya da be l i rl i baz ı kişi lerce o luştu ru lmuş grupları n iç i nde "değ işmez" de kaJabi l i r (genel l ikle pol is ve asker köken l i l er , eski b i r İtalyan hu yu o lan iy i n iyeti , doğ rusu gözle gö rül ü r b ir b iç imde korumaya çal ış maktalar ve bu çabaları nda da tek başları nalar) .
Hay ı r , bu o las ı değ i l . Öyleyse , pol is R izz i de, asl ı n da yeni erk tarafı ndan kon u lan kural lara göre "gerçek boyu neğme" o lan o sahte boyu neğmeme" taraf ı ndan hangi biç imde " leke lenmiş" oluyordu ?
Cosima Marra, yan i Vincenzo R izzi'n in pol is arkada� ı ve onun öca l ı c ı s ı baz ı görüşmeler yapmada (formü ı olarak kendi ler in i günde l ik o laylarla besleyen daha yumuşak g azete lere karş ı n . öneml i gazete ler. yan i f i ldiş i ku le n i n gazete leri bana göre böy le b i r sonuç ortaya ç ıkarm ı yorlar) doğal olarak arkadaşı n ı n davran ı ş ı na göre daha gerçeğ i g iz leyen b ir durumda kaldı . Gerek nezaket, gerek diplomasi aç ıs ından kar ışmak istemedi . B ence Marra, R izz i ' n i n sah ip o lduğ u duyg üsal saf l ı ğa v e öğrenebi lme yeteneğ i ne sah ip değ i l : zaten onun , üst ler i n in taraf ı n ı tutmaya eğ i l im l i kariyerist ik, küçük burjuva b i r b i l i nç yapıs ı var. Onun b i r astsubay l ı k kurs u na kabu l edi lmek iç in yapt ığ ı
42
haz ı rl ı klar bedavaya değ i l . Kendis i iç in en önde gelen değerin Düzen olduğu söyleneb i l i r k i , b ir tek bunun adı na b i le hala karşı koyan b i r ses yükse lebi l i r ( "Tanrı" . "Ai le" , belki halkçı dü nyaya i l i şk in "Onur' un da yıkılıp gitt iğ ini düşünecek o lursak) . Marra' n ı n yüzü nde -- en az ı nd an görebi ldiğ im tek fotoğ rafta - (ha bire yazan bir rej isör sanki) kendin i Düzen ' in koruyucusu sanan lardaki , yüz çizg i leri n i bozan o be l l i be l i rs iz h ı n ç ve d üşmanl ı k okunabi l i r . Ama o henüz erg i n b ir i nsan değ i ld i r : gençt ir , yeters izdir. O n u n maceracı öca l ıc ı d avran ı ş ı . o n u tanım lamada o lduğu ndan ya da o lacağ ı ndan daha güçlüdür .
Vincenzo Rizzi 'n in son saatleri o lan o an lar. onun sözleriyle , sanki düşsel par.çalarmış g ibi çok doğ rudan o lmayan bir sonuç veriyor.
Bu noktada, bu son saatler in doğru l tusunda - tutuk lu n u n , kaçağ ı n ve yakalan a n ı n bir çözümlen mes inden kaç ı n mamak olamaz ( ne kadar düşsel olsa da). Sözü edi len adam . yen i serseri takı m ından değ i l dir . O , eski lerdendir . Doğal o larak o , unu tu l m uş ar goyu , eski ağ ızda "konuşması nı"bil i r . Büyük olasıl ı k la o n ü ktel id ir , h iç de sevimsiz . kaba değ i ld i r ve serseritak ı m ı n ı n eski yasas ı n ı iy i bi l i r . sonuçta her halkç ı kü l türün herhangi bir d iğer yasas ına benzeşikt i r .
Bu tutukludan da, b ir fotoğ rafın , bir tek fotoğ raf ı n rehberl iğ i ne dayanarak sözediyo ru m . Yan i o ban a kendis in i somatik (vücudun yap ıb i l imsel l i g i ) di l i . f iz ikse l görünüşünün d i li . d ış görünüşünün di l i aracı l ı ğ ı yla ortaya koyuyor.
Serseri takı m ı ndan genci n , eski ya da arkaık dü · ze n in de n , ye n i b ir şeyler . yen i serseri takımından gence çamur ya da d ı şkı gibi hep s ızar. Saçlar bozuk-
43
tur , örülmüş ve pisti r ; gözlerde dolmuş bir kararla birl i kte (ki örnektipler i aras ı nda en çı lg ı n , en yücesidir) zeng in lere özgü alaycı b i r ı ş ı k d uru r; g iysis i teröristçed i r ve art ı k moda doğal olandır ( kendinden daha gençler : y ı lan g ibi susan ve kötü " işe yaramaz"lard ı r) .
Demek k i P ietro Merletti , bozu lma yol u nd a o lan , tüketim öncesi antropo loj i k dün yaya a i t bir kiş i l i kti r. H ep fotoğraflardan ve on lar ın söylediklerin in sat ı r aralar ı ndaki az sayıdaki, g özlem lenen gerçek ipuç ları ndan yo la çı karak söyleyeb i ld iğ im şu ; Cos ima Marra değişirken , değiştiri r. Kaçan tutu klu ve öcal ı c ı arkadaş, i nt ihar eden gençle i l i şk i ler inden dolayı birbir ine kaynaşan i ki kişi l ikt ir , ve bize çok yak ın lar, çok güncel ve tan ıd ı klar.
Kend in i ö ldürmesinden az öncesine dek, Vincenzo R izzi 'n i n , P ietro Merletti 'yle , Cos ima Marra'yla o l duğu ndan daha çok dost o lduğunu bel i rtmek g erek. H er i kis iyle de uyuşma o lanağ ı na sah ipti : söylediğ im nedenlerden do lay ı , yan i tü keti rıı öncesi ha lkç ı kü l türden arda kalan çoğu n l uğa dahi l yap ıs ı nedeniy le (köylü ve a ltpro leter) . Bir yandan Pietro Merletti , d iğer yandan Cos ima Marra, modern dünyadan bi r parça " leke lenmiş" o lsalard ı , V ince nzo R izz i ' n i n safl ı ğ ı n ı n çarp ıc ı l ı -ğ ı ndan dah a fazla bir neden o luşurd u .
Neden Pietro Merletti onu aldatabi ldi ? Ayn ı neden ad ı n a Cosi rna nas ı l Marra onun öcünü alabi ld i? Yan i : onur, güven , dostl uk , i nsan sevgis i , olgun luk, sayg ı n l ı k g ibi , tüketim öncesi bir dünyaya ait değerler neden iyle . P i etro Merletti bütü n bun ları n ad ı n a V incenzo R izz i 'yi aldatab i ld i ve bütün bun ları n ad ı na Cosi ma Marra onun öcün ü alabild i .
44
Demek ki Vin cenzo Rizzi 'n in - Cosima Marra'n ı n parçalar hal i nde kendin i ortaya koyan sözcüklerinde o lduğu gibi - son saatler inde bel ir leyici ro l ü o lan ve onun i nandığ ı , P ietro Meletti ' n i n de bi ld iğ i ve dolay ı s ı yla kötüye kul lanabi ldiği değerlerdir bun lar.
Vin cenzo Rizzi ve tutuk lusu n u n , Centocel le 'n in b i lmemhangi l okantas ı nda yedik leri ve yalnızca düşü n cesin i n b i le insan ı n yüre ğ i n i s ı k ı ştı rmaya yett iğ i akşam yemeğ i , Marra'n ı n sözler inde ış ı ldar. O spagett i , o kötüce şarap, Vincenzo Rizz i 'n in yaşam ı n ı n son an ları ndaki alt içg üdü leri ndeki dayan ı lmaz y ı k ımı ve suçlu i çki l i, kad ın l ı eğlenceyi ortaya ç ıkartmış olmal ı . . .
Pol is le tutuklu arası ndaki i l işkiyi bel ir leyen yaln ı zca sözünü ettiğ im değerler deği l : ayn ı zamanda sekstir de. Demek ki yeni bir kişi l i k ç ı kar ortaya: Gal icchia ad ı nda b ir kad ı n . Söz ü n ü etti ğ im Centocel le 'deki o kötü lokantan ı n sahibesiydi yan ı lm ıyorsam . Onun hakkında h iç bir şey b i lm iyoru m : gözümün önünde bir fotoğraf bi le yok. Onu imgelemek için tümüyle uydurmam gerek. İ mge lemimiz ise her zaman yapayd ı r . A m a h i ç öneml i değ i l : çünkü Gal icch ia' n ı n ro lü s imgesel ve düşünse l . Bu da i şe yapay bir soyutl uk bu laş · tı rı yor. O gerçekten bir kad ı n değ i ld ir : yen i gerçekçi birf i lmde o lmuş o labi leceğ i ve do lay ı 0 ıyla yen i gerçekçi bir fi lm in yeniden yans ı tmayı varsayd ığ ı gerçekl ikteki g ibi - bir kad ı nd ı r . Sonuç varsay ı m ı nda o da arkadaşı Pietro Merletti g ib i dönüştürme ve dolay ıs ıyla yozlaşt ı rm a yolundaki tüket im önces i kü ltürün bir ı rı san ı : yan i , şu , çevre leri ne uyduklar ı iç in küçü k düşürü len k ız lardan olsun . Tüketim öncesi toplumun g ü çl u . demek ki erdeml i kiş i lere gereksinmesi vard ı . Tüketımcıtoplumun ise zay ı f ve bu yüzden uçarı insan larn aereks inmesi vardır. Kapal ı ve uzak duran kad ı rı etsar ıe::.ı
45
( o n u n e ldeğ m e m iş o l ma zoru n l u l uğ u , erkeğe de e ldeğmemiş o l ma zoru n l u l uğunu getir iyordu ) yeri ne her zaman buyurulmaya haz ı r , açı k ve sam im i kad ın efsanes ine b ı rakt ı . Erkekler aras ı ndaki dostl uğun ve yap ı lanman ı n göklere çı kartı lması n ı n yerin i çiftlerin ve g üçsüz lüğ ü n gök lere ç ı kart ı l mas ı ald ı . De l ikan l ı lar kendi ler ine hoşgörü lü lüğü kabul ettiren zorun l u l uktan altüst o lmuş duru mdadı rlar: yan i sürekl i ve özgürce aşk yapma zoru n lu l uğundan. Aynı zamanda bir zaman lar tan ı madı kları ve efsane leştirdi k ler i kad ı n lara körü körüne kabu l lenere k kendi "üstün lük ler i n i " kapt ı rman ı n aldat ı l ış ı y la altüst o lmuşlardı r. Bundan başka, önce leri platon i k bir b iç imde homoseksüelce bir ortamda gel işen eğit i l iş ya da topluma i lk ad ı mları atı ş , şi mdi lerde genç yaşta çiftleşmeler aracı l ığ ıy l� daha i l k er in l iğ inden başlayarak heteroseksüeldir . Ama henüz kad ı n b in lerce y ı l l ı k kal ı t ı mdan dolayı , özgü r p� dagojik b ir katkıda bu l unma düzeyinde deği ldir : o uygu lanana eğ i l iml id i r ve bugün yaln ızca kad ı n lar ya da erkekler aras ı nda halkçı kural lar ı n , eski kendi kend in i eğ itmen i n hüküm sürdüğü yerde, burjuva erki n d i lediği ö lçüde her zamankinden daha çok konform ist ik o lan bir uygu laması sözkonusu o lab i l i r (ati n a demokrasisi bağ lamı ndaki olağanüstü örnekt ip) . Demek k i tüket imci l ik kad ı n ı korkuveric i bir efsane sayarak belirleyici bir b iç imde onu küçük düşürmüştür. De l i kan l ı lar sokakta özen le koruyucu b ir havayla e l in i kad ı n ı n omuzuna atmı ş ya da romantikçe e l in i tutmu ş yürü rke n , i nsan ı gü ldürüyor y a da iç in i s ı kı yorlar. H iç b i r şey tüketici çitti somutlayan bu i l işkiden daha içten l i ksiz değ i ld ir .
