Click here to load reader

Milan kundera yavaslik

  • View
    608

  • Download
    12

Embed Size (px)

Text of Milan kundera yavaslik

  1. 1. ADA DNYA YAZARLARI 1. basm: Haziran 1995, Can 2. basm: Eyll 1995, Can 3. basm: Eyll 1996, Can Bu kitap, stanbul'da Can Yaynlar'nda dizildi, Eko Basmevinde basld. (1996) Dizgi: Serap Kl
  2. 2. Milan Kundera YAVALIK Franszcadan eviren ZDEMRtNCE CAN YAYINLARI LTD. T. Hayriye Caddesi No. 2, 80060 Galatasaray, stanbul Telefon: (0-212) 252 56 75 - 262 59 88 - 262 59 89 Fax: 252 72 33
  3. 3. zgn ad La Lenteur MILANKUNDERA'NIN CAN YAYINLARI'NDAK BR KTAPLARI AYRILIKVALSI / roman GLN VE UNUTUUN KTABI / roman SAPTIRILMI VASYETLER / deneme AKA/ roman JACQUES LE EFENDS / oyun ISBN 976-610-627-8 Vera Kundera / Onk Ajans Ltd. / Can Yaynlan Ltd. ti. (1995)
  4. 4. 1 Akamdan gidip geceyi bir atoda geirme tut kusuna kapldk. Fransa'da ounu otele dntr dler atolarn: yeilliin kknn kaznd ir kin bir alanda yitmi el kadar yeillik paras; u suz bucaksz bir yol ann ortasnda bir snak, h- yabanlar, aalar ve kular sma. Arabay ben kullanyorum, arkamdan gelen arabay dikiz ayna snda izliyorum. Soldaki kk k gz krpp du ruyor ve arabada sabrszlk belirtileri Beni ge mek iin bir frsat kolluyor src; alc kuun ser eyi pusuda beklemesi gibi o n bekliyor. Karm Vera konuuyor: "Fransa'da her elli da kikada bir insan lyor yollarda. unlara bak, hep si deli bunlarn, nasl sryorlar. Sokak ortasnda yalbir kadm soyarlarken gklar kmayan, tedbi ri elden brakmayan insanlar bunlar. Direksiyona geince korku morku vz geliyor, unutuyorlar, na sl oluyor bu?" Yant ne bu sorunun? Belki de u: motosikleti nin zerine yumulmu giden insan bu gidiin so mut bir saniyesine verir kendini yalnzca; gemi ten ve gelecekten kopmu bir Zaman parasna tu tunur; zamann srekliliinden kopmutur; baka bir deyile, esrime durumundadr, bu durumda ya , kars, ocuklar, kayglar umurunda bile deil dir, unutmutur onlar, bu nedenle korkmaz, n k korkusunun kayna gelecektedir ve gelecek- 5
  5. 5. ten kurtulmu bir insan iin korkacak bir ey yok tur. Teknik devrininin insana armaan ettii bir esrime biimidir hz. Motosiklet srcsnn ter sine, koucu, kendi bedeninin varlm her zaman duyumsar, ila ampullerini, soluk durumunu hi aklndan karmamak zorundadr; gvdesinin ar lm ve yan hisseder koarken, kendi kendinin ve yaamnn zamannn her zamankinden daha fazla bilincindedir. nsan hz yeteneini bir maki neye devredince her ey deiir: Artk kendi gvde si oyunun dndadr ve bir hza teslim eder kendi ni, cisimsiz, maddesiz bir hza, katksz hza, hzn hzlma, esrime hza. Tuhaf balam: Tekniin kiiliksiz soukluu ve esrimenin yalmlar. Bundan otuz yl nce, cin sel zgrlk konusunda bana bir ders (dondurucu bir kuramsal ders) veren, erotizmin parti komiseri ne benzeyen, ciddi ve cokun grnl u Ameri kal kadm anmsyorum; ektii sylevde ikide bir cinsel doyum szcn kullanyordu, orgazm de yip duruyordu; saydm: tam krk kez. Cinsel do yum tapna: Cinsel yaamda hayl edilen, cinsel yaama yanstlan kat ilkeci yararclk; yararszl a kar verimlilik; akm ve evrenin biricik gerek amac olan cokun bir patlamaya erimek iin, ola bildiince abuk almas gereken bir engele indir genmi iftleme. Yavaln keyf neden yitip gitti byle? Ah ne rede imdi gemiin aylaklar? Halk trklerinin tembel kahramanlar neredeler, bir deirmenden tekine srklenip duran, ak havada yldz palas- 6
  6. 6. ta uyku eken u serseri tayfas nerede imdi? Kr yollaryla, ayrlaryla, harman yerleriyle, doa g zellikleriyle nereye gittiler? Bir ek atasz onla rn tatl aylaklklarn bir eretilemeyle tanmlar: Tanrnn pencerelerini seyrediyorlar. Tanrnn pencerelerini seyreden kimsenin cam hi skl maz; mutludur. Gnmz dnyasnda isizlik'e d nt aylaklk; ayn ey deil kukusuz: e yara maz hisseder kendini isiz insan, can sklr, yok sun kald devinimi arar durmadan. Dikiz aynasna bakyorum: Kar ynden gelen arabalar yznden bir trl beni sollayp geeme yen ayn araba. Srcnn yannda bir kadn var; adam adna neden gln bireyler anlatmyor acaba? Elini niin onun dizine koymuyor? Bunu ya pacana, nndeki arabay yeterince hzl srme yen srcy lanetleyip duruyor, kadna gelince, o da srcye eliyle dokunmay aklna bile getirmi yor, kafasnn iinde onunla birlikte araba kullan yor ve o da beni lanetleyip duruyor. Bana gelince, ben Paris'ten bir kr atosuna ya plan bir baka yolculuu, Madame de T. ile ona re fakat eden gen valyenin bundan iki yzyl a kn bir sre nce yaptklar yolculuu dnyo rum. Birbirlerinin ilk kez bu kadar yaknnda duru yorlar, hzn yavalnn yaratt o dile gelmez ksnl hava onlar iine alyor: Arabann devinim lerine uygun olarak sallanan iki vcut birbirine do kunuyor, nce rastlantyla, sonra bile bile ve olu yor olacak olan, yk balyor. 7
  7. 7. 2 Vivant Denon'un yksnn konusu yle: Yir mi yamda bir soylu kii tiyatrodadr. (Delikanl nn ne ad, ne de unvan anlyor, ama ben.onu valye olarak dnyorum.) Gen soylu komu lo cada soylu bir hanm gryor (yk ancak adnn ilk harfiyle tanmlyor kadn: Madame de T.); valyenin sevgilisi olan kontesin bir arkadadr bu hanm. Oyundan sonra kendisine refakat etmesini ister valyeden. Bu kararl davran karsnda a ran ve Madame de T.'nin sevgilisi olan Marki'- den (Marki'nin adn renemiyoruz; nk adla rn kullanlmad bir gizler dnyasna girmi bulu nuyoruz) de fazla hayretlere den valye, daha ne olduunu anlamadan, arabada gzel hanmn yannda bulur kendini ok gzel, ok ho bir yol culuktan sonra, bir atonun merdivenli sekisinin nnde durur araba kent dnda; burada Madame de T.'nin somurtkan kocas karlar onlar. , s kc ve keyifsiz bir ortamda akam yemei yerler, sonra koca kendisini balamalarn rica ederek onlar yalnz brakr. Artk onlarn gecesi balar: paradan olu an bir gece, menzilli yolculua benzeyen bir ge ce: nce parkta bir gezinti yaparlar, sonra bir k k evde seviirler, daha sonra atonun gizli bir odasnda sevimeyi srdrrler. Sabahleyin erkenden ayrlrlar. Karmak kori- 8
  8. 8. dorlarda kendi odasn bulamayan valye parka dner, burada Marki'yi grnce arr, nk Mar- ki'nin de Madame de T/nin olduunu bilmek tedir. atoya yeni gelmi olan Marki onu neeyle selmlar ve bu gizemli davetin nedenini aklar valyeye: Kocann Marki'den kukulanmamas iin Madame de T.'nin bir paravanaya gereksinimi var dr. Aldatmacann baarya ulamasna sevinen Marki, son derece gln, sahte k grevini yeri ne getirmek zorunda kalan valyeyle dalga geer. Yaad ak gecesinden sonra yorgun dm olan valye, kendisine minnettar olan Marki'nin verdii arabayla Paris'e geri dner. Poin de lendemairi1 adl yk ilk kez 1777 y lnda yaynland; yazarn adnn yerinde alt gizem li harf vard (nk gizler dnyasnda bulunuyo ruz): M.D.G.O.D.R. Dilerseniz, bu bilmeceyi yle zebiliriz: "M.Denon, Gentilhomme Ordinaire du ROL"2 Sonra bu yk 1779ylnda, yazarnn ad be lirtilmeksizin az sayda yeniden basld, ertesi yl bir baka yazarn adyla tekrar yaynland. 1802 ve 1812 yllarnda yaplan yeni basklarda yazarn ger ek ad gene yoktu; nihayet, yarm yzyl sren unutulutan sonra, 1866 ylnda bir kez daha yayn land. Bu baskdan sonra, Vivant Denon'a mal edil di yk ve n yzylmzda giderek artt. Bugn, XVHI. yzyln genel anlay ve sanatn en iyi tem sil ettii kabul edilen yaptlar arasnda saylmakta dr. . Hiyarnsz; yarn olmayan. (ev.) 2. Kraln Srekli Mabeyincisi, Denon Beyefendi. (ev.)