Bundan 1 O y ı l önce, tutuk lu Pietro Merletti eğer kirişi k ı rmak iç in bekçisi Vincenzo Rizzi 'ye sevgi l is iyle
46
i ki saat geçi rme o lanağ ı n ı vermiş o lsayd ı , Vincenzo R izzi bunu kes in l ik le d ü ş ü n mezdi ( hatta ge rçekte , böyle b i r üste leme n e tutu klu n u n ne de bekçisi n i n akı l ları na b i le gelmezd i ) . E l değmemiş l i k b ir adam ı n yazg ı s ı n ı n b ir parças ıd ı r. Kad ı n bir düş idi ve düş ler s iz i bekler ya da siz on ları . C insel birleşme, zaman ı geldiğ inde o lurdu .
Oysa bug ü n , tutuk l u , sevgi lisiy le hic e t nunc"aşk yapman ı n gere kl i l i ğ i n i göste rirken , bekçi arkadaş ın ı hemen etki led i . Tüketim çağ ı n ı n bir efsanesiyle onun akl ı n ı çelebi ld i . Ona y ı ld ı r ıc ı l ı ğ ıy la haki m o ldu ve saf Vincenzo Rizzi ona bütü n yüreğ iyle kendin i b ı raktı : çünkü onun eski kültüründe kadın gerçekten bir efsaneydi ve o tüket im ler in dünyası n ı n kü ltüründe, bu efsanen in gerçekleşmes in i n sahte ve umursamaz olduğunu b i lemezdi: hayvansı b i r konformizm ve bir özgürlüksüzlük olduğunu da. İ ki kü ltür aras ı ndaki sü rekl i l iğ in çözümünü göremeyen Vincenzo R izzi kend i eski kü ltüründe gerçekleşmesi böylesine güç o lan b i r düşün, yen i dünyan ı n kü ltüründe bir mucize gibi gerçekleşeceğ ine inand ı . Böylece, Galicchia'y la ; kad ı n o l mayan ( hapisteki dostu n u n cezas ı n ı n bitmesin i bek· leyen) , ama kadın o lan (her zaman orada haz ı r, çabuk, buyurulmayı bekleyen , kamu için evrensel karara uymak zorunda olan) bir l ikte o lurken , tüketimci l ik Vincenzo R izzi'n in safça ve erdemle sürdürdüğ ü ayn ı zamanda baskıcı da o lan bir değerler sistemin in bütün kura l lar ı n ı , ke nd i karş ı g e l i ne mez kura l lar ı ndan yaln ızca b i r tanesiyle yerle b i r ett i .
Doğal o larak, bütün bun larla i lg i l i b ir fi lm çeki lse. V incenzo R izz i ' n i n "boyu n eğer' l i ğ ine kaç ı n ı lmaz bir
* Hic e t nunc. (/at): burada ve derhal .
47
alt ı n .madalya önerisiyle son bu lurdu. Bundan kuşkum yok. B i r gencin 1 945'te bütün bun lar ı n ad ına ö lmek zorun l u l uğunu duyması iç in b in lerce neden vard ı ve 1 965'e kadar bu böyleydi : o zamanlar bunu yapmak daha kolayd ı . Bugün b i r gencin bunu yapmas ı neredeyse i nan ı l maz bir şey. Bu "ye n i boyuneğme"den beklenen boyuneğme "biç im ine " h ayran o lmak ve bu ndan duygulanmak bana doğruymuş g ibi ge l iyor.
7 Ağustos'75 Mondo
48
İ talya 'da Suçluluğu . .
Ortadan Kaldırtnak için iki Alçakgönüllü Oneri
Gazete leri n gün l ük h aberleri ve biz im faz las ı yla ü rkmüş vicdan ı m ı z ı an laş ı lmaz bir biçimde dolduran değ iş ik suçl u l u k olayları , yal n ı zca o laylar deği l lerd i r : açı k bir b iç imde kit le lere yayı l m ı ş ve der in bir suç lu o lma biçim in in uç noktalarıd ı r .
Gerçekte suç lu lar neo - faşistler değ i l lerd i r . Son o larak merak uyand ır ıc ı b i r o lay (C i rceo'da b i r gençk ız ın ö ldürü lmesi) herkesin vicdan ı n ı hafifletti ve rahat b ir so l u k a l ı n m as ı n a n eden o ldu . Çünkü ci nayet in suçlu ları Pariolal ı faş istlerdi . Öyleyse sevinmemiz iç in i ki neden vardı : 1) Herşeyin suçlusunun her zaman ve yaln ı z faşist ler o lduğu o lgusu n u n o lu mlanmas ı . 2) Herşeyin suç lusunun her zaman ve yaln ız ayrıcal ı kl ı ve kokuşmuş burjuvalar o ld uğ u olg usu nun o lu mlanması . Bu eski ha lka özgü duygunun o lum lanmas ı n ı duyman ı n hoşnutluğu - ah lakçı yap ı n ı n u lanmas ı n ı n yerleşik l iğ i nde - yaln ı zca komünist gazete lerde değ i l bütün bası nda görü lü r. ( 1 5 Hazirandan son ra komün istler tarafı ndan en az ı ndan k ınanacakları korkusundalar) . As l ı nda burjuva bas ı n ı Pario la l ı lar ı suç layabi ldiği iç in gerçekten mutlu o ldu çün kü onları acı nacak biçimde suçlarken ayrı cal ı kl ı kı l ı yordu (yaln ı zca burjuva dramları gerçek değerde ve önemdedir) ve ayn ı zamanda eski düşünceye göre suçlu olan pro leterler ve altrpro leter ler le i lg i l e n m e k yarars ızd ı r , ö nse lc i b i r
49
an lay ış la proleterler in ve aHpro leterlerin suçlu o lduklar ı zaten kesin leşmiştir.
Ben C i rceo'daki ci n ayeti n de İtalya'daki al ı ş ı lm ı ş budalaca gazetecilik sald ı r ı s ı n ı n dalgalan ış ı ç ığ ı r ı ndan çı karttığ ı na i nan ıyorum.
Gerçekten de suç l u ları n bütü nüy le neofaş ist ler o lmad ı ğ ı n ı yi nel iyorum, çünkü ayn ı biç imde ve ayn ı v icdanda, 1 5 h az i randa ke ndi ler i n i k o m ü n ist l i ğe adam ış pro leterler ve altpro leterler de suçludur .
Torpignattara l ı Carlino kardeşlerin c inayetirı i ya da Cinecitta'daki sald ı r ı y ı düşünün (hayvanca dövülen ve araba n ı n bagaj İna kapatı lan de l ikan l ı y ı , Roma' n ı n kenar mahal leri nde yedi genç tarafından h ı rpalanıp tecavüz edi len gençkız ı ) . Bu "ün lü " suçlu lar - şimdil i k belge lerle kesin leşmiş o lduğu iç in Carl i no kardeşleri örnek ver iyorum - Par io la l ı suçl u l ar la ayn ı özdeş koş u l l u özg ü rl üğün tad ı n ı çıkart ı yo r lar ; yani ayn ı cezas ız kal ı ş ı n sefas ı n ı sü rüyorlard ı . Ş imdi eğer ayn ı zamanda ve ayn ı kat ı l ı kta , Carl ino kardeşleri suçlamayarak (ve Roma'n ı n ken ar mahal ler indeki diğer b in lerce genc i ) "serbestçe o rtada dolaşmalar ına " neden olan yarg ı çları suçlamazsak; neofaşistl eri salarak "serbestçe ortada do laşm alar ı n ı " sağ layan yarg ı ç lar ı suçlamak saçma olacak.
Gerçek olan şudur: uç noktadaki suç lu luk olaylar ı , k itle ler in iç i nde bu lunduklar ı suça elveriş l i ortam lardan kaynaklanmaktad ı r . Pariolalı ya da Torpignattaral ı sapı k lar ı n o laylar ı n ı n g erçekleşebiLm esi iç in C i rceo' daki sap ı k eğ lent i , traf ik nedeniy le meydana ge len hayvanca sald ı rgan l ı k g ib i b in lerce o lay gereki r .
Bana ge l i nce, roma hakı n ı n evren i n i n , "k inc i" b i r evren o lduğunu bir kaç y ı ldan beri söylüyoru m . Bunu
50
iy i n iyetl i ler in kepazel iğ iyle söylüyoru m ; Ve bunları n nedenleri n i de gösterd im (halktan gençlerin kendi ahlak i değerlerin i n yiti m i , yani kend i özsel kültür leri n i n , davran ış biç imleri v . b leriy le yit i m i . ) Sonra buna uygun o larak, Roma h alk ı g ib i suça eğ i l im l i b i r evren için her zamanki ha lkç ı ı l ı m l ı l ı k lar ın değeri yoktu r: en aşağ ı l ı k neofaşist burj uva suça eğ i l im l i ler in in gösteri ler ine karş ı takı ndığ ı m ı z her zamanki aşırı namusçu ve cezalandır ıc ı sert l iğ imiz i donanmam ız gerek i r. P roleter ve altpro leter Romal ı gençler gerçekten de art ık bütü nüyle küçük burjuva evren ine dahi ldir ler . Küçük burju va model i on lara sürek l i o lmak üzere belirley ic i b i r biçimde zor la kabul etti ri lm işt ir . Ve on lar ın som ut model i, iy i zaman ları nda, böyle çokça gü lünç ve iğ renç h içl ikleri g ibi alaycı bir biç imde küçümsenen , tam da o küçük burjuva ahmak ve yabanı l modeldir . C inecitta l ı kıza tecavüz eden ler onu b i r "şey" g ibi ku l lan ı rke n söylediklerin i n kaynaklandığı o laylar vard ı : " Dur bak, sana Rosaria Lopez'e yaptı kları ndan yapacağ ız" .
Ben im öze l , gün lük, varolandan deney imim -- b i r kez daha bu şeyleri yaşamayan gazeteci ler in ve pol i t i kac ı lar ı n sald ı rg ı n l ı kları n ı n soyutl uğuna ve üçaşağ ı beş yukarı c ı l ı ğ ı na karş ı koyuyorum - bana art ı k Pariolal ı burjuvalarla, kenar m ahal le altpro leterleri aras ı n da, gerçeğe v e o n u iz leyen davran ışa yöne l i mde gerçek b i r ayr ım o lmadığ ı n ı öğrett i . Aynı morarm ış , gü lümseye n , b i lmece g ib i yüz on ları n ahlaki an laş ı lmazl ığının göstergesidir (on lar ı n yit ik eski değer ler ve yeni leri n i n kazan ı lmamas ı n ı n eks ik l iğ i aras ı nda asıl ıp kalan varl ı kları : kendi " işlevleri" hakkı nda bütünsel b i r görüş eksikl iğ i ) .
o'oğ rudan iz len i m i m i n bana öğrett iğ i birşey de : bunun bütün üyle u lusumuza ait b i r o lgu olduğudur .