  9. 9. 3 Gndelik dilde, hazclk1 kavram, kokumu hayata deilse de zevk ve elence hayatna kar ahlakd bir eilimi belirtir. Hi kukusuz doru dur bu tanm: Hazzm ilk byk kuramcs olan Epi- kros, ok mutlu yaam alabildiine kukucu bir biimde anlamtr: Ac ekmeyen kimse haz du yar. Buna gre, demek ki hazcln temel bilgisi acya dayanmaktadr: Acdan uzak kaldmz oran da mutlu oluruz ve hazlar ounlukla mutluluktan ok mutsuzluk verdii iin, Epikros yalnzca sak- nmh ve sradan nazlar salk verir. Epikros bilge liinin ktmser bir arka alan var: Sefil bir dnya ya salverilmi olan insan biricik gerek ve salam deerin, ne kadar kk olursa olsun, kendisinin hissettii haz olduunu saptar: Bir yudum serin su, gkyzne (Tanrnn pencerelerine) doru bir bak, bir okama. Hazlar, sradan olsunlar ya da olmasnlar, onla r duyan insana aittir yalnzca ve bir filozof, hakl olarak, bencillik ilkesinden dolay hazcl eletire bilir. Bununla birlikte, hazcln en zayf yan on daki bencillik deildir, ama onun umutsuzca to pik olan niteliidir (ah, yeter ki yanlm olmaya ym!): Gerekten de hazclk lksnn gerekle mesi konusunda kukularm var; onun bize salk 1. Hedonizm. (ev.) 10
  10. 10. verdii yaamn insan doasna uygun olduundan kukuluyum. XVIII.yzyl, sanat ile, nazlar aktrel yasakla rn sisinden kurtard; Fragonard'n, Watteau'nun tablolarndan, Sade'n, oul Crebillon ya da Duc- los'nun yaptlarndan kaynaklanan ve 'libertin'1 ad verilen tutumun yaratcs oldu. Bu nedenle, gen dostum Vincent bu yzyl ok mu ok sev mektedir ve elinden gelseydi Marquis de Sade'n yzn ceketinin srtnda bir simge olarak taya bilirdi. Onun bu hayranlm paylayorum, ama (tam anlamyla anlalm olmasa da) bu sanatn gerek byklnn herhangi bir hazclk propa gandas a deil onun zmlenmesine dayand n ekliyorum. Choderlos de Laclos'un Tehlikeli likiler'ini2 btn alann en byk roman say nm nedeni ite budur. Romann kahramanlar hazz yakalamaktan baka bir eyle ilgilenmezler. Bununla birlikte, on lar hazdan ok hazz elde etmenin kkrttn ya va yava anlar okur. Onlar ynlendiren eyin haz arzusu deil, zafer tutkusu olduunu. Balangta neeli bir mstehcen oyun gibi grnen eyin, fark edilmeden ve kanlmaz olarak bir lm-ka- lm savama dntn. Ama savan hazclk ile arasnda bir ortak yan m var? Epikros yle yazar: "Akl banda insan savala ilikili hibir ey yapmaya kalkmaz." Tehlikeli likilerdin, mektup biimi, yeri bir 1. (Eskiden) Dinsiz, inansz, inansz. (imdi) apkn, haylaz, hovarda. / / Ak sak. (ev.) 2. Can Yaynlar. (ev.) 11
  11. 11. bakasyla doldurulabilecek basit bir teknik yn tem deildir. Bu biim kendi yaps iinde anlaml dr ve kahramanlarnn yaadklar eyi anlatmak iin, aktarmak, iletmek, itiraf etmek, yazmak iin yaadklarn aklar bize. Her eyin anlatld by lesine bir dnyada, hem ok kolayca kullanlabile cek, hem de en ldrc silh her eyi aa vurma, dile drme silhdr. Romann kahraman Val- mont, batan kard kadna, onu ykacak bir ayr lk mektubu gnderir, oysa, bu mektubu ona szc szcne syleyip yazdran, dostu Marquise de Merteuil'dr. Daha sonra, ayn hanmefendi, Mer- teuil c almak iin, Valmont'un gizli bir mektubu nu onun rakibine gsterir; rakibi onu delloya da vet eder ve Valmont lr. Valmont'un lmnden sonra, onunla Merteuil arasndaki gizli mektuplar ortaya dklecek ve her yerden kovulan Markiz'in yaam aalanma iinde son bulacaktr. Hibir ey, iki insann zel gizi olarak kalmaz bu romanda; kocaman nlamal bir kavknn iin de gibidir herkes, bu kavkda fsldanan her sz ck, saysz ve sonsuz yanklar halinde oylum kaza narak nlar. Kkken, bir kavky kulama daya ynca denizin en eski mrltsn duyabileceimi sylerlerdi. Laclos'nun dnyasnda da tpk byle dir, azdan kan her sz artk sonsuza kadar du yulabilir. Bu mudur XVIII. yzyl? Bu mudur haz- zn cenneti? Ya da, hi farkna varmakszn, hep bylesine nlayan bir kavknn iinde mi yaamak tadr insan? Her ne olursa olsun, yankl kavk, til mizlerine "Gizli yaayacaksn!" diye buyuran Epi- kros'un dnyas deildir. 12
  12. 12. 4 Otelin resepsiyon grevlisi kibar bir insan, otel resepsiyonlarnda grmeye altklarmzdan daha kibar. Buraya iki yl nce de gelmi olduumuzu anmsaynca, o zamandan bu yana pek ok eyin deimi olduunu haber veriyor. Deiik seminer ler iin bir konferans salonu dzenlenmi ve gzel bir havuz yaptrlm. Havuzu merak ettiimiz iin, ok aydnlk bir holden, parka bakan geni ka p boluklarndan geiyoruz. Holn sonunda, geni bir merdiven, byk ve mozaik demeli havuza iniyor, havuzun tavan camdan. Vera bana anmsa tyor: "Geen sefer, kk bir gl bahesi vard bu rada." Odamza yerletikten sonra parka kyoruz. Yeil taraalar nehre doru iniyor, Seine'e. evre ok gzel, bylenmi gibiyiz, uzun uzun dola mak istiyor canmz. Birka dakika sonra otomobil lerin vzr vzr getii bir yol kyor karmza; ge ri dnyoruz hemen. Akam yemei mkemmel, herkes iyi giyin mi, sanki salonun tavan altnda ans titreen ge mie herkes sayg sunmak istermi gibi Yanmz daki masaya iki ocuklu bir aile geldi ocuklardan biri yksek sesle ark sylyor. Sofrac elindeki tepsiyle masalarna eiliyor. Dikkatleri zerine ektii iin iyice koskoslanp sandalyenin zerinde ayaa kalkan ve sesini daha da ykselten ocua 13
  13. 13. sofracnn birka vc sz sylemesini isteyen an ne gzlerini dikmi ona bakyor. Yznde bir mut luluk glmsemesi beliriyor babann. Olaanst bir Bordeaux arab, rdek, souk luk -messesenin srr-, gevezelik ediyoruz, doy mu ve kaygsz. Sonra, odaya dn, bir an televiz yonu ayorum. Orada da ocuklar. Bu kez karade- rili, can ekien ocuklar. Adn oktan unuttuum (zerinden en azndan iki- yl geti, btn adlar insann aklnda tutmas olanaksz!) sava ve aln canna okuduu bir Afrika lkesinin ocuklarnn televizyonda gsterildii dneme rastlad atodaki gnlerimiz; haftalar, gnler boyu ocuklar. Zayf, bitkin ocuklar, yzlerinde gezinen sinekleri kova layacak bir hareket yapabilecek gleri bile yok. Bana soruyor Vera: "Bu lkede len yallar da var m acaba?" Hayr, hayr, bu aln en arpc yan, bu dn ya zerinde daha nce yaanm milyonlarca alk arasnda onu benzersiz klan zellik, bu aln yal nzca ocuklar krp geirmesi. zellikle de bu g rlmemi durumu dorulamak iin her gim haber leri seyretmi olmamza karn, ac eken bir tek yetikin insan gremedik ekranda. Bu nedenle, yallarn acmaszlna yetikin lerin deil de ocuklarn isyan etmeleri ve kendile rine zg doallk ve itenlikle u nl 'Avrupa o cuklar Somali ocuklarna pirin yolluyorlar' kam panyasn balatm olmalar tamamen olaan bir ey. Somali! Elbette ya! Unuttuum ad aklma ge tirdi bu nl slogan! Btn bunlarn oktan unu tulmu olmas ne yazk! Paket paket pirin satn al- 14