5 1
Suçlu luk sorunu n u n d iğer ü l kelerde de olduğ u olgusuyla kend in i avutmak, ancak eskimiş bir konformizme aittir : bu sorunun diğer ü l kelerde de o lduğu doğrudur : ama bu, burjuva kurumları n ı n katı ve geçerli kald ığ ı ve böylece bir karş ı l ı k sunmaya devam etti kleri bir ortama dayanır. Pro leter ve altp roleter İtalyan ları yiyip bitiren ekonom i k s ık ı nt ıya karş ı n , özse l o larak küçü k burju vaya dönüştüren ned i r? Genç ler "kit les in i " , suç lu lar "kit les ine" dönüştü re n n edir? Bunun yan ıt ı n ı kaç kez söyledim ve yineledim : " ik inci " bir sanayi devrimi ki asl ı nda bu İtalya'da i l kt ir : umursamazca "gerçek" bir dünyayı y ı kan, onu art ı k kötü i le iy i aras ı nda seçme o lanağ ı n ı n o lmad ığ ı aldat ı c ı bir bütünsel l iğe dönüştüren konformizmdir . Suçlu lar ı n ite leyen bel i rs iz l i k ve on ların her ge leneksel içsel çat ı şmaları ndan yoksun o luşları ndan ü reyen yaban ı l l ı kları . İ yi i le kötü aras ı ndaki seçim on lar tarafı ndan yapı lmad ı . Bunun la bir l ikte bir seçim zaten o ldu : her tür lü acı ma yokluğ u n u n , taşlaşman ı n seçim i .
italya'da suçlu l uğa karş ı m odern yeterli l ikte b i r pol is örg ü tü n ü n de e ks ik l iğ inden yakı n ı l ı r . Ben im özel l i k le yakı nacağ ı m şey ise, bü tün bun lara karş ı o luı?muş bir bi l incin o lmayış ı ve art ı k gerçekl ikte h içbir a l ı p vereceği kal mayan cafcaf l ı yaşam ı n ı sürdüre bi lmesi . Bugün art ı k, özel l i kle acı ma yolunu kendi lerine seçen l eri yarg ı larke n yen i bir özg ü r o lma b içim i kurmada farkl ı biçimlerde i lerici olmak gerekiyor. İ l k ve son olarak, hoşgörü nün iflas ı n ı kabu l etmek gerekir. O zaman bunun sahte bir hoşgörü o lduğu ve genç kitleler in yozlaşması ndaki en önem l i n eden lerden b i ri olduğu an laş ı l ı r. Yarg ı l amayı bu sonuca göre önsel (a priori) o lmayan (son on y ı la dek geçer l i o lan i ler ici a priori'ye göre) bir biçimde yapmak gerekir.
52
Ben im suçlu l uğu o rtadan kaldırmak iç in o rtaya attığım i ki alçak gönü l l ü öner i nedir? Bun lar kendi n ü ktel i tanımları g ibi h iç de kendin i giz lemeye çal ı şmayan swiftvari i ki öneridir.
1 ) Derhal o rtaöğ ret im zoru n l u l u ğ u n u n kaldır ı l ması.
2) Derhal televizyo n u n ortadan kald ı r ı lm ası.Swift' i n önerebi leceği g ibi , öğretmen ler ve te levi
zyon çal ışan ları heba edi lecek deği ld ir : onlar basi t bir çözüm le , topl u mla bütün leşebi l ecekler i kuru luşlara yerleşti ri lebi l i rler.
Zorun l u oku l , küçük burjuva yaşamı nın n itel iğ ine b i r başlang ıç oku ludur: orada, en iy i durumlarda bi le gereksiz, aptalca, sahte, ahlakçı şeyler öğretirler (yani dalkavukça özyönetim in , merkezden uzaklaştırman ı n , vb. n i n sahte demokrati kl i ğ i n i uyg u lamaya hazırlarlar . . . : herşey bir dalaveredir) . Ayrıca bir kavram, eğer yaln ız kendi yayı l ı m ı n ı ve derin leşmesin i içer iyorsa güçlüdür. B i raz tari h öğ renmek yaln ı zca eğer gerçek tari hse l bir kü ltür o lanağı olarak kendin i geleceğe yansıtıyorsa an lam lıdır. Başka biç imde kavram lar çürü rler . H içbir geleceğe sahip o lmaksız ı n ölü doğarlar ve böylece on ların iş levi , kendi bütü n lüğüy le , özgür bir pro leteri n ya da altpro leteri n yerine köle b i r küçükburj uva yaratmaktan başka b i r şey o lmaz (yani belk i de kendini yen i gerçek şeyler i an lamada bozu lmamış bırakan bir başka kü ltüre dahi l o lur . Oysa zorun l u oku la devam etmiş bir is i kendi düşük bi lme çemberi n i n iç inde t u tsakt ı r ve her t ü r l ü yen i l iğ in karşısında kepazeleşir) . İyi b ir beş yıllık i lkokul eğitim i bir işçi v e çocuğu için yeterl idir. B i r geri leme olan bu i l er lemeye boşu'na u mut land ı rarak bel bağ l atmak
53
suçtur: çünkü onu önce l i kle kendi n i beğenmiş (o ik i bayağ ı neden in kend ine öğrett iğ i şeyler neden iy le) ; sonra (ve ayn ı zamanda s ı kça) s ı k ı ntıy la aldat ı l m ı ş kı lar. Çünkü o iki şeyin kendine öğrettiğ i b i r başka şey de kendi cah i l l iğ in in b i l i ncine varmaktan başka bir şey değildir .
E lbette beşi nc i s ı n ftansa sek iz inc i s ı n ı fa daha doğrusu onbeşinci s ı n ı fa ge l inmesi herkes iç in o lacağ ı g ib i bence d e olağanüstü bir şey o lurd u . Ama bugün italya'da zorun lu okul doğ rudan doğruya benim tan ı m lad ığ ım g ibi o lduğuna göre (ayn ı "Paese Sera'n ı n anladığ ı gibi bir "seksüel eğit im" in akl ı n ıza ge lm iş o lacağ ı düşüncesi , gerçek şu ki, ben i üzüyor) ; daha iyi günler in umuduyla bunu ortadan kald ı rmak daha hayı rl ı d ı r ; yan i farkl ı b ir ge l iş imin umuduyla (sorunun düğ ü m noktas ı işte budur) böyle yapmak gerekir.
Televizyona i l i5k in başka laf sarfetmek istemiyoru m : zoru n l u oku la i l i şk in söyledik leri mse sonsuza dek çoğalt ı labi l i r . Sözü edi len bir öğretim değ i l , bir "örnek"t i r : yani te levizyon arac ı l ı ğ ı y la sözü ed i lmeyen ama "su n u lan" model lerle karş ı karş ıyay ız . Ve eğer model ler bun larsa, art ı k b ı rakı l m ı ş ve savu n masız genç l iğ in suçaeğ i l im l i ya da suç lu o lm ayacağ ı n as ı l i leri sürü leb i l i r? Sevg in i n çağ ı n ı kapat ıp , hazz ı n çağ ı n ı başlatan , pratik o larak b i r araçtan başka bir şey o l mayan te l evizyon o lmuştu r . Gençlerde önüne geçi l mez bir b iç imde sonu suç lu luğa varacak bir sald ı rgan l ığa ya da sonu m utsuzluğa varacak bir edi lgenl iğe (h iç de küçük bir neden değ i l) ite n , kendi ler indeki budalal ı k neden iy le o l uşan kend in i beğenmiş l i k ve düşkı r ıkl ı ğ ı ve okul ya da televizyon aracı l ı ğ ıy la veri len model lerin erişi lmezl iğ iygi .
54
Şimdi televizyon a göre o ku lda daha faz la o lan , sola yönel i k her açık l ı k h içbir işe yaramad ı : çünkü oku l ve video devletin yetki alan ı içi ndedi rler ve Devlet yen i b ir ü retimdi r ( i nsan l ı ğ ı n üret im i ) . Eğer i l er ic i ler , b i r hal k ı n gerçe kten antropoloj i k duru m u n u düşün üyorlarsa, zorunlu oku ldaki dersler in ve televizyon yay ın ların ı n derhal kes i lmes i n i istemek ko nusunda korkusuzca b i rleşs in ler. B u n un son u cu nda h içbir şey o l mayabi l i r ama çok şey de olabi l i r : Bir Quarticcio lol uya iğrenç oku l ları ve bütün akşamları n ı , geceleri n i işgal eden televizyonu kaldı rarak belki yen i b ir yaşam model i bu lması nda yard ı mc ı o lunur. Başka biçimde i l lere geniş yetki veri lmesi ( merkezden uzaklaştı rma) konusunda söylenen herşey önselci b i r aptal lık, kat ıks ız b ir dalavere o lur . Quart icc io lo luya i l işk in b i lg i leri - herhangi bir başka "kü ltürel yer"in de olduğu g ibi - a lmak iç in duvar gazete leri ve U n ita'ya başvurmak, on lara bunun g üvences in i vermede yeter l i o labi l i rd i : he le benzeri b i r g id işte, özyönet im ad ına yaşam biçi m i n i , yaşamla bir kez o lsun birleştirmeye yöne l i rken i ş b i r başka an lama bürünürdü .
1 8 Kas ım '75
Corriere del la Sera
55
Qkul ve "f.elevizyon Uzerine Onerilerim
Morav ia da yarg ı lar ıy la ben i onurlandı rı yor . Bunları n zeki b ir i nsan ı n yarg ı ları o lduğu anlaş ı l ı yor: ama onun , her yazarın yapt ığ ı gibi , romanlaştı rmaya çal ı şarak, "metn in keyf ine" yaln ızca uzlaşmada varmaya çal ı şt ığ ı da anlaş ı l ıyor.
Doğrusu o , romancı kişi l iğ iyle, Circeo ci nayetindeki ve Cinecitta'daki sald ı rıda iki olayı gördü . Bunl ar bi ll u rlaşm ış , saydam, etki l eyici , kapal ı : kendi l er ine özgü kusu rsuz luklara sahip küçük evren lerd i . Böyle "can l ı b i r model" arac ı l ı ğ ı yl a o , Circeo c inayet in i , 1 927'de yazd ı ğ ı "Tenis kulübündeki c inayet" öyküsüne benzetebi l i r . Buna karş ı l ı k ben de, Cinecitta'daki altpro leter sald ı rı y ı , dört Napo l ı l i gencin Accattone ( Di lenci 1 96 1 ) deki kad ı na , Maddalena'ya yaptı kları sald ı r ıya benzetebi l i r im . Ama ben Napol i l i ler in Maddalena'ya sald ı r ı s ı n ı , 75 ' sonbaharı nda Cineci tta'da gerçekleşen saldı r ıdan daha yakı n bu luyorum ; çünkü burada işin iç ine doğrudan i nsancı l l ı ğ ı d ı ş lamayan ayak takı m ı n ı n kural ları g i riyor. Moravia da, 75 sonbaharında C irceo'da iş lenen c inayete göre "Ten is kul übü ndeki ci nayet in daha yak ı n o lduğ unun , bun ları h içbi r gerçek tari hsel bağ ı n b irl eştirmediğ i n i n ayrım ı na varmal ıyd ı . Bu ik is i n in arası nda, büyük n icel iğe uygun bir n itel i k atlaması var. 1 927'de yaln ızca seçkin çevre lerde d i le geti r i len bir suç, bugün kit le ler taraf ı ndan di le get ir i l iyor. Gidiano "' temels iz suç, b ir tüketim çeşidi o ldu . Kiş isel bir seçim , ortak bir zor lama o ldu. Bu da az şey değ i l .
( * ) Andre G ide an ışt ı rı l ıyor o�a gerek (y. n . }
56
Moravia ve okur "yürü rl ü kten kaldı rma" po lemiğ in in ( hay ı r, "yürü rl ü kten kald ı rma" değ i l : · "durduru l ma") ve - Cinecittal ı altproterlerin yaptı kları (teh l ike l i soygun , sapı kl ı k amac ına adam kaçı rma, c inse l ş iddet) iş leri yapan dört Mi lanol u haydutun fotoğrafları n ı n ç ıkt ığı ayn ı Corriere'ye bakıyorlar. Bun lar, bir yüzyı ldan faz la bir zamand ı r küçük burjuva "ortamı na" g iren m i lanolu proleterler. Demek k i kare tamamland ı .
Fakat Moravia v e okur, kendi düş güçleri n i n yard ı m ı yla Corriere'n i n maskesi düşmüş dört haydutu n görü ntü leri n i n bu lu nduğu çerçevel eri de ekl iyorlar. Roma ve Mi lano aras ı ndaki uzakl ı k , bun ları s ı raya koymak iç in yetmezdi . H atta daha da fazlas ı n ı söyleyeceğ i m : o çökmüş , teh l ikel i , kayg ı l ı , mutsuz , an laş ı l maz , uğursuz, zayıf , kendin i beğenmiş, he r tü r s ın ı fsal görünüşünden yoksun (ne o lumlu ne de o lumsuz anlamda) yüzler , as l ı nda bug ü n ü n İtalyan gençl iğ i n i n yüzüdür.
Moravia' n ı n tart ı şmaya g ird iğ i makalemde gayet açıkça yazmışt ım . Şöyle demiştim : gençler kitlesi iyi i le kötü aras ı ndaki ge leneksel çat ışmay ı b i lmezden gel iyor. Suçlu lardan da, m utsuz başarı l ı gençlerden de sözed i lse, tepeden inmeci bir tavır la bir önyarg ı o larak onun seçimi , duyars ız l ıktan yanad ı r . Mutsuzluk, küçük bir suç değ i ld ir . Moravia' n ı n , bugü nün gençleri n i n bu somut sorun lar ıy la i lg i leneceğ in i san m ı yoru m tabi i . . . Neden onu i lg i lendirs in ki bun lar . O ancak uzaktan bakar. Somutluk onun i lgisini çekmez.
Pario lal ı ya da Torpignattaral ı sadistlerin o laylar ı n ı n gerçekleşebi lmesi iç in , C i rceo'daki sadist eğ lent i ya d a traf ik yüzünden meydana ge len hayvans ı sald ı rg an l ı k olayları n ı n b in le rces i n i n o lmas ı g erek-
57
tiğ in i de söylüyorum bu makalemde. Bu istati kse l , sosyoloj ik , ideoloj ik o lgunun , Moravia'n ı n i lg is in i çekmesi ve taraf ı ndan gözönüne al ı nması gerekirdi . Eğer böyle olsayd ı , gerek Circeo'daki gerek C inecitta'daki o laylar, o na b i l l u r laşm ış , saydam, etk i ley ic i , kapal ı , m ut lak o lay lar o larak görüneceğ i ne ; bulan ı k, karı şık, düzens iz . kes in , yay ı lan can l ı n ite l i kte "şampiyon " ları o larak görünürdü . Demek ki o zaman , böylesine uygun , yeri ne oturan ve temel i nde çok key i f l i o lan bu romansı karş ı laştı rmayı yapmak o lanaks ız o lacakt ı . Moravia gerçekte kat ı ş ı ks ız d ış veri ler le oynar : öykünün etrafı nda dolan ı r. İçeri k s imgelere i ndirgenmiştir. Bu noktada somut olaylardan edindiğ im gözlemci bir ik im im i ortaya koymayacağ ı m . Yüzlerce kez , kendi varo luş biçim im arac ı l ı ğ ı yla göz lemleme o lanağ ı bulduğu m , yüzlerce seri oluşturan . yüzlerce olay ın kahraman ı suratlar gördüm ve bun lar C i rceo ve C inecitta g ib i uç noktadaki ve traj i k o layl arı önceden b i ld i r iyorlard ı . Ke nd imi yal n ı zca bir şey söylemekle s ı n ı rlayacağ ı m . Moravia iç in (gazete lerde o lduğu g ib i ) Rosaria Lopez soyut bir biç imdir . Ve o, buna göre yorumunu yapar. Oysa ben , Rosaria Lopez' in erkek kardeşin i uzun zamandır tan ı r ım : k ı rm ı z ı b i r çekim maki nas ı vard ı r ve f i im çekmek isteyen s ı kı n t ı l ı ve s ı k ı nt ı veren bir gençtir. Görü ldüğü g ib i kend im i i ki kat ı ks ız veriyi sunmakla s ı n ı rl ı yorum. Fakat baz ı i l k sosyoloj i k ç ı karı mları ed in mek iç in başka bir şeylere daha gereks inmemiz var.
Bütün bun lar ı öngördü kten sonra (özel ve bu yüzden de somut) öneml i genel noktalara gele l im . Önce tüketim uygarl ı ğ ı na ve onun ortadan kald ı rmalar ına i l işk in olanlara, sonra da ben im ik i alçakgönü l lü öneri m olan zorun lu oku l u ve televizyonu ortadan kald ı rmaya i l işkin olan lara. İ l k noktada, Moravia, ben im yaz-
58
d ıklar ım nedeniyle iki yan l ı ş yarg ı ya varıyor. Bu , Morav ia' n ı n k im i kez ben i m söyled ik lerimden , as l ı nda söylemediğ im şeyler i ç ıkarmas ından kaynaklan ı yor . A) Her ne kadar kendis i , ben i m kafama takt ığ ı m veancak yete rince besbel l i b i r biç imde ortaya koyduğum bu iki o lgu aras ındaki ayrı m ı gayet açı kça an lasa da : Moravia , ben im tüketimc i l iğe karş ı duyduğum içten öfkeye çatarken geneldeki tüketimci l ik le , İ talyan tüketimci l iğ in i birbir ine karı ştı r ı yor. Ş imdi eğer o , geneldeki tü ketimci l iğe karş ı içten bir öfkey le ban a çatsayd ı , hakl ı o lacakt ı . Ama ben i m g eneldeki tüketimci l iğe mi öfke lendiğ im i an lamak içi n ben i den iyor: yani ben im benzer bir öfkeyi içeren b i r yap ı tı m ı ortaya çı karm ış o luyor. Asl ı nda dünya kapital izmin i n tüket imci evresine i l işkin ben de tam Moravia gibi düşünüyorum . Oysa eğer bana İ tal yan tüketi mc i l iğ i n e i l i şk in içte n b i r öfkeyle çat ı yorsa, o halde konuyu çarpıtm ı ş o luyor . Çünkü , öfke o lmaks ız ı n bundan konuşmak olanaksızlaş ı rd ı . Tüketimci devrim hareketi İ talyan yönetici l eri tarafı ndan , suçlu bir b içimde ve g id işte tekel leşti r i ld i ğ inde, nesnel l ik o las ı l ı ğ ı d ı ş lanas ıd ı r . Morav ia bende karşı t ı n ı s ı n ı yor.
B) Moravia, tüket imci burjuvalaşman ı n sosyals ın ıf lar ı ortadan kald ı rmad ığ ı n ı söylüyor. Fakat ben i asla söylemediğ i m b i r saçmal ı k konusu nda deniyor . Böyle b ir saçmal ı ğ ı i çeren bir yapı t ım varm ı ş g ibi gösteriyor. Burjuvalaşma sın ı f savaş ı m ı n ı n bir parças ıd ı r . Ve işte bu yüzden ben , ta ki bir saplantı hal ine gelene dek Marx ' ı n "soykı rı m " , "kü ltürel soykır ı m " i fadesin i her zaman kul landı m ve ku l lan ıyorum . Egemen s ın ıf la gelen yen i ü ret im biçi m i ve onun yaratt ığ ı yen i bir erk v e kültür biçim i son y ı l larda İ talya'da, İ talyan tarih i n i n özel kültürler ( halk kültürü) üzeri nde an ı msa-
59
nan en karmaşık ve bütünse l soykırı m ı n ı ortaya koydu. A ltpro leter genç roma l ı l ar kendi "kültür" leri n i ( bu n u yüz lerce kez y ine lemek zorunda m ı y ı m ?) ; yani kendi olma biç imleri n i , kendi ler in i ortaya koyma biçim ler in i , konuşmaları n ı , gerçeğ i yarg ı lama biçim leri n i yit ird i ler . On l ara ( tüketic i) bir bu rjuva hayatı mode l i veri lm iş o ldu . Klas ik b i r söyleyiş le on lar bozu lmuş ve burj uvalaştı rı l m ı ş lardır . Öyleyse on ları n s ı n ı fsal görü nüş ler i art ık kültüre l değ i l , tüm üyle ekonomiktir . B i rbiri ne bağ ı m l ı s ın ı fları n kültürü artık sözkonusu değildir. Sözkon usu o lan yaln ızca birbir ine bağ ı m l ı s ı n ı fları n ekonom isid ir. Şu uğursuz makalelerimde genç pro leterler in ve altpro leterlerin vahşi mutsuzlukları n ı n ya da said ı rgan suç lu ları n ı n öze l l i k le kü l türe l ve ekonomik koşu l lar aras ı ndaki dengesiz l ikten ve gözboyay ıc ı bir yaşam biç imi iy i leşmesiy le maskelene n , direnen yoksu l l uk neden iyle gerçekleşmes in in o lanaks ız o lduğu (benzetme deği lse eğer) burj uva kü ltürleri model lerin den kaynakla:ıdığ ı n ı sonsuz kereler y ine led im.
Ş imd i geçe l im zoru n l u okul ve televizyon kon u lar ı n a. B u arada ben i m yürü rl ükten kald ı rmayla i lg i l i " iki alçakgönü l lü önerim" , açı kça geçici bir yürürlü kten kald ı rmayı dile getir iyord u . Kes in l i k kazanmas ı adı na şöyle söylüyordum : "daha iy i g ü n ler in bekleyiş inde : yan i bir başka ge l iş im in - işte soru n u n düğüm n oktas ı " . B aşka sözc ü kl e r le d i l e ge ld iğ i nde İ ta lyan Komün ist Partisin i , so lun en güçlü ler in i v.d .n i kaynak görüyordum . . . Eğer "ge l iş im in" dönüşümüne gerekl iyse, oku lun ve televizyon u n kökten bir gözden geçir i l mesin in yararı ndan kimse kuşkuya düşmemel i .