  14. 14. dlar, kimbilir ka paket. Anababalar ocuklarnn dnya ocuklaryla dayanma duygusundan etkile nerek onlara para verdiler ve btn kurulular on larn yardmna kotu; pirin okullarda topland, li manlara tand, Afrika'ya gidecek gemilere yk lendi ve herkes anl pirin destann izlemek ola na buldu. len ocuklarn hemen ardndan, alt-sekiz yalarndaki kz ocuklar ekran istila etti, hepsi yetikin insanlar gibi giyinmiler, davranlarnda yal hoppalarn sevimliliivar, ah ocuklarn yeti kinler gibi davranmalar ok ho, ok heyecan veri ci, ok elenceli, kzlarla olanlar dudak dudaa pyorlar, sonra kollarnda bir st bebei tutan adam grnyor ve adam bebein kirlettii ama rn en iyi nasl ykanacan bize anlatrken, gzel bir kadn yaklayor, azn aralayp alabildiine ehvetli bir dil kartyor oradan ve bu dili st be beini kucanda tayan herifin bnlerin bn a zna sokuveriyor. "Kusacam," diyor V6ra ve televizyonu kapat yor. 15
  15. 15. 5 Afrikal kk kardelerinin yardmna koan Fransz ocuklar, gzmn nne hep entelektel Berck'in yzn getirir. Onun ikbal gnleriydi o s ralar. Genellikle an-hret durumlarnda grld gibi, onunkini de bir baarszlk hazrlad: Anmsayalm: Yzylmzn seksenli yllarnda, cin sel ilikiden geenve balangta ecinseller arasn da kl sallayan ADS adl bir salgn hastalk kasp kavurmutu dnyay. Bu salgm Tanrnn cezas olarak yorumlayan ve hastalardan vebadan saknr gibi kaan yobazlara kar kmak iin hogrl insanlar hastalara yaknlk gsteriyorlar ve onlarla grmenin hibir tehlikesi olmadn kantla mak istiyorlard. Bylece, milletvekili Duberques ile entelektel Berck, Paris'in nl bir lokantasn da birka AIDS'li ile birlikte le yemei yediler; yemek ok gzel bir ortamda yendi ve iyi rnek ol mak konusunda hibir frsat karmayan milletve kili Duberques sra tatllara gelince kameralar da vet etti. Kameralar daha eikte grnr grnmez Duberques ayaa kalkt, bir hastaya yaklap onu sandalyesinden ayaa kaldrd ve hl ikolata bu lald azndan pt onu. Berck hazrlksz yaka lanmt. Fotoraf ekilip filme alnnca, Duberqu- es'in soylu pcnn lmszleeceini p diye anlad; ayaa kalkt ve bir AIDS'liyi kendisinin de pmesinin gerekip gerekmediini derin derin d- 16
  16. 16. nmeye koyuldu. Daha ilk evrede bu istei iin den kovalad, nk hastann azyla temas sonu cu hastaln gemeyeceinden tam olarak emin deildi ten ie; bundan sonraki evrede, pc n fotorafnn tehlikeyi gze almaya deeceini dnerek saknm duygusunu amaya karar ver di; ama nc evrede, aklna gelen dnce, has tann azna doru komasna engel oldu: Kendisi de hastay pecek olursa Duberques'in eiti olma yacakt onu pt diye, tam tersine, bir yknmeci, bir izleyici, dahas aceleci bir yanslamann sonucu olarak tekinin nn cilalayan bir uak dzeyine inecekti Bu nedenle, ayakta durmakla ve budala budala glmsemekle yetindi. Ama bu birka sani yelik kararszlk ona pahalya patlad, nk kame ra karsndayd ve btn Fransa televizyon haber lerinde onun kararszlnn evresini yznden okudu ve alay ederek gld. Bu nedenle, Somali iin pirin toplayan ocuklar tam zamannda yard ma geldiler. 'Dnya gereklerini sadece ocuklar yayorlar' yolundaki zl sz halkn nnde tek rarlamak iin her frsattan yararland, sonra Afri ka'ya gitti ve yz sineklerle kapl, can ekien ka- raderili bir kk kzcazn yannda fotoraf ek tirdi. Btn dnyada nlendi fotoraf, hem de AIDS'li hastay pen Duberques'in fotorafndan daha fazla, nk len bir ocuk len bir yetikin den daha deerlidir, Duberques'in o uralar gzn den kaan bir gerekti bu. Ne var ki kendini yenil giye uram gibi hissetmedi Duberques ve birka gn sonra televizyona kt. Kendisi dinin kuralla rna uyan ve bunlar uygulayan bir Hristiyan ola- Yavalk 17/2
  17. 17. rak, Berck'in tanrtanmaz olduunu biliyordu, bu nedenle yanma bir mum almak geldi aklna, en if lah olmaz inanszlarn bile nnde ba edikleri silhtr mum; gazeteci ile sylei yaparken cebin den kard mumu yakt; Berck'in uzak egzotik lkeler iin duyduu kayglar kallee gzden d rmek amacyla, lkemizin, kylerimizin, banliy lerimizin yoksul ocuklardan sz etti ve ac eken ocuklarla dayanmann simgesi olarak Paris'te byjt bir yry yapmak zere ellerine birer mum alarak sokaa kmaya ard hemerilerini; ardndan (gizli bir alayla) Berck'in adm vererek, onu kendisiyle birlikte yry alaynn nnde yer almaya davet etti. Berck seim yapmak zorun dayd: Ya Duberques'in peisra koro ocuu gibi elinde bir mumla yrye katlmak ya da ortalk ta grnmemek iin tymek ve knamalarn hede fi olmak. Kendisine bir tuzak kurulmutu, hem g- zpek hem de beklenmedik bir eylemle kurtulma s gerekiyordu bu tuzaktan: Hemen bir uaa atla yp halkn isyan halinde olduu bir Asya lkesine gitmeye ve burada ezilenlerin yannda yer aldn aka ve yksek sesle haykrmaya karar verdi: fa kat heyhat, corafya cihetinden pek zayft; ona g re dnya ikiye ayrlyordu: Fransa ve hepsini birbi rine kartrd ne id belirsiz birtakm lkele rin oluturduu Fransa d; bylece, insann iini karartacak kadar sakin bir lkeye gitti, lkenin da bandaki ku umaz kervan gemez havaala nnda dondurucu bir souk vard; geri dnmek iin sekiz gn beklemek zorunda kald burada, Paris'e dndnde gribe yakalanm, cayr cayr yanyor- 18
  18. 18. du. "Berck, danslarn dertli kraldr," diye akla ma yapt Pontevin. Dans kavram, Pontevin'in kk bir arkada evresinde bilinir yalnzca. Bu onun byk bulgu sudur ve bu kavram bir kitabnda ileyip gelitir memesine, uluslararas kolokyumlara konu olarak kabul ettirmemi olmasna zlmemiz gerekir. Ama nlenmek umurunda bile deildir onun, bu ona vz gelip trs gider. Dostlar kendisini neeli bir dikkatle dinlerler. 19
  19. 19. 6 Pontevin'e gre, gnmz politikaclarnn ta mam biraz dansdr ve btn danslar da politi kaya sokarlar burunlarm, ama bu gene de onlar birbirine kartrmaya yneltmemeli bizi. Bir dans y sradan bir politikacdan u bakmdan ayrabili riz: ktidarn deil nn peindedir dans; u ya dabu toplumsal dzeni dnyaya zorla benimsetme ye kalkmaz (umurunda bile deildir byle bir ey) ama kendi ben'ini nlendirmek iin sahnede kalmay arzular. Sahnede kalmak iin de bakalarm sahneden ksklamak gerekir. 8u da zel bir sava tekniini zorunlu klar doal olarak, Dansnn yrtt sa vam manev judo1 olarak tanmlar Pontevin; dans dnyaya meydan okur: Ondan daha aktreli (daha yrekli, daha onurlu, daha iten, zveriye da ha hazr, daha dorucu) grnecek biri var mdr? Ve tekini tinsel bakmdan daha aa dzeye in dirmesini salayacak btn tutu biimlerini, oyunlar kullanr. Bir dans olanan bulup politika hayatna girdi diyelim, yalan, aldatmaca, namussuzca, iki yzl, kirli gibi sfatlarla sulayarak her trl gizli 1. Yazarn yaratt simgesel manevjudo (judo moral) deyimindeki 'moral' sz cn Trkede Trel, Ahlki, Trebilimsel, Tinsel, Manevi, gc, Maneviyat szckleriyle karlayabiliriz. 'Moral', szc bunlarn hepsini kapsyor. Trk ede ise herhangi bir karlk seildii zaman, sanki teki anlamlarn dland iz lenimi douyor. Bu nedenle, ayn balamda setiimiz bir Trke karln belli oranda teki anlamlar da ierdiinin dnlmesi gerekiyor. (ev.) 20