Böy le kökten b i r yen i leşt irme n i n bekley iş inde , (bunu n ütopik olduğ u n u bi lmeme karş ı n , buna kes in-
60
l ik le inanmış durumday ım) zoru n l u oku ldan önce televizyon u ortadan kald ı rmak daha iyi o lurdu : çünkü geçen hergün , te levizyon iz leyic i leri iç in öğrenci lere göre daha ölümcüldür.
Bu noktada Moravia'yla (onun da zaten düşündüğü g ibi ) tümüyle ayn ı düşüncedeyiz. Gerçekte benim "yürürlükten kaldı rma" öneri m , kökten bir düzeltme içi n b i r metafordan (benzetme) başka h iç bir şey değ i ld i r : Moravia da, ben de böyle b i r reformun amacında e l bette , ayn ı düşünceleri paylaşmaktan başka b i r şey yapamayız.
Yaln ız dün , - Lecce'de k i bir seminerde - öğretmenlerle ç ı kan bir tartı şmada, zorun lu okulun o lması g e re kt i ğ i n i be l i rt iyord u m : bu n eden le Moravia 'y la hemen hemen ayn ı şeyleri söylüyordum (tabii böylesi b ir yeni zorunlu okula malze m e o larak, rehber okulu , iy i davran ış kural ları n ı n yasaları n ı , her tipteki bürokratik soru nları , kentleşmeye i l işk in öğeleri , ekoloj iy i , tem izl iğ i , seks i , v.d.ni ekl iyord u m . Ve özel l ikle çok okum ay ı , özg ü rce yo ru m la n m ı ş serbest okumay ı öneriyordum) .
Televl izyona i l işk in kökten düzeltme önerim ise şöyle : televizyonu partic i k ı lmak yan i kültürel o larak çoğulcu kı lmak gerekiyor. Bu tek ç ık ış yoludur, ancak böyle sah ip olduğu korkunç karizmat ik değeri n i ve hoşgörüsüz resmiyeti n i yit ireb i l i r. Ayrıca - gayet iyi bil i nd iğ i g ib i - part i ler televizyon erk in i (ş imdiye dek alçakça y·aptı kları g ib i ) bölerke n , saman altı ndan su yürü terek televizyonun iç inde parçalanı rlar. Öyleyse b u n u demokratik kı l m ak arac ı l ı ğ ı yla uygu lamak ve gün ış ığ ı na çı karmak gerekir . Her part in in kendi yay ın lama kura l ları olabi lme l iyd i . Ez i lm iş olduğu kadar da pohpohlanmış olan seyirc i de yaln ızca gören ve d in-
61
leyen b i r zaval ı o lacağ ı na , program ları seçmeye ve eleşt irmeye , yani o rtak b i r yazar olmaya çağ rı lm ı ş o lu rdu . Her partin i n . örneğ in telegazetesine i l işk in ku-ra l ı o lmal ı : çün kü televizyon izleyicisi buna katlan ıp duracağ ı na . h aber ler i seçeb i lme l i ve d iğ er le r iy le karş ı laşt ı rabi lme l i . Hatta d iyeceğ im şu ki , Parti başka programları da yönetme l i (tabi i ki Parlamentodaki temsi lc i l i ğ i ne oran la) . Şaş ı rt ıc ı bir rekabet doğardı ve programlar ın (o lağanüstü o lan lar ı n b i l e ) d üzey i bu çarpı şmadan dolay ı yüksel irdi . Haydi bakal ı m .
Dipnot : Moravia 'n ı n bana romanvari b i r b iç imde kapita l izm i n ard ı l ı o lgusu o lan gene l tü keti mc i l i ğe karşı teoloj ik b i r ki n sahibi o lduğum yüklemesi ( yü klemek, yi ne l iyorum , haks ız l ı k, çünkü ben im teo loj ik k in i m in tümü İ talya tüket imc i l iğ ine karş ıd ı r , te levizyona karş ı değ i l İ talyan te levizyonuna karş ıd ı r , zoru n l u oku la karş ı değ i l zoru n lu İ talyan oku luna karş ı d ı r) ben i , Ye n içağ öncesi b i r düşünü r le denk tuttuğunu göste rir ; e h , bu da b i r şeydir . Aksi halde Moravia beni kato l ik i lan ederdi (bu tan ı mdan kato l i kler neredeyse öfkeye kap ı lacaklar ya da b i rer Donkişot kes i lecekler ya da tarafları savunmasız kalacak) . Eğer bu romansı n i te l ik lere baz ı anlamlar yüklenebi lse , yani reformist , Luterci g ibi - o zaman doğru o lu rdu - çünkü yen içağ öncesı bir düşünür o lmak bunlara doğru atı lan n ite l iksel bır ad ı md ı r. 29 Ekim 75 Akşam Postası
62
ltalio Calvino 'ya Luterci Bir Mektup
Sen 8 Ekim '75 tari h l i Corr iere del la Sera'da d iyors u n ki : "Circeo'daki ce l lat l ı ğ ı n soru m l u lar ı çok say ı da lar ve yaptı kları tümüyle doğal b ir şeymiş g ib i , arkal ar ı nda on ları iç ine a lan ve h ayran l ı k duyan b i r o rtam ve mantı k anlay ış ı varm ı ş gibi davran ıyo rlar. "
Peki ama neden ? Sen d iyorsun k i : "Bug ü n ü n Roma's ı nda ürkütücü
o lan bu canavarca örnekler in art ı k bask ıc ı zo r lamalara bir meydan okuyuşu n korkusu z l uğunda . mut iak b i r hoşgörü havası nda meydana ge lmes i . . . "
Peki ama nede n ? Sen d iyorsun ki : "Gerçek te h l i ke , toplumumuzun
kanser l i yo l lara yayı lmas ı ndan kaynaklan ı yor . . " Peki ama neden? Sen d iyo rsun ki : " . . . ah laksal gevşekl ikten ve top
l u msal so rumsuz l u ktan ( İ ta lyan b u rj uvazis i n i n b i r taraf ınca sahip o lunan) uyg u l amaya kötü davran ı ş lar ve adam öldürme olarak geçişe bir adımdan faz la b ı r şey yok . . . "
Peki ama neden? Sen d iyorsun ki : "Öyle b i r dünyada yaşıyoruz k i .
k iş i n i n adam öldürmedeki ve küçük düşü rü lmesi ndeki "escalation"* tari hsel ge l i ş im i n i n en göze çarpan örneklerinden biridir (bu durumda pol i t ika ve seks suç lu · ! arı i ndirgenebi l i r ve iy imser tan ım lar g ibi görü nüyor lar d iyorsun ) . "
• Escalation (frans ızca) : s ı n ı l lan d : r ı'la .
63
Peki ama n eden? Sen diyorsun ki : "zal im l ik konusunda her an nazi
lerden daha beter bir duruma gel inebi l i r . " Peki ama nede n ? Sen d iyorsun ki : "başka ülkelerde de kriz ayn ıd ı r ,
ama daha katı top l um l arda farkl ı yoğ u n lu kta iz le r b ı rakıyor . "
Peki ama n eden ? Ben ik i y ı ldan faz lad ı r b u nedenleri an latmaya ve
halka yaymaya çal ı ş ı yorum. Ve en sonunda her sefe r inde ben i çevreleyen suskun luktan öfkeye kap ı ld ı m . Benim ortaya konamayan Katol ik bir "refou lement" im · . bunun yal n ı zca b i r dava ha l i ne ge lmes ine n eden old u . H iç kimse daha i le ri g itmemde. açı k lama g i riş imler imi der i n ! eş t i rmemde yard ı m a yelte n med i . Ş i rr.di Kato l ik o lmaktansa susmak yeğdi r . Örneğ in G iuseppe Branca 'n ı n . Livio Zanetti ' n i n , Giorg io Bocca' n ı n , C laudio Petrucciol i ' n i n . Alberto Moravia'n ı n suskun l ukları . . .Onlar ı sen i n pek an laş ı l maz bir s ık ı nt ıy la tan ı m lad ı ğ ı n . b u İ talyan koşu l unun suç lu lar ına karşı dava öner imle k iş ise l o larak çağ ı rd ı ğ ı m tıalde i l g i l enmed i l e r : sen . böyles i ne ı l ı m l4 s ı n · i şte . Ve sen i n suskun u n n ed e n i yayı n lanan yaz ı l a r ımdan çok katol i kl i ğ i ndend i r V eso l u n kato l i k le ri n i n susmas ı on lar ı n bu yap ı s ı ndan kaynaklanmaktad ı r (on lar . en n ihayet, refo rmist o larak tan ı m lanma cesareti n i göstermel iydi le r . h atta d aha çok cesare t le ha la l u teryen o ldukl ar ı n ı . Ü ç yüz y ı l sonra. bun u n zaman ıyd ı . . . )
B ı rak sana n ey i n kato l ik o lmad ı ğ ı n ı söy les in ler . Oysa ko n uşan ve en az ı ndan yaşayan bir şeylerden
• Retoulement (frans ızca ) . yeniden y ık ım .
64
örnekler vermeye kal kı şan , daha derin b ir suskuyla çevrelenmişt i r. Suspus durmayı beceremed i m , senin de şu anda bunu beceremediğ i n g ib i . "Susabi lmek iç in çok kon uşmuş o lmak gerekir" (Çin l i bir tarihçi n i n şaş ı rt ıcı bir biçimde d i le getird iğ i gibi) . Öyleyse kon uş, bi rkez olsu n . Neden o lmas ın?
Sen Lietta Tornabuoni 'n in ya da televizyona kafası bozulmuş b ir gazetecin in yapacağ ı gibi içinde o layların ve olgu ları n açı klamaks ız ın dizildiği bir "cahier de do le ances "*yazd ın .
Neden ? Öyle de olsa, sen in "cah ier" in** hakkında, aç ı kla
maları n olmay ış ı n ı n d ı ş ı nda eleştirecek noktaları m var. Senin "burjuvazi taraf ı " , "Roma", "neofaşistler" ko
nusundaki "vurun abal ı ya" mantığ ı n ı e leştiriyorum . Bu , sen i n b i r zamanlar değerleri o lan bi l g i lere
dayanmandan apaçık bel l i o luyor. Bu bi lgi ler (sana bir başka mektubumda da sözünü ettiğim gibi) bizi kleriko - faşist bir meydan okumaya yüreklendi ren ikramiyeler o ldu. Laik, akı lcı , demokrat ik , i lerici b i lg i ler . O ldukları hal leriyle bir değerler i yok art ık. Çünkü tarihsel gel iş im devam etti ve o bi lg i ler nas ı l id i lerse öyle kaldı lar.
"Burjuvazi tarafları n ı " ha la suçlu o larak görmek çok eski ve mekan i k b i r tav ır , çünkü , bugün , burjuvazi on cy ı l önceki hal inden çok daha beter bir du rumda.fazlasıyla iyi . Hepsi . Pario lal ı da, San Babilal ı da buna dahi l . Neden çok kötü demenin b ir faydas ı yok (zorbal ı k, sald ı rgan l ı k , "başka"s ı n ı n ayn ı görüşte o lmayış ı , ı rkç ı l ı k, bayağ ı l ı k , h ayvansı h azc ı l ı k ) , neden dah a iy i
• Cahier de doleances: şikayet defteri • • Cahier: defter
65
demen in de (be l l i an lamda bir la ik l ik , baz ı çevrelerin değerleri bir anlamda kabul ü , referand u m oylamaları , 1 5 h aziran oy lamaları ) .
Roma'dan bir suçlu gibi sözetmek, Torino lu ları n , M i lano lu lar ın Roma'yı açı k, ı rkçı g österi lerle her tü rlü bozu l man ı n merkezi sayd ı kları 50 ' 1er in en katı ş ı ks ız y ı l lar ı n a damgalamaktı r. Bug ü n Roma P ariola's ıy la , M i lano 'nun San Babi la's ıy la ya da Tori n o'suyla olduğ u ndan tümüyle daha kötü duru mda değ�ldir .
Neofaşistlere ge l ince, sen kendi kend ine onlara i l i şk in i lkeler in yoğun bir biçimde yayg ı n laşt ığ ına karar verm işs i n : ve sözünü ettiğ i n (ben im de ta ne zamandır söyled iğ im) o labi l ir nazi acı masız l ığ ı yal n ı zca onlarla i lg i l i değ i ld ir .
Senin "açı klamas ız defteri n" hakkı nda e leştirecek bir nokta daha var.
Pario la l ı neofaşistleri burj uva o ldukları iç in i lg inden ve öfkenden ayrı cal ı kl ı tutt un . Burj uvaz in in yen i çocu klar ı o lduklar ı iç in , on lar ın suçlu l uğ u sana i lg inç görü nd ü . Bun lan gün l ük haberin ürkütücü karan l ı ğ ı ndan , ente l lektüe l yoru m u n ı ş ı ğ ı n a ç ı kart ı yorsun , çünkü on ları zaten toplumsal s ı n ı fları korur değ i l m i? Bana öy le ge l iyor k i sen , bütün İ ta lyan bas ı n ı n ı n görd üğü g ib i , Circeo'daki kati l ler kon usunda, on ların ayrıcal ı kl ı yap ıs ına i l işkin duruma göre davrand ı n . Ayn ı şeyleri Roma' n ı n kenar mahal le leri n i n "yoksul ları " , ya da Mi lano lu , Tori nolu göçmenler in "yoksu llar ı " yapm ı ş o lsayd ı böyles ine çok ve bu b iç imde kon uşu l mazd ı . Ney in adı na? ı rkçı l ı ğ ı n . . . Çünkü kenar mahal lel i ya da göçmen "yoksul lar" biri nci s ı n ıf suçlu sayı l ı rlar.
Sözü n kısas ı , kenar mahal le l i ve göçmen "yoksullar" , yan i ha l k ı n genç kes i m i , Pario la l ı g enç ler in
66
yaptı kları şeyleri n ayn ıs ın ı yapabi l i rler ve gerçekten de yapıyorlar (gün lük h aberlerin ete kleri tutuşmuş biçimde sözünü ettikleri g ib i ) : ve sen in "tan ı mlayıcı l ı ğ ı n ı n " öznesi olan ayn ı ruhsal kiml ikle h e m de.
Roma kenar m ahal le leri n i n gençler i , ayn ı C i rceo'dak i ler g ibi he r akşam esrar çekerek, kad ı n l ı eğ lenceler düzen l iyorlar.
Rosaria Lopez' in öldürü lmesi , büyük bir o las ı l ı kla istemeksiz in gerçekleşt ir i ld i (bu n u tü müyle hafifletic i bir neden saymıyorum tabi i ) : her akşam gerçekten de, kaba bir törensel sadistl ikte iş ler karıştı rı yorlar.
Cezasız kal m ı ş bütün bu y ı l lar ı nda, burjuva ve neofaşist suçlu lar içi n , cezaland ı rı lmamış kenarmahallel i suçlu ları kı skanacak bir şey yoktur. (Torpignattaralı Carl i n o kardeşler, Par io la l ı lar ı n sah ip o lduğ u ayn ı özdeş koşul l u özgürlüğün tad ı n ı ç ı kart ıyorlard ı ) . Cezalandı rı l mama 1 5 Hazi ran'dan sonra inan ı l maz biçimde ömrünü tamamlad ı .
Bütün bunlardan yan i "kongren in " burjuvaz i n i n (romal ı ) (neofaşist) bazı katmanları taraf ından ü lkeye ve böylece halka, h astal ı ğ ı bu l aşt ırarak yayı l ması ndan ne ç ıkarmak gerekiyor?Yani bu bozu lman ı n , epey uzak ve çekirdeğ i n i o luşturan bir karan l ı ğ ı n ı n o lmas ı ndan . . . Ve işte y ine bitmez tükenmez y ine lemelerime geld im.
Üret im biçimi değişt i (büyük n ite l ik, gereksiz iy i l ikler, hazcı iş lev) . Ama ü retim yaln ızca mal değ i l , beraberinde toplumsal ve i nsan i i l işki ler de yarat ı r. "Yen i üretim biçimi" , antropoloj ik o larak insan ı değ iştiri rken ( İtalya'n ın sözkonusu durumunda olduğu gibi ) demek ki yeni bir i nsanl ı k ya da "yen i bir kü ltür" yaratt ı . Ayn ı "ye n i kü ltür" , kendinden önceki ge leneksel burj u -
67
vas ından , çeşitl i bölgesel ve ha lkçı çoğunluktakiler ine dek tüm kü ltürleri u mursamazca soykır ıma uğratt ı . Burjuvaz in in yeni türüne ait o lan model leri ve değerleri , y ı kt ığ ı modellerin ve değerlerin yerine koyd u . Demek k i bu rj uvaz in i n çocu klar ı bun lar ı gerçekleşt i rmede ayrıcal ı kl ı d ı rlar ve bun ları gerçekleşti ri rken (kendi leri n den emin o lmayarak ve böylece sald ı rganca) kendi lerine e konomik olarak bunu yapmaya zorun lu o ldukları örneklere dayan ı rlar ve i şte bu neden le kurtçuklara, vahşi takl i tç i lere i nd i rgenmiş o lu rlar . Onları n SSvari kiral ı k kat i l doğalar ı işte bundan kaynaklan ı yor . O lgu , bü tün ü l kede böyle seyrediyor . Soru n lar açı k b i r biçimde ortada . . . Açı kl ı k dediğ i m zaman, benim burada b i r telg raf metn i g ib i düzenlediğ im tabe ladan bir sonuç çı kmayacağ ı n ı kabu l ediyorum . Ama eğer beni yan ıt lamak, tart ışmak, karş ı l ı k vermek ist iyorsan , sen kend i n i nas ı l ortaya koyacağ ı n ı gayet iy i b i l irsi n . En sonunda, bunu yapman ı istiyorum senden .
Dipnot : Böylesi b i r iş leme, pol i t ikacı lar güç lükle kazand ı r ı lab i l i r . On lar ınki sa l t b i r ayakta kalab i lme savaş ım ıd ı r . Savaşı m verdikleri yerde, (kendi leri ya da başkaları içi n , bu hiç farketmez) tutunmak ve devreye g irmek için hergün bir dayanak noktası bulmak zorundad ı rlar. Bas ın , on lar ın içi nden ç ık ı lmaz gün lük h aberler in i gayet sad ık bir b içimde yans ı t ı r . Bu noktalarda kas ı rga ele geçiri lmiş ve bozguna uğratı lm ışt ı r . Bas ı n , sad ık bir biçimde, büyülü sözcükleri y a d a gerçek polit ik perspektiflere indirgenerek tutunan , kat ış ıks ız laf kalabal ı kları n ı da yansı t ı r . Bu yansıt ış ı n gazeteci yazarları , ne kadar "güveni l ir" o lduğu bel l i o lmayan bu abart ı n ı n , bu kat ış ıksız gün lük haberleri n s u ç ortakları g ib i görünü rler . F i ldişi ku lenin çevirdiği dolaplar; işbir l ik leri , entrikaları , dalavereleri ciddi o laylar g ib i görünürler .
68
Bi razc ık yans ız b ir bak ış la , bun ları n traj i komik çarp ı tı lmalar ve doğal o larak açı kgözce iş lenmiş yak ış ıksız şeylerden başka b i r şey o lmad ığ ı anlaş ı l ı r .
Sendikacı ları n çok faz la b ir yard ım ı o lamaz. Olmakta olan ı n anlam ı n ı sezme, kavrama olana
ğ ı na -keşke bun lar ı b i lmek zoru nda o lmasalard ıancak bun ları n ç ıkarı na ve suç ortakl ığ ı na uzak olan platonik ayd ı n ları n (ekl iyorum : m arksistleri n) sahip olm aları gerektiğ i ortadadır . Gün , · on lara bunu zorun lu kı l maktad ı r. Bu b i l im adamlar ı , gerçekl iğ in Doğa g ibi kesin o lduğu tek b i l im in teri m ler iyle yan i Ekonomi Pol i t iğ i n d i l iy le bun ları yaz ıya aktarman ı n yükümündedi rler.
Mondo '75
69
Bir Radikal Parti Kongresi
Ön söz Öncel ikle neden burada o lduğumun gerekçeleri n i
s ı ralamal ı y ı m . B i r rad ika l o larak burada değ i l im . B i r sosyal ist o larak da değ i l . B ir i lerici o larak da değ i l . Ben İtalyan Komün ist Partis ine oy veren ve yeni ·�uşak komün ist lerden çok şey umudeden bir komün ist o larak buradayı m . En az ı ndan , radikal lerden o lduğum kadar genç kuşak kom ü n istlerinden umut luyum. Yani o pek çok istek, ak ı ld ı ş ı l ı k ve belk i de serbestl ik ,gerçekl iğ i üzeri nde özgü rce - belki de Wittgensteinvari b ir' gözle - düşünebi lmemiz içi n , bir boşluk kalmas ına iz in veriyorlar.
Örneğ i n : artı k resmi Komün ist Parti , demokrat ik yöneti m i , sine die .. kabu l ett iğ in i bi ldi r iyor. O halde bu kuşkulara sahip o lm amam gerekir : İtalyan Komün ist Partis i' n in b içim in in özgün safl ığ ına uyum içi ndeki - ya da d i lersek biçimsel uz laşmas ı n ı n diyebil ir iz - , 30y ı ld ı r onaylanan ve ku l lan ı m ında uzlaş ı lan demokratik yöntemde n kaynaklanm ı yor tab i i k i kuşku ları m . Yaln ı zca, demokras i n i n la i k d in inden kuşku d uymaktay ım . İtalyan Komün ist Partisi ' n i n , hristiyan demokratlar ı n demokrat i k l iğ i n i dayanak o larak ald ı ğ ı ndan kuşku duymak ke nd i değ er in i d ü şürmek o lu rd u , öylesine İtalyan Komün ist Partis i ' n i n , örneğ in radi kall e r i n demokrat i kl i ğ i n i dayanak ald ı ğ ı kon u s u nda an laşmak gerekir.
* Sine d ie ( lat ) : amaçs ız.
70
Bir inci paragraf A) En değerl i k iş i ler, hakları n a sahip o lmas ı n ı bi l
meye n lerdir. B) Hakları n a sahip ç ıkmas ı n ı b i l ip de, on ları sa
vunmayanlar ve üste l i k bundan vazgeçen ler de değerl i kiş i lerdir .
C ) Başkaları n ı n hakları için (özel l ik le bun lara sahip olmay ı bi lmeyenler içi n ) savaşı m veren kiş i ler de yeterince sempatiktirler.