  20. 20. grmeyi (oysa ezelden beri gerek politikann oyun alandr bunlar) kesinlikle reddedecektir, bir sekinin zerine kp btn nerilerini ark syle yerek, dans ederek aka yapacak ve ad vererek, kendi eylemini izlemeye aracaktr bakalarn; altm iyice iziyorum: (tekine dnme ve kar nerileri tartma zaman tanmak amacyla) gizli ce deil, ama aka ve denk derse bir basknla, "u anda, mart maalarmz Somali ocuklar yara rna vermeye (benim gibi) hazr msnz?" Baskn dan aran insanlarn yalnzca iki olana olacak tr: Ya reddetmek ve bylece ocuklarn dman olarak saygnlklarn yitirmek, ya da korkun bir sknt iinde 'evet' demek, AIDS'lilerle yenen ye mein sonunda zavall Berck'in kararszlklarn yanstan kamerann haince yanstmak zorunda ka laca o korkun sknty yaamak. "Doktor H., in san haklar lkenizde hie saylrken neden susu yorsunuz?" Bir hastasn ameliyat ederken soruldu u iin, Doktor HL, soruyu yamtlayamad; ama kesi len karn diktikten sonra, soruyu yantsz brakt iin ylesine utan duydu ki kendisinden beklene ni hem de fazlasyla syledi; bunun zerine dokto run kafasn tleyen dans (bu da korkun bir ju do oyunudur) u szleri yumurtlad: "Eh, nihayet. Biraz ge olsa bile..." Aka tavr almann tehlikeli olduu durum lar (rnein diktatrlk rejimlerinde) ortaya ka bilir, bu durumda da bakalarna gre daha az teh likededir dans, nk projektrlerin altnda gezindii ve her yerde grnd iin, dnyann dikkati korur onu; ama ad san bilinmez hayranla- 21
  21. 21. r vardr onun, onun dnmeden sylenmi gr kemli arsna uyup bildiriler imzalarlar, yasak toplantlara katlrlar, sokakta gsteri yaparlar; bunlarn gzyana bakmaz kimse, canlarna oku nur ve dans, soylu bir davann unun-bunun ha yatndan daha nemli olduunu bildii iin, baka larnn bana gelen felketten kendini sorumlu tutmak gibi duygusal bir sapknla kesinlikle ka plmaz. Vincent, Pontevin'i eletiriyor: "Senin Berck'i hi sevmediini, bizim de senin peinden gittiimi zi dnya lem biliyor. Ama, bir hrto bile olsa, bi zim hakl kabul ettiimiz davalar destekledi, ya da, istersen, kendini gsterme merak yznden destekledi. Sorarm sana: Bir toplumsal soruna m dahale etmek, bir ktle dikkat ekmek, bir ezi lene yardm etmek zorunda kalrsan, gnmzde dans olmamay ya da yle grnmemeyi nasl be cereceksin?" Eletiriyi yantlyor gizemli Pontevin: "Dans lara saldrmak istediimi dnyorsan yanlyor sun. Ben onlar savunuyorum. Danslara kar tik sinti duyan ve onlar karalamak isteyen kimse her zaman almaz bir engelle karlar: Onlarn d rstlkleri; nk durmadan halkn karsna ka rak, kendini kusursuz olmaya mahkm eder dans ; o, Faust gibi eytanla szleme yapmad, szle meyi Melekle yapt: Yaamn bir sanat yaptna d ntrmek istiyor ve bu ite Melek ona yardm edi yor; nk, unutma ki bir sanattr dans! Kendi ya amnda bir sanat yaptnn malzemesini grme saplantsnda yaar dansnn gerek ruhu; ahlk 22
  22. 22. konusunda sylev ekmez o, onu dansa dnt rr! Yaamnn gzelliiyle dnyay heyecanlandr mak, dnyann gzn kamatrmak ister! Bir yon tucunun yapmakta olduu heykele vurgun olmas gibi, kendi yaamna ktr dans." 23
  23. 23. 7 Bylesine ilgin dnceleri Pontevin'in ne den gnna karmadu dnyorum. Ulu sal Kitaplktaki odasnda can sklan bu tarih dok torunun aslnda yapacak nemli bir eyi yok. D ncelerini tantmay umursamyor mu? Az bile: Nefret ediyor bundan. Dncelerini yaynlayan kii bakalarn kendi gerekliine inandrmak, on lar etkilemek ve bylece dnyay deitirmek iste yenlerin roln stlenmek tehlikesini gze alr as lnda. Dnyay deitirmek! Pontevin'e gre, kor kun bir niyet! Dnya b haliyle mkemmel oldu u iin deil kukusuz, ama her deiiklik kanl maz olarak daha ktsn yaratt iin. te yan dan ve daha bencil bir adan, gnna kartlan her dnce gnn birinde sahibinin aleyhine d necei ve onun dnrken eritii hazz elinden alaca iin. nk Pontevin, Epikros'un byk tilmizlerinden biridir: Dnce retmesinin ve bunlar gelitirmesinin bir tek nedeni var: Yapt iten haz duymak. Ona gre, nee verici kt d ncelerin tkenmez kayna olan insanl kuku suz hor grmyor, ama onunla yakn ilikiye gir mek konusunda kck bir istek bile duymuyor. Gaskonyah Kahvesinde, evresinde toplanan k k bir arkada etesi var, bu bir avu rneklik in san yetiyor ona. | i | Bu arkadalarn arasnda en masumu, en duy- 24
  24. 24. gulandrcs Vincent. Onu pek severim, ama Pon- tevin'e kar duyduu ve bana gre arya kaan, genlik tapmandan dolay (aslmda biraz da ks kanlk yznden) eletiririm onu. Ama bu dostlu un da dokunakl bir yan var. nk, onu byle yen bir yn konudan sz aarlar, felsefe, politika ve kitaplardan konuurlar, Vincent onunla yalnz olmaktan mutludur; bir yn kkrtc dncele ri vardr ve kendisi de bylenmi olan Pontevin tilmizinin yanllarn dzeltir, ona esin verir, y reklendirir onu. Ama Vincent'm mutsuzlamas iin bir nc kiinin gelmesi yeter, nk he men deiir Pontevin: daha yksek sesle konuma ya balar ve elendirici olur, Vincent'm holanma d kadar elendirici rnein: Kahvede ikisi yalnzken Vincent soru yor: "Somali'de olanlar iin ne dnyorsun ger ekten?" Pontevin, byk bir sabrla, Afrika konu sunda upuzun bir konferans veriyor. Vincent kar kyor, tartyorlar, belki de akalayorlar, ba tan sona arbal srmesi olanaksz bir sohbet sra snda birazck gevemek iin yalnzca. Derken, yannda tanmadklar gzel bir fstk la Machu kageliyor. Tartmay srdrmek isti yor Vincent: "Ama Pontevin, yanlyor olmaya- sm ileri srerken..." ve dostunun kuramlarna kar ilgin bir tartma ayor. Pontevin, o zaman, yle uzunca bir sre susu yor. Uzun susmalar ustasdr Pontevin. Yalnzca e kingen insanlarn susmaktan korktuklarn ve na sl yantlayacaklarn bilemedikleri sorularla kar latklarnda kendilerini gln duruma dren 25
  25. 25. karmak cmlelere sarldklarm bilir. Pontevin ylesine egemence susmasn becerir ki, onun ses sizliinden etkilenen Samanyolu bile yantn sa brszlkla bekler. Ortada belli bir neden yokken gzlerini yere indirmi olan Vincent'a tek szck sylemeden bakyor, sonra glmseyerek hanma bakyor, sonra yapmack bir ilgiyle arlam gz lerle bir kez daha bakyor Vincent'a: "Bir hanmn huzurunda, bu son derece abartlm parlak dn celer zerinde bu kadar srar etmen, libidonun kayg verici lde geri ekiliine tanklk ediyor." Machu'nun yznde u nl budala glmse mesi beliriyor, gzel hanm kmseyici ve alayc baklarm Vincent'n zerinde gezdiriyor ve Vin- cent kpkrmz kesiliyor; kendini yaralanm hisse diyor. Daha bir dakika nce kendisini byk bir dikkatle dinleyen dostu, imdi, birden, yalnzca bir kadn artmak iin, arkadalarm kurmaya hazr dr. Sonra, teki arkadalar geliyorlar, oturuyorlar, gevezelik ediyorlar; Machu fkralar anlatyor; Gou- jard kk aklamalar yaparak kitaplardan edinil mi derin bilgilerini sergiliyor; birka kadn kahka hayla glyor. Pontevin srdryor sessizliini; bekliyor; sessizliini yeterince olgunlamaya brak tktan sonra, konuuyor: "Sevgilim kendisine hep kaba davranmam istiyor." Tanrm, konumay nasl da beceriyor. Komu masalardaki insanlar bile susup onu dinliyorlar; sa brsz bir gl havada titreiyor. Sevgilisinin on dan kaba davranmasn istemesinde bunca tuhaf olan ey nedir? Her ey sesin bysnden kaynak- 26