D) Toplumu m uzda sömürü len le r ve sömüren lervard ı r . Öy leyse duru m , sö m ü ren le r iç in çok çok kötüdür . . Hakları o lduğ unu bi lm eyen değerl i k iş i lere, bun ları b i ld irmeyi kendine görev bi len , kendi leri n i bun u nla yükümlü sayan ayd ı n lar vard ı r ; hakları o lduğun u bi l ip de bun lardan vazgeçe n ler i , vazgeçmemeleri iç in dürtükleyenler ; başkaları n ı n hakları iç in savaş ım vermek adına herkesi tarihsel i çtepiyi d in lemeye itekıerle r. Sözün kısas ı , sömürü len lerle sömü ren ler aras ı ndaki olayda sürtüşmeye ve tart ışmaya g irmeksizin kabu l len i lecek olan, m utsuz o lan lar ın söm ü rü len ler o lduğ udur .
B i r yüzyı ldan fazlad ı r ayd ı n lar taraf ı ndan üst len i len bu rolü , son y ı l larda, ayd ı n lar aras ı ndan ayrı lan g ruplar açı kça bir h ı rsla böylesi bir ro l ü aş ı rı uçlara g ötürmeye çal ı şmakta. Ben de kend im i bu ekstremistl er in genç leri n e ve değerl i k ıdeml i ler ine dah i l say ı yorum.
Bu ekstrem istler (bun lar ı n yaln ızca üst düzeyl i l er iy le i lg i lenmek istiyorum) , kendi h akları n ı n b i l inc in i l ıal ka yaymay ı , - neredeyse bir çömez tavrı yla, i lk ve son temel gerçek o larak ortaya koydukları n ı söyleyet) i l i ri m . Bunu duruma göre kararla, öfkeyle, u mutsuz-
71
l ukla, en iy imser ya da kundakçı sabı rla gerçekleştir iyorlar. Yaln ızca (değ erl i bi lg is iz lere) kendi hakları n ı n b i l inci n i yaratmaktan d eğ i l , aynı zamanda bunları elde etmen in isteğ in i yaratmaktan ve bu an lamda yap ı lacak propagandan ı n da yararı ndan sözedi ld iğ i be l l i .
İk inci paragraf. Meslekten pol i t ikacı ları n ve tarihç i lerin - romal ı fe
m in istl er hariç - ; yalan yan l ı ş istekleri ne başkald ı rarak, bu yaz, kuzeyde bir kentte yap ı lan po l i t i k b ir tart ışmaya katı ld ı m . S ıcak ve şark ı larla do lu gecede, her zaman o lduğu g ibi bir grup genç, tart ışmay ı sokaklarda sürdürmek istedi . Bun ları n arası nda bir yunan l ı vard ı . Han i şu söz ü n ü ettiğ i m "sempatik" e kstrem ist marksist lerdend i .
Onun sempatiy le do lu yap ıs ı nda, bel l i b i r biç imde göster iş l i o lman ın ve ayrı ca e kstremist alt kü l türün bütün göze çarpıcı kusurları kendin i ortaya koyuyordu . G iy im iy le pek e le avuca ge l i r b i r yan ı o lmayan b ir "er işkin " d i ; üste l i k belki de biraz sersericeyd i . Ama ayn ı zamanda da Men ippo ve Aramis arası , tam bir düşünür sakal ı na sah ipt i . Fakat omuzları na dek uzanan egzo�ik ve usd ış ı saçları , sakal ı na i l işkin muhteşem o lası iş levin i yo la getirir bir havadaydı ; onda Brahman felsefesin i n kendin i çabuk ele vermezl iğ i ve gurumparamparra' Jar ı n kibirl i dah i l iğ i vard ı .
Yunan genci , bu gösteriş l i l i ğ i n i en eks iksiz özeleştiri yoksun luğunda sürdürüyord u : sahip o lduğ u bu göze çarp ıc ı özel l i kle r i n i taş ı mas ı n ı b i lm iyo rdu ve bunda doğrudan doğruya kendi hakları n ı b i lmeyenler in taş ıd ığ ı değeri taşıyordu . . .
Böylesin e açıkça kendin i d ışarı vuran kusurl arı arasında en ağ ı r o lan ı , ha lk ın aras ı nda kendi h ak-
72
ları n ı n ve on lar adına savaşı m vermen in isteğ in i n bil i nc in i yaymaya olan eğ i l im iydi (baz ı baz ı hayat ı n , kend ine , neredeyse h i ç s o n u o lmayan uzun b i r şeymiş gibi göründüğü n ü söylüyordu) .
işte bu yunan l ı öğ,·enc in i n b i l i nçsiz kiş i l iğ inde ete kemiğe bürünen ölçüsüzlük !
Burjuva kökenl i ekstremist gençlerin marksizm yoluyla yaptık ları öncü lük ; yoksul burjuvanı n zeng in burj uvaya, güçsüz burj uvan ı n güçlü burjuvaya, küçük burjuvan ı n büyük burjuvaya o lan bi l inçsiz öfkes inden başka bir şey deği ldir .
Bu, s ın ı f savaş ı m ı maskesiyle o lan - içi ndeyse burjuva bi l incin in cehennemin i taş ıyan siv i l , b i l i nçsiz b ir savaştır. (Unutulmas ın ki sözünü ettiğim ekstremistlerd i r , komün istler değ i l ) . Hakları na sah ip o lması n ı b i l meyen ya da bunu bi l ip de vazgeçen değerl i kişi lerse, bu maskelenmiş sivi l savaşta , her zaman ki klas ik ro l lerindendirler: yani kurban l ı k h ayvan lar gibi herşeyde öne sürü leceklerdir .
B i l i nçsiz i kiyüz lü lükle o n lardan yararlan ı l ı yor : öncel ik le , bi l inci k ıskançl ı ğ ı n ve e konom i k ki n i n ağ ı rl ı ğ ı ndan kurtaran bir transfer öznesi olarak; sonra da n e oldukları n ı bi lmeyen , fanatik yoksul burjuva gençleri tarafı ndan eski, zeng in ve ne o ldukları n ı bi len , faşist burjuvalara karşı gayet bi l inçsizce karış ık bir savaşın iç ine "saf" b ir soylular ordusu gibi atı lmada kul lan ı l ı yorlar.
Şunda anlaşal ı m : s imge o larak gösterd ig im bu yunan genci (vahş i gerçeğe göre kurtarı l m ı ş ) butu nsonuçlara göre , o da yoksu l lar g ibi bir "sat" t ı . VP hı ı
"safl ı k" , ondaki "radikal izm"den kaynaklanan bir c: 0
nuçtan başka bir şey değ i ld i .
73
Üçüncü paragraf.
B u yüzde n bunu söyle m e n i n zaman ı d ı r ; dar an lamıyla demokratik bütünün d ış ı nda, sözü nü ettiğ im ve s ı n ı fsal b i r renge büründürdükleri "s iv i l haklar" ; İ ng i l tere'de, A BD'de, ya da laik Fransa'daki g ibi ideal katı doğrucu bir demokrasi o lab i l i rd i . "Sivi l hakları n " sosya l i s t i ta lyan laşt ı r ı lm as ı , kaç ı n ı lmaz (tari hse l ) b iç imde ha lka yayg ı n laşt ı r ı lmas ı ndan başka bir şey o lam azd ı .
Başkaları na , hakları na sah ip ç ı kmayı öğ reten bir e kstrem ist gerçekte ne anlatmaya çal ı ş ı r? Sahip o lunan eşit h akları n , ip ler k imin e l i ndeyse onun taraf ı n dan ku l lan ı ld ığ ı n ı m ı ? Kendi hakları n ı e lde etmek iç in savaşı m vermeyi öğreten bir ekstremist, ne an latmaya çal ı ş ı r? Patron larla eşit o larak sah ip o lunan h ak lardan yararlan mayı m ı ? Sömüre n ler taraf ı ndan kend i l e riy le b i r l i kte , söm ü rü l e n ler in mu tsuz kes im olduğ u n u öğ reten ekstrem ist, ne anlatmaya çal ı ş ı r? Sömüre n lerden , sah ip o ldukları , eşit ol ması gereken m ut lu luktan pay istemek gerektiğ in i m i ?
Son u ç o larak, belki de böylesi bi r b iç imde bir denk leştirmey le : yani en iy i d urumda, burjuva anlam ı nda bir demokratikleşmeye eriş i lmiş oldu .
Böylece, burjuvaz in in varl ı ğ ı kadar öneml i o lan ekstrem istleri n traj edis i , sözsel o larak marksist - len i n ist devrim diye tan ı mlad ıkları , burjuvazi kadar eski b ir sivi l savaş ı m ı geriye götürmekten doğu yor.
K iş ise l hakl arı n gerçe kleşmesi demek , bunları burj uva düzeyinde e lde edeni destekelemekten başka bir şey deği ldir o halde .
74
Dördüncü paragraf. S ı n ı f b i l incin i n , hangi an lamda marks ist leşt ir i lmiş
sivi l h aklar ın b i l i nc iy le b ir a l ı p vereceğ i kal maz? İtalyan Komün ist Part is i'n in h ang i anlamda ekstremistler le bir al ıp vereceği kalmaz (bazen eski bürokrat ik d ip lomasi gereğ i görüşmeye çağ ı rsa da: örneğ i n , 68'deki Direniş'te zaten uygu lamış o lduğu g ibi ) ?
San ı r ım yeter ince basit : söylediğ im g ib i , ekstrem istler sömürenle sömürü len aras ı nda pragmatik o larak marksist leşt i r i lm iş siv i l h ak lar iç in sonuçsal bir denkleşt i rme ad ına savaş ı m verir lerke n ; komün istler b i r değiş imin adı na s iv i l haklar ı n savaş ı m ı n ı sürdürür ler . Bu değ i ş i m , kendi n e özg ü doğası gereğ i sömüren le sömü rü len aras ı n daki her o lası benzeşmey i d ışlar.
S ı n ı f savaş ım ı , şimdiye dek b ir başka yaşam biçim i n i n (y ine güç lü antropolog Wittgenste in ' ı anarak) yani bir başka kü ltürün öndel iğ i n i n savaş ım ı o lmuştur. Çok doğru olan bir şey var. B u , .savaşım hal i ndeki bu iki s ı n ıf - nas ı l demel i? - türsel o larak da farkl ıydı lar. Ve gerçekte tüketim lerin bol luğ u n u n çağ ı nda özsel o larak da farkl ı yd ı lar.
Beşinci paragraf. "Sömüren ler" in mal ürett ik leri zaman ( "sömürü l
en ler" aracı l ı ğ ı yla) asl ı nda i nsan l ı k ürett ik leri n i ( toplumsal i l işki ler) herkes bi l i r .
İk inci sanayi devrim in in (d iğer ad ıy la : tüketimci l i k, yan i büyük n ice l i k , gereksiz iy i l ik , hedonist l ik iş lev) sömürücüleri yen i mal üretirken yeni bir insan l ı k (yen i top lumsal i l işki ler) da üretirler.
Şimdi , biri nci sanayi devrim i , tarih in in yaklaş ı k iki yüz y ı l l ı k süresince, her zaman içi n değişebi l i r toplumsal i l işki ler ü retmiştir.