  26. 26. lanmaktadr ve Vincent kskanlk duyuyor, nk kendi sesi Pontevin'in sesiyle karlatrlacak olsa bir viyolonselle boy lmeye kalkan zavall bir ddk gibidir. Pontevin sesini ykseltmeden usul ca konuuyor, ama gene de btn salonu dolduru yor sesi ve dnyann teki seslerinin zerinden sil gi gibi geiyor. Konumasn srdryor: "Kaba davran... Ama byle bir ey gelmez benim elimden! Hoyrat biri deilim ben! ok inceyim, hassasm!" Hep havada titremektedir gl ve bu titreyi in tadm karmak iin susuyor Pontevin. Sonra alyor sz: "Zaman zaman bir daktilo ge lir benim eve, bir gen kz. Bir gn, yaz yazdrr ken, birden, iyi niyetli bir ekilde, salarndan ya kaladm kz, sandalyesinden kaldrp yataa doru srkledim. Yar yolda, kahkahayla glerek brak tm: Ah, ne byk yanlg, kaba davranmam iste yen siz deildiniz. Ah, zr dilerim kkhanm!" Btn kahve basyor kahkahay, ustasn yeni den sevmeye balayan Vincent bile. 27
  27. 27. 8 Ne var ki, ertesi gn Vincent onunla sitemli bir havayla konuuyor: "Pontevin, sen byk bir dans kuramcs deilsin yalnzca, kendin de b yk bir danssn.1 ' Pontevin (biraz akm): "Kavramlar kartr yorsun sen." Vincent: "Sen ve ben, ikimiz birlikteyken, biri yanmza gelince, iinde bulunduumuz mekn nnda ikiye blnyor, yeni gelen ve ben birden parter seyircisine dnyoruz, sen de sahnede dans etmeye balyorsun." Pontevin: "Sana kavramlar kartrdm sy lyorum. Dans deyimi zellikle toplumsal haya tn tehircileri iin geerlidir. Bense toplum haya tndan nefret ederim. Vincent: "Dn, u gen kadnn karsnda tp k kamera karsndaki Berck gibi davrandn. B tn dikkatleri kendi zerinde toplamak istedin. En iyinin, en nktecinin kendin olduunu kantla mak istedin. Ve bana kar, tehircilerin en baya judosunu kullandn." Pontevin: "Belki tehircilerin judosu. Ama ah lk judosu deil! Beni bir dans olarak tanmlar ken bu nedenle yanlyorsun. nk dans kii bakalarndan daha ok ahlk olmak ister. Oysa ben, senden daha kt olmak istedim." Vincent: "Byk seyirci kitlesi safyrek oldu- 28
  28. 28. tt ve tinsel davranlar gzel sayd iin dans daha tinsel grnmek ister. Ama bizim kk top luluumuz sapkndr ve tredn sever. Demek ki bana kar tred judo uyguladm, bu da senin dans yaradlna kesinlikle ters deil." Pontevin (birden tavr deitiriyor, ok iten dir): "Seni yaraladysam, Vincent, ltfen bala be ni." Vincent (Pontevin'in zr dilemesi zerine bir den heyecanlanyor): "Seni balamam gerektire cek bir ey yok. aka yapm olduunu biliyorum." Gaskonyal Kahvesinde bulumalar bir rast lant deiL Kutsal koruyucularnn en by d'Ar- tagnan'dr: Kutsal saydklar tek deer olan dostlu un pri, koruyucusu. Pontevin konumasm srdryor: "Szcn ok geni anlamnda (ve gerekten bu noktada hak lsn) hi kukusuz hepimizin iinde bir dans var, bu nedenle senin dediini kabul ediyorum, bir kadnn geldiini grnce, herkesin on kat dans oluyorum. Buna kar ne yapabilirim? Benden da ha gl bir ey bu." Giderek heyecanlanan Vincent dosta glm syor ve Pontevin gnah karr gibi konumasn srdryor: "Zaten, senin de sylediin gibi, b yk bir dans kuramcsysam, bu onlarla benim aramda az buuk bir ortak nokta bulunduunu gs terir, byle olmasayd anlayamazdm onlar. Evet, grnn kabul ediyorum, Vincent." Pimanlk getirmi olan dost Pontevin bu evre de yeniden kuramcya dnyor. "Ama, ancak pek az bir benzerlik var, nk bu kavram kullan- 29
  29. 29. dm o belirgin anlamda dansyla bir ilikim yok. Bir Berck gibi, bir Duberques gibi gerek bir dans nn bir kadn karsnda kendini tehir etmek, ba tan kartmak arzusundan yoksun olmasnn yalnz ca mmkn deil ayn zamanda muhtemel olduu nu dnyorum. Bir bakasyla kartrd iin sa ndan tutup yataa srkledii daktilo kz hikye sini anlatmak onun aklna gelmezdi. nk onun batan kartmak istedii seyirci somut, gzle gr nen birtakm kadnlar deil, grnmez bir kalaba lk kitlesidir! Dinle, dans kuram konusunda geli tirilmesi gereken birbakablmvar: Seyircinin g- rnmezlii! Bu kiiliin korkun modernlii bura dadr! Senin ya da benim karmda kendini tehir etmiyor, btn dnyann karsnda yapyor bunu. Peki nedir btn dnya? Yz olmayan bir sonsuz luk! Bir soyutlama, bir soyut kavram." Sohbetlerinin tam ortasnda, Machu'yla birlik te Goujard geliyor, daha kapdan Vincent'a sesleni yor Goujard: "Bana, bcekbilimciler byk "kolok yumuna davet edildiini sylemitin. Sana bir ha berim var! Berck de orada olacak." Pontevin: "Gene mi o? Adam her yerde!" Vincent: "Ne halt edecekmi orada?" Goujard: "niversite rencisiyken l'Ecole des Hautes Etudes Entomologiques'e1 devam etti bir yl. Bu toplantda adama onur bcekbilimcisi unva n verecekler." Ve Pontevin: "Oraya gidip ortal kartrmak gerekiyor!" 1. Yksek Bcekbilim Aratrmalar Okulu. (ev.) 30
  30. 30. 9 Vera oktan uykuda; parka bakan pencereyi ayorum. Madame de T. ile gen valyenin gece leyin atodan ktktan sonra getikleri, u aa mal unutulmaz gzergh dnyorum. Birinci aama: Kol kola geziyorlar, konuuyor lar, sonra imenlikte bir sura bulup oturuyorlar, ge ne kol kola, konuarak. Ayl bir gecedir, bahe tara- a taraa Seine'e doru uzanmaktadr, nehrin m rlts aalarn mrltsna karmaktadr. Konu malarndan birka cmle yakalamaya alalm. valye bir pck istiyor. Madame de T. yantlyor: "Elbette vermek isterim. Reddedecek olsaydm ok gururlanrdnz. zsaygnz sizden ekindiimi dndrebilirdi size." Madame de T.'nin syledii szler bir sanatn rndr, hibir davran yorumsuz brakmayan, anlamnn zerinde duran konuma sanatnn; bu kez, rnein, valyeye istedii pc balyor soylu bayan, ama bu davrana kendi yorumunu ge tirdikten sonra: plmeye izin vermesinin nedeni, valyenin gururunu gerek dzeyine indirmek is temekten baka bir ey deildir. Soylu bayan, zek oyunuyla, bir pc bir di renme eylemine dntryorsa, kimse yutmaz bunu, valye bile, ama gene de bu szleri ciddiye almak zorundadr, nk bu szler zek oyunu nun bir parasdr ve buna bir baka zek oyunuyla 31
  31. 31. karlk vermek gerekmektedir. Konumak zaman doldurmak deildir, tersine, zaman konuma d zenler, zaman yneten konumadr ve uyulmas gereken yasalar o koyar. Gecenin ilk aamasnn sonu: Soylu bayann, ok gururlanmasna engel olmak iin valyeye vermeyi uygun grd pc bir baka pck izledi, pckler 'birbirlerini kovaladlar, konu may bldler, onun yerini aldlar...' Ama, ite ba kn, ayaa kalkyor soylu bayan ve geri dnmeye ^f karar veriyor. Ne mthi bir sahneleme sanat! Duygularn ilk karmaasndan sonra, ak isteinin henz ol gun bir meyveye dnmediini gstermek gerek ti; bedelini ykseltmek, onu daha arzu edilir duru ma getirmek gerekti; bir dm, bir gerilim, bir ge ciktirim yaratmak gerekti. Son anda durumu dei tirecek ve bulumay uzatacak btn gce sahip alacan ok iyi bilen Madame de T. valye ile bir likte atoya dnerken, gya bir bilinmezlie doru kayyormu gibi yapyor. ok eski bir sanat olan konuma sanatnn daarcnda onlarcas bulunan cmlelerden biri, bir tek cmle yetecektir durumu tersine evirmek iin. Ama beklenmedik bir ters lik, ngrlmemi bir esin yoksunluu yznden bu cmlelerden bir tekini olsun anmsayamyor soylu kadn. Tpk oyun metnini unutan bir oyun cu gibi. nk, gerekten de, metni bilmesi gereki yor, o zamanlar iler bugnk gibi deil, gnmz de bir gen kz sen istiyorsun, ben de istiyorum, o halde vakit kaybetmenin ne lemi var! diyebilir. Onlar iin, bir engelin arkasnda duruyor bu iten- 32
  32. 32. lik, btn zgrlk eilimlerine karn aamaya caklar bir engeldir bu. Eer, ikisinden birinin akl na tam zamannda bir dnce gelmezse, gezintile rini srdrmek iin bir bahane bulamazlarsa, ses sizliklerinin doal mant gerei, atoya geri dn mek ve orada birbirlerinden ayrlmak zorunda ka lacaklar. Onlar, durmak iin hemen bir bahane bul mak ve bunu yksek sesle sylemek zorunda ol duklarm hissettike azlar mhrlenmi gibi almaz oluyor: Onlara yardm edebilecek cmle ler, onlar umutsuzca yardma aran bu iki insa nn karsnda bir yerlere gizleniyorlar. Bu neden le, atonun kapma gelince, 'ortak bir igdyle, admlarmz yavalyordu'. Bereket versin, sanki suflr sonunda uyanm, gibi, Madame de T. anmsyor metnini: valyeye kar saldrya geiyor: "Sizden pek az memnu num..." krler olsun! Kurtuldu her ey! Kzyor Madame de T.! Gezintilerini uzatmaya yarayacak kk bir yapay fke iin bahane buldu: Kendisi i tendi valyeye kar; yleyse valye neden sevgi lisi hakknda, Kontes hakknda tek bir sz etmedi ona? Haydi, haydi, abuk, bir aklama yapmak zo runda valye. Konumak gerek! Konuma yeni den balyor ve uzaklayorlar atodan, bu kez, y rdkleri yol hibir engelle karlamadan doru ca ak kucaklamasna gtrecek onlar Yavalk 3 3 / 3
  33. 33. 10 Konuurken, araziyi iaretle donatyor Mada- me de T., olaylarn bundan sonraki aamasn ha zrlyor, ne dnmesi, nasl davranmas gerektii ni valyeye sezdirmeye alyor. Bunu incelikle yapyor* kibarca ve dolayl bir biimde, sanki baka eylerden sz ediyormuasna. valyeyi ballk zorunluluundan kurtarmak ve hazrlamakta oldu u gece serveni iin sakinletirmek amacyla, Kontesr in souk bencilliini sergiliyor ona. Yalnz ca ok yakn gelecei deil, daha uzak gelecei de dzenliyor: Kontes'in rakibesi olmay kesinlikle is temediini ve valyenin Kontes'ten ayrlmas ge rekmediini ona sezinletiyor. Younlatrlm bir ak kursundan geiriyor onu, uygulamal ak felse fesini retiyor ona: Ahlk kurallarnn zorbaln dan kurtulmak ve btn erdemlerin en ycesi olan az skln korumak gerekir. Ve ertesi gn kocasna kar nasl davranmas gerektiini val yeye aklamay bile baaryor, byk bir doallk iinde. aryorsunuz: Burada, son derece akla yakn bir biimde dzenlenmi, iaretlenmi, izilmi, he saplanm, llm bu meknda doalamaya, bir 'lgnlk'a yer var mdr, nerede sabuklama, nere de arzunun krl, nerede stgerekilerin tapt o 'lgn ak', nerede o kendini unutu? Ak d ncemizi biimlendiren aklszln etki gleri 34
  34. 34. neredeler? Hayr, onlarn burada yapacak bireyle- ri yok. Marquise de Merteu'n acmasz mant na da yer yok, ama en yce grevi ak korumak olan bir saduyu, uysal ve sevecen bir saduyu var. Ayl gecede, Madame de TVnin valyeyi alp gtrn gryorum. imdi duruyor ve alacaka ranlkta beliren bir aty gsteriyor ona; ah, nice tadna doyulmaz anlara tank oldu bu ev, ne yazk ki, diyor ona, anahtar yannda de. Kapya yakla yorlar ve (nasl da garip! nasl da beklenmedik bir ey!) evin kaps ak. Anahtarn yannda olmadm neden syledi ona? Evin kapsnn artk kapatlmadm neden hemen sylemedi ona? Her ey dzenlenmi, ayar lanm, yapay, her ey bir oyun, hibir ey iten de il, ya da, baka bir deyile, her ey sanat; yleyse: geciktirimi, kesinsizlii uzatma sanat, daha iyisi: esrime, coum durumunda olabildiince uzun kal ma sanat. 35
  35. 35. 11 Denon'un yksnde Madame de T.'nin beden yapma ilikin hibir betimleme yok; bununla bir likte emin olduum bir ey var: ince yapl olmama l; Tuvarlak ve yumuak hatl' (Laclos, Tehlikeli likiler'de en gzde kadn vcudunu bu szckler le tanmlyor) olarak canlandryorum onu kafam da; vcudun yuvarlakl devinimlerin ve davran larn yuvarlaklna ve yavalna yol aar. Tatl bir aylaklk yayyor evresine. Yavaln bilgisine sahip ve yava olmann btn becerisini ustaca kul lanyor. Bunu zellikle de gecenin evde geen ikin ci aamasnda kantlyor. eri giriyorlar, pyor lar, bir kanepenin zerine ylyorlar, seviiyorlar. Ama "her ey abucak olup bitti. Hatamz hisset tik. [...] ok ateli olduumuz iin zarafetimiz da ha azd. Doyumu hazrlayan btn zevkleri birbiri ne kartrarak doyuma kotuk." Gzelim yaval yitirnelerine yol aan acele cilii hemen bir hata olarak alglyor ikisi de; ama sanmam ki Madame de T. iin beklenmedik bir du rum olsun bu, daha dorusu, bu kanlmaz, yazg- sal hatann olacam bildiini, bunu beklediini ve bu nedenle de sra nc aamaya geldiinde, se rvenlerinin yeni bir ortamda, gz kamatrc bir yavalk iinde geliip ldamas iin, olaylarn n ceden kestirilebilir, ngrlebilir hzn kesmek amacyla, evdeki araoyunun bir ritardonto1 olarak 36
  36. 36. nceden tasarlam olduunu dnyorum. Evdeki sevimeye ara veriyor, valye ile da r kyor, yeniden onunla birlikte geziyor, imenli in ortasndaki srada oturuyor, konumay yeni den balatyor ve sonunda onu atoya, dairesinin' yanndaki gizli odaya gtryor, buray bir zaman lar byl ak tapma olarak koca hazrlamtr. Eikte valyenin az bir kar ak kalyor. B tn duvarlar kaplayan aynalar grntlerini oul- latrmtr, yle ki sonsuz sayda ift pmeye balyor evrelerinde. Ama burada sevimiyorlar, Madame de T. duygularn ok gl patlamasna engel olmak ve kzma sresini olabildiince uzat mak ii onu bitiik odaya, drt bir yan minderler le kapl, karanla gmlm' maaraya srkl yor; ite burada seviiyorlar, uzun uzun, yava ya va, taa sabaha kadar. Madame de T. gecenin akn yavalatarak, onu birbirinden ayr deiik paralara blerek, ken dilerine balanan kk zaman sresini bir mi mar mucize olarak, bir biim olarak yaratmay ba ard. Bir zaman parasna biimin damgasn vur mak, gzellik'in, ama ayn zamanda bellein zorun luluudur. nk ekilsiz olan ey kavranlamaz, bellekte tutulamaz. Bulumalarn bir biim olarak dzenlemek, onlar iin zellikle deerliydi^ nk gecelerinin gelecei yoktu ve ancak anlarda tek rarlanabilirdi. Yavalk ile anmsama, hz ile unutma arasn da gizli bir iliki vardr. Gzmzn nne en s- 1. Gecikmeli; geciktirme. (ev.) 37
  37. 37. radan bir durum getirelim: Bir adam sokakta yr yor. Birden bir ey anmsamak istiyor, ama an uzaklayor. O anda, kendiliinden yryn ya valatyor. Buna karlk, az nce yaad kt bir olay unutmaya alan insan, hl ok yaknnda olan zamanda, sanki bulunduu yerden hemen uzaklamak istiyormu gibi elinde olmadan yr yn hzlandrr. Varoluun matematiinde bu deneyim iki temel denklem biimine giren Yavalm derecesi annn younluuyla doru orantldr; hzn derecesi unutmann younluuyla doru orantldr. 38