75
Kan ıtı m ı ? Kan ıt ı , devrimci değişim ad ına savaşım vere n lerdeki top l u msal i l i şk i l e ri n değ işebi l i r l iğ i n i n maddi kesin l iğ i nden ortaya ç ıkar. Onlar h içbir zaman kapital izmin eko nomis ine ve kü l türüne bir seçenek get irmek adına karş ı koymam ı ş lard ı r ; on lar ı n amacı değ iş imd i r . Ancak bu değ iş im , varo lan topl umsal i l işk i leri ya da antropoloj ik biçimde söylendiğ inde ; varolan kültürü kökünden değ iştirebi l i rd i .
Önce, toprağa bağ ı m l ı köylünün köle l iğ iy le feodal bey arası ndaki i l işkide ete kem iğe bürünen "toplumsal i l işk i " , sonra işçiyle sanayi patron u arası ndaki i l işkide ete kemiğe bürü nenden çok fark l ı deği ld i : demek ki eşit b iç imde değ işti ğ i n i göstere n b i r "top l u msal i l işki ler" den söz edi lmekte .
Ama eğer bundan sonra ik inc i sanayi devrim i -sunduğu yen i yoğ un o lanaklar aracı l ığ ı y la değişmez öze l l ikte "toplumsal i l işki ler" ü ret irse ne o lur? B u , bugün varsayı lcı.n en büyük ve belki de en traj ik sorudur. Ve sonuç olarak bu , bütün ü lkelerde, büyük kapitalist kentlerde kesin olarak, İtalya'da ise dramatik l;>ir biçimde doğrulanmakta olan bütü nsel burjuvalaşt ı rm an ı n an lam ıd ı r.
Bu bak ış açı sı ndan Kapital ' i n içerd ikleri göze çok tozpembe görünüyor. Eski kap ital izm taraf ı ndan zorun lu b ı rakı lan gereksin meler önceler i i leri ge len gereksirımelere çok benziyorlard ı . Oysa yeni kapital izm ı rı zo r l ayabi leceğ i g ereks in meler tümüyl e e ks iksiz bir bicimde yarars ız ve yapmacı ktı rlar. işte bu yüzden , bun ları n aracı l ıg ıyla yeni kapital izm , tarihsel o larak insan l ı ğ ı n bir tipin i değ işt irmekle kendin i s ın ı r lamayacak ama insanl ığ ı n kendis in i değişti recekti . En kötü h al iyle . eski kleriko - faşizmin yerine yen i bir tekn ik - faşizm
76
(k i gene de kend in i anti - faşizm diye adlandı rı lması koşul uyla gerçekleşti rebi l i rd i ) yaratı rken o lsun ; ya da artı k asla o lamayacağ ı g ib i , sahte bir hoşgörü ve lai s izmi , s iv i l haklar ın sahte b i r g erçekleşmes in i kendi hedon istik ideoloj is ine konu o larak yaratmada olsu n ; tüketimci l iğ i n değişmez "top lumsal i l işki ler" yaratabileceğ inde birleş i lmiştir.
Marksist part i lerin iş lev in i sosyal demokratl ığa in d i rgerken yada tüm üyle yen i b i r tarihse l bak ış açı s ı ndan olsu n ; her iki duru mda d a gerçek bir devrimci değiş im için ütopyaya ya da geçmişe yer kalmayacaktır.
Alt ıncı paragraf. Sevgi l i Pannel la , sevg i l i Spadiccia, bana karşı da
herkese olduğu g ib i azizce bir tav ı rla sabır gösteren , ben im rad ikal dostları m : değ iş im yal n ı zca s ı n ı fsal bi l inçte ve marks ist devrimc i savaş ı mda değ i ld i r . Değiş im, kapital ist düzensizl i kte kend i l iğ inden vard ı r . O . bu noktada somutluğundan, gerçekl iğ inden yararlan ı r (ya da daha doğrusu zarar görür, hem de s ık s ık ve kötü b i r biçimde) . Bu , o lan ve ayrıca onda olan lar; ik i kü ltürel veridir. Bu iki veri aras ı nda bir aşır ı g itme, s ı kça da kötü bir i l işki vard ı r .Bun ların i l işkis in i egemen s ı n ı f ı n kü l türüy le , egemen o l u nan sı n ı f lar ı n kü ltürü aras ı ndaki d i ya lekt i k i l işk iy i d iyalekti k b i r i l işk iye dön üştürmek doğrusu bugüne dek marksizmin işlevi o lmuştur. Bu d iya lektik ı ı işki , sizin söylediğ in iz g ib i , demek ki art ı k yönet i len sı n ıf lar ın kültü rünün ortadan kalkt ığ ı yerlerde o lanakl ı o lmayacak. Öy leyse üst ya da alt, her tür lü kü ltürün korun mas ı için savaş ım vermek gerek. Siz in bütün bu y ı l larda, öze l l i kle en son zamanlarda yapt ığ ın ız bu . Ve her yerde değiş ik kültür
77
biç imleri bu lmay ı becerdin iz : kent in merkezinde, en ücra, en cansız, en g id i lmez köşelerde. Hiç bir insan i sayg ı yla, h içbir sahte tanr ısal l ı kla karş ı laşmad ı n ız ve h içb i r gözdağ ı n a maruz kalmad ı n ız . Ne kahpel iklerden . ne romal ı verg i toplay ıc ı ları ndan, ne de - hepsinden söylen m e k i stend iğ i g ib i - faşistle rden korkm ad ı n ız .
Yedinci paragraf Özünde , sivi l h aklar, başkalar ı n ı n haklar ıd ır . Şimdi
değiş imden sözetmek neredeyse s ı n ı rs ız bir konuyu b i ld i rmekted i r. Kend i ı l ı m l ı l ı ğ ı n ı zda ve katı l ı ğ ı n ızda ayrı m yapmad ı n ız . Her türlü o lası değişim iç in kendiniz i teh l ikeye attı n ız . Böylece bir gözlem yap ı lm ış oldu. Çoğ u n luğa i l işk in bir değ iş im var, b i r de azı n l ı ğa i l işk in bir değişim . Diyalektik ve teh l ikel i b i r değiş imin ortadan kald ı r ı lması o larak, eg emen o l u nan s ı n ı f ı n kültürünün y ık ı lmas ı na i l işkin soru n , çoğun luğu i lg i lend iren bir soru ndur . Bu ayrı lma, çoğunluğun soru nudur. Bu düşük, çoğun luğun soru nu dur . Gerçekte , çoğ unluğu oluşturanlar, işçi ler ve köylüler, karı - kocalar, babalar ve analard ı r. Değiş im in genel savunu luşu doğru l tusunda, ayr ı l ma doğru l tusunda, düşük doğ ru ltusunda büyük başarı lar e lde etti n iz . Bu - çok iy i bi ldiğ i n iz gibi - büyük bir teh l ike oluşturuyor. S izin iç in - siz n as ı l tepki gösteri l eceğ i n i çok iy i b i l i rs i n iz · · oysa, öze l l ikle daha yüksek o lmas ı gereken kültüre l düzeylerde, şaşmaksız ı n daha kötü tepki gösteri l iyor. Bütün bunlarla ne demek istiyorum?
İ lk paragraflarda sözünü ettiğ im sivi l hakları n ekstrem istler tarafı ndan m arksistleşti ri lmiş edin imi aracı l ı ğ ıy la - sivil haklar yaln ızca bi l ince i l işkin değ i l , ayn ı zam anda i lerici inan c ı n bütün İtalyan yönetici s ı n ı f ı n ı n
78
gel iş imin i i lg i lendir ir duruma ge lm iştir. Sözün ü ettiğ i m s iz in hayranları n ı z değ i l . H ak l ı o larak gururl andığ ı n ı z olgudan ; en uzak v e değ işik yerlere u laştığ ı n ız kişi lerden de sözetm iyorum. Sosyalist , komünist , sol kato l ik, gene ldek i t üm ayd ı n larda n sözed iyoru m , sıc et simpliclter*: bu ayd ın kitles inde - sizin başarı ları n ı z aracı l ığ ı yla - s iz in özgür lük adı na güttüğ ü n üz s ı rad ış ı sevg i onaylandı ve konform izmin kesin l iğ i n i kazand ı . Üste l ik bunu (genç ekstrem ist ler taraf ı ndan yarat ı l an b i r "model" arac ı l ı ğ ı yla) terör izmin ve dem agoj i n i n aracı l ığ ıyla kazand ı .
Sekizinci paragraf. Çok ağ ı r şeyler söylediğ i m i n fark ınday ı m . D iğer
yandan da bu kaç ın ı lmaz. Eğer böyle deği lse , benim burada ne iş im var? Solun , bu uygun coşku an ı nda -sizlere, ben im içi n , biz ayd ın ları önümüzdeki gelecekte bekleyen en büyük ve en kötü teh l i keyi i letiyorum. Yen i b i r "trahison des c/ercs "**: yen i b i r uygun bu lma; yen i b i r kabu l lenme; o ldubitti karş ıs ı nda yeni b ir yen i lg i ; hala, yaln ızca yen i b ir kültür ve yen i b ir yaşam nite l iğ i g ibi görünse de, yeni bir yönetim in tehl i kesine karşı uyarıyorum .
Sizleri beşinci paragrafta söyled ikleri me götü rüyorum: tüketimci l ik "sahte bir hoşgörü ve laisizm i , sivi l hakların sahte bir gerçekleşmesin i kendi hedonist ik ideoloj isine konu olarak yarat ı rken" yen i üretim biç imi tarafı ndan ifade bulan yeni toplu msal i l işk i leri değişmez kı labi l ir.
• Sic et simplicites: böyle ve bas�çe.• • Trah ison des clercs: çömezlerin ihanet i .
79
Şimdi, sizin taraf ın ızdan , ekstrem istlerin pragmatik bir marksistl eşti rme arac ı l ı ğ ıy la değişt i rd iğ i ayd ı n lar kitles i , s iv i l h aklar iç in veri len savaşı m ; ya da solun konformizmi ; erk , bun lar ı n heps in i kendi i lerici yasası nda bulundurarak oyununu sürdürür. İ l erici bir ayd ın , sivi l hakları n gerçekleşmesinde kendi katkıs ı n ı n kesinl iğ ine körü körüne i nand ığ ı sürece, zaten öz o larak, erkin her gerçek değişim i , s iv i l hakları n sahteleştir i l miş ve bütün leşti ren gerçekleşmesi arac ı l ı ğ ı yla ona geçersiz kı larak yüklediğ i sosyal demokrat işlevi kabul etmiş demektir. Demek ki bu erk, i ler ic i ayd ı n ları n , kendi leri n i çömez o larak görme olgusunu üstlenmeleri ne sık ı s ı k ı sar ı l ı r . Ve on lar zaten bu görün mez erke. görün mez bir k iml i k belges in i cepleri ne ind i ri rken , görünmez bir onay vermiş oldu lar.
Bütün bun lara karş ı s iz in basit bir biç imde, kendin iz olmaya davam etmekten başka yapmak zorunda olduğ unuz bir şey yok ( i nancı nday ım) : bu da sürekl i o larak, zor tan ı n ı r hale ge lmekten başka bir anlamtaşı maz . Büyük başarı ları n ı z ı çarçabuk u n utun : istemede, değ işiğ in iz le kendi n izi özdeşleşti rmede; rezalet çı kartmada, hayvan laşmada hep karş ıt o lmaya devam edin .
80