  38. 38. 12 Vivant Denon hayattayken, onun Point de len- demain'ia yazar olduunu ancak darack yakn evresi biliyordu ve bu giz, bakalar iin (byk bir olaslkla) kesinlikle lmnden sonra da uzun sre ortaya kmad. Bu bakmdan, yknn yazg s anlatt hikyeye garip bir biimde benzemekte dir: Gizin, suskunluun, aldatmacann, kimliksizli in saldrsna urad. Bir oymac, desen ressam, diplomat, gezgin, sanat uzman, salon bycs, parlak bir meslek ve yaam insan olan Denon yknn sahibi oldu unu ileri srmedi hibir zaman. n denen eyi is temedii iin deil, hi kukusuz, nk o sralar baka bir anlam vard nn; onu ilgilendiren ve et kilemek istedii evrenin, gnmz yazarnn ele geirmek iin can att adsz kitle olmayp kendisi nin kiisel olarak tanyp deer verdii kk bir topluluk olduunu dnyorum. Okurlarnn g znde kazand baarnn ona verecei haz, byk bir baar kazand bir salonda evresine toplan m birka dinleyici karsnda hissedebilecei doy gunluktan pek farkl deildi. Fotorafn bulunmasndan nceki n var, bir de ondan sonraki n var. XIV. yzylda, ek Kral Vaclav, Prag'm hanlarna gitmekten, kimliini giz leyerek halktan insanlarla sohbet etmekten hola nrd. ktidar, n ve zgrl vard, ingiltere 39
  39. 39. Prensi Charles'n hibir iktidar, hibir zgrl yok, ama usuz bucaksz n var: Ne balta girme mi bir ormanda, ne de on yedinci yeralt katnda ki bir snaa gizlenmi banyo teknesinde, kendi sini izleyen ve tanyan gzlerden kaabilir. On onun btn zgrln gvdeye indirmi, ve u anda unu renmi bulunuyor: Gnmzde, an cak tam anlamyla bilinsiz insanlar n tenekesini pelerinde srklemeyi gnll olarak kabul ede bilirler. nn niteliinin deimi olmasnn herhalde birka ayrcalkldan bakasm pek rgalamadn syleyebilirsiniz. Ama yanlyorsunuz. nk n yalnzca nl insanlarla deil, herkesle ilgilidir. Gnmzde, nl insanlar dergi sayfalarnda, tele vizyon ekranlarnda boy gsteriyorlar, herkesin im gelemini istila ediyorlar. Ve herkes, ancak dle rinde bile olsa, bylesine bir nn (meyhanelere giden Kral Vaclav'n nnn deil, on yedinci ye ralt katndaki banyo teknesine gizlenmi olan Prens Charles'n nnn) nesnesi olabilmeye can atyor, akllar fikirleri byle bir olaslkta. Bu olas lk herkesi bir glge gibi izliyor ve hayatn nitelii ni deitiriyor; nk (ve bu varolu matematii nin ok iyi bilinen bir baka tanmdr) canl varl n eline geen her olanak, en az olas olan bile, varl tepeden trnaa deitirir. 40
  40. 40. 13 Bir zamanlar elde etmek iin (bo yere) ura t Immaculata adnda lise yllarndan eski bir s nf arkadann son zamanlarda entelektel Berck'in bana nasl dertler atn Pontevin bil seydi ona kar bu kadar gaddar davranmazd. Yirmi yl sonra bir gn Berck'i televizyon ekra nnda karaderili bir kk kzn yznden sinekle ri kovalarken grd Immaculata; bu onun zerin de bir 'ilham- ilhi* etkisi yaratt. Birden, onu h l sevmekte olduunu anlad. Ayn gn ona bir mektup yazarak, eski 'masum ak'larn anmsatt. Ama Berck, aklarnn masumluktan uzak olmas bir yana, alabildiine tensel bir ak olduunu ve kz hi duraksamadan onu geri pskrtt za man kendisini nasl alalm hissettiini gayet iyi anmsyordu. Anababasnn Portekizli hizmetileri nin biraz gln olan adndan esinlenerek, ona hem yerici hem de hznl Immaculata (kirletil memi) adn takmasnn nedeni de buydu zaten. Bu mektuptan pek holanmad (tuhaf bir ey, ze rinden yirmi yl gemi olmasna karn bu eski bozgunu iine sindirememiti demek ki) ve yantla mad. Berck'in sessizlii sinirini bozdu kadnn ve ikinci mektubunda, kendisine yazm olduu ina nlmaz saydaki ak mektuplarn anmsatt ona. Bu mektuplardan birinde ona "dlerimi altst 41
  41. 41. eden gece kuu" diye sesleniyordu. Uzun sredir aklndan km olan bu cmle, katlanlmaz lde budalaca grnd Berck'e ve kadnn bunu kendisi ne anmsatm olmasn da kabalk sayd. Daha son ra, kulana gelen dedikodulardan kardna g re, kendisi ne zaman televizyonda grnse, hi kir letmedii bu kadnn, herhangi bir akam yemein de, bir zamanlar dlerini altst ettii iin uyku uyuyamayan Berck'in masum akna dair geveze likler ettiini anlad. Kendini rlplak ve savun masz hissediyordu. Hayatnda ilk kez tannmam olmay yrekten diledi. nc mektubunda bir ricada bulunuyordu Immaculata: Kendisi iin deil, bir komusu, bir hastanede ok kt tedavi grm bir yoksul ka dn iin ricada bulunuyordu; kt yaplm bir anestezi yznden kadnn leyazmas bir yana, en kk tazminat demeyi de kabul etmiyorlarm. Berck, Afrikal ocuklarla bunca ilgilendiine gre, televizyonda boy gstermesi iin pek yle olanak yaratmayacak olsa da, lkesinin basit insanlaryla da ilgilenebileceini bylece kantlam olurdu. Sonra, Immaculata'y anmsatarak, bu kadnn kendisi de mektup yazd: "...gecelerinizi altst eden kirletilmemi bakire olduunu yazdnz bu gen kz anmsyorsunuzdur, baym." Mmkn m!? Mmkn m!? Evinde deli danalar gibi dola an Berck avaz kt kadar barp ard. Mek tubu yrtp para para ederek p sepetine att. Bir gn, bir televizyon mdrnden, bir bayan ynetmenin kendisiyle ilgili bir yaamyks filmi yapmay tasarladn rendi O zaman, televiz- 42
  42. 42. yonda boy gstermek tutkusuna ynelik alayl ele tiriyi fkeyle anmsad, nk kendisiyle ilgili film yapmak isteyen kadn ynetmen bizzat gece kuuy du, Immaculata'dan bakas deildi! Berbat bir du rum: lke olarak, hayatn her zaman bir sanat yap tna dntrmek istedii iin kendisiyle ilgili bir film yaplmas nerisini olaanst buluyordu; ama, bu yaptn komedi tr bir ey olabilecei ak lna gelmemiti imdiye kadar. Birden ortaya kan b* tehlike karsnda, Immaculata'y hayatn dan olabildiince uzak tutmak istedi ve kendisi gi bi ok gen, pek nemli olmayan biri iin ok er ken olan bu tasarnn ertelenmesini mdrden (ki mdr onun bu alakgnll davran karsnda ok ard) rica etti. 43
  43. 43. 14 Bu olay, bana, bir baka yky, Goujard'm evinin btn duvarlarn kaplayan kitaplk sayesin de renmek ansna eritiim yky anmsatt. Birinde Goujard'a iimdeki hznden yaknyor dum, bana, zerinde kendi eliyle yazd Zoraki Mizah aheserleri tabelas bulunan bir raf gste rip muzip bir glmsemeyle, 1972 ylnda yazlm bir kitap kard buradan; kitapta, bir Parisli kadn gazeteci Kissinger'a olan akn anlatyordu; Ame rika ile Vietnam arasndaki barn mimar, Ba kan Nbton'n danmam, o dnemin nl politika adam Kissinger' anmsarsn herhalde. yk eyle: Gazeteci kadn nce bir dergi, son ra televizyon iin sylei yapmak amacyla, Kissin- ger'la Washington'da buluuyor. Birka kez bulu uyorlar, ama bu bulumalarda kat meslek kuralla rnn kesinlikle dna klmyor: Program hazrla mak zere bir ya da iki akam yemei, Kissin- ger'n Beyaz Saray'daki brosuna ve zel evine ya plan birka ziyaret, nce yalnz, sonra bir ekiple birlikte, vb. Yava yava, kadndan gck kapmaya balyor Kissinger. Adam budala deil, kan kura s, neyin dndnn farknda, kadnla arama mesafe koymak amacyla, iktidarn kadnlar ze rindeki byleyici etkisine dair, zel yaamn t myle elinden alan grevine dair birka uyarda bulunuyor. 44
  44. 44. Cesaretini krmayan bu kaytarma numaralar nn hepsini dokunakl bir itenlikle tefrika ediyor kadn, nk ikisinin birbirlerinin yazglar olduu na sarslmaz bir inana var: Kissinger saknml ve kukulu mu davranyor? alacak ne var ki bun da: Adamn nceden tannm olduu korkun ka dnlar hakknda ne dndn biliyor o; kendisi nin onu nasl sevdiini anlar anlamaz btn skn tlarndan kurtulup btn sakmmlar bir yana b rakacandan kendi ad kadar emin! Yemin bile edebilir bu konuda: Kendi asndan, erotik bir sap lant kesinlikle sz konusu deil, "Cinsel bakm dan ona kar ilgisizim," diye yazyor ve birka kez tekrarlyor (tuhaf bir ana sadistliiyle): Kt giyi niyor; yakkl deil; kadnlar konusunda zevki k t; ama bu nedenle k olduunu ilan ederken, "nasl da kt bir k olurdu," diye yarglyor ada- rm. Kissinger'n iki ocuu var, kendisinin de, en kk bir kukuya kaplmakszn Cte d'Azur'de birlikte geirilecek tatiller hayl ediyor, bu sayede Kissinger'n veletlerinin ok iyi Franszca rene bileceklerini dnp kendi kendine seviniyor. Bir gn, Kissinger'n evine film ekibini gnde riyor, bunun zerine kendini tutamayan politikac gelenlerin hepsini bir dangalak srs gibi kap d ar ediyor. Bir baka sefer, Kissinger onu brosu na aryor, son derece sert ve souk bir sesle, kendisine kar byle gizemli davranmasna artk katlanamayacan sylyor. Mutsuzluun dorukla rna kyor ilkin kadm. Ama, hemen sonra dn meye balyor: Hi kukusuz, politik bakmdan teh likeli bulmu olmallar kendisini ve kar-casusluk 45
  45. 45. rgtnden kendisiyle artk grmemesi konu sunda talimat alm olmal Kissinger; bulundukla r broda bir yn gizli mikrofon olmal, tabii bili yor bunu adam; bu son derece acmasz cmleleri, demek ki, kendisine deil, onlar dinleyen grn mez aynaszlara sylenmi olmal. Anlayl ve ke derli bir glmsemeyle Kissinger'a bakyor, sahne trajik (en ok kulland sfat bu) bir gzellikle ay dnlam gibi bir duyguya kaplyor: Kissinger ona mthi darbeler indirmek zorunda kald, ama ayn anda, baklaryla, ona olan akn dile getiriyordu. Goujard glmeye balyor, ama ona yle diyo rum: Ak kadnn kuruntusunun arkasndan gr nen gerek durumun apak gereklii, kendisinin (Goujard'm) dndnden daha az nemlidir, bir baka gerekliin, daha yksek ve zamana daya nacak olan bir baka gerekliin karsnda silikle- en basit, nemsiz bir gerekliktir ancak; teki ger eklik, zamana dayankl gereklik: Kitabn gerek lii. Daha putuyla ilk karlamalarnda, aralarnda duran kk masann zerinde tahtna kurulmu tu bu grnmez kitap, daha o andan itibaren b tn serveninin itiraf edilmemi, bilinaltnda sak l amacyd. Hangi kitap? Ne yapmak iin? Kiss- ger'n portresini izmek iin mi? Hayr, hayr, kad nn onunla ilgili olarak syleyecei bir eyi yok ke sinlikle! Onun nemsedii tek ey, kendine ilikin kendi gerekliiydi Kissinger' arzu etmiyordu, ne de onun bedenini ('nasl da kt bir k olurdu'); o kendi benini geniletmek, onu kendi yaamnn dar emberinin dna kartmak, onu parldat mak, onu a dntrmek istiyordu. Kissinger 46
  46. 46. onun iin mitolojik bir binek hayvanyd, gkyz ne ykselip umak iin zerine binecei kanatl at t. "Budalann biriydi," diye kestirip att Goujard, benim gzel aklamalarmla alay ederek. "Kesinlikle hayr," dedim, "tanklar onun zek sn onaylyorlar. Budalalktan daha baka bir ey sz konusu. O, seilmi olduuna inanyordu." 47
  47. 47. 15 Seilmi1 olma tanrbilimsel bir kavramdr ve yle bir anlam vardn nsann hibir yetenei ol madan, doast bir kararla, Tanrnn keyfi deil se de zgr iradesiyle, benzersiz ve olaanst bir ey iin seilmesi Ermiler, en korkun ikencele re dayanma glerini bir inanta buldular. Tanrbi limsel kavramlar, kendi kendilerinin yanslamalar olarak yaamlarmzn bayalna yansrlar; her birimiz ok sradan yaamnn bayalndan dola y (az ya da ok) aa eker, buradan kurtulmak ve ykselmek ister. Her birimiz bu ykselie lyk ol duu, Tanrnn iyi kulu olduu ve bu ykseli iin seilmi olduu yanlsamasna (az ya da ok) kapl mtr. rnein, seilmi olma duygusu her ak iliki sinde vardr. nk ak, tanm olarak, hak edilme mi bir armaandr; hak etmeden sevilmek, gerek akn eksiksiz kantdr. Bir kadm bana, "Seni sevi yorum, nk zekisin, nk namuslusun, nk bana armaanlar alyorsun, nk zamparalk yap myorsun, nk bulak ykyorsun," derse, hayl krklna urarm; bu akta kara bir yan vardr. yle bir cmle duymak kimbilir ne gzeldir: "Ze ki olmamana, namuslu olmamana karn, yalanc, bencil, alak olmana karn senin iin deli oluyo- 1. Tanrnn sevgili yarat, sevgili kulu olma. Tevrat'a gre bran! kavmi seil mi kavimdir. (ev.) 48
  48. 48. rum." Belki de insan lyk olmadan grd ve bu ne denle var gcyle bir hak olarak sahip kt anne bakm yznden ilk kez seilmi olma yanlsama sna kaplr. Eitimin onu bu kuruntudan kurtar mas ve hayatta her eyin bir bedeli olduunu retmesi gerekirdi. Ama genellikle ge kalnr. Kz arkadalarna kendi isteini zorla kabul ettirmek isteyen, ama bunun iin yeterli gerekesi olmad ndan, aklanmaz bir gururla ve yksek sesle, "nk bunu sana ben sylyorum," diyen on ya ndaki kzcaz hi kukusuz grmsnzdr; ya da: "nk ben byle istiyorum.* Kendini seil mi hissediyordur. Ama bir gn, "nk onu ben istiyorum," diyecek ve evresinde bulunanlar kah kahayla glecekler. Kendisini seilmi sayan kii seilmiliini kantlamak iin, bayalar ynnn bir yesi olmadna kendisini inandrmak, baka larm inandrmak iin ne yapabilir? Bu noktada, fotorafn kefiyle birlikte bala yan a yardma gelir, yannda, usuz bucaksz bir ekrana yanstlm grntleriyle, herkesin uzak tan grebildii, herkesin hayran olduu ve kimse nin eriemedii grntleriyle bu an yldzlar, danslar, nlleri. Kendini seilmi sayan kii, nl kiilere yneltilmi bir hayranlk araclyla, olaanstler snfna ait biri oluunu ve ayn za manda, sradan insanlar snfna kar, yani somut olarak kendileriyle birlikte yaamak zorunda oldu u komularna, meslektalarna, elerine kar koyduu mesafeyi herkesin nnde aka ortaya koyar. Yavalk 49/4
  49. 49. nl insanlar, bylece, salk kurulular gibi, sosyal gvenlik gibi, sigortalar gibi, tmarhaneler gibi bir kamu kurumu oldular. Ama ancak gerek ten ulalmaz olmalar kouluyla yararldrlar. Bir kimse seilmiliini, nl biriyle dorudan ve kii sel iliki yoluyla dorulamak isterse, Kissinger'a k olan kadnn basma geldii gibi, kap dar edilmek tehlikesiyle kar karya kalr. Bu kovul maya, tanrbilimsel dilde d ad verilir. Kissin ger'a k olan kadm, bu nedenle, aka ve hakl olarak trajik akndan sz eder kitabnda, nk Goujard'n bununla alay etmesine karn, bir d tanm olarak trajiktir. Immaculata, Berck'e k olduu na kadar ka dnlarn ounluunun yaad hayatn bir benze rini yaamt: Birka evlilik, birka boanma, din gin ve ho olduu kadar srekli bir hayl krkl yaratan birka k. Aklarnn sonuncusu tapyor ona; yalnzca yumuak ball nedeniyle deil ya rarl olduu iin tekilerden daha fazla katlanyor bu a: Televizyonda almaya baladnda ken disine okyardm dokunmu bir kameraman. Ken disinden biraz daha yal, ama adamda hayran ol duu bir ebed renci havas var; adam onun en gzel, en zeki ve (zellikle) kadnlarn en duyarls olduu kansnda. Sevgilisinin duyarll adama bir Alman ro mantik ressamn elinden km manzara resmi gi bi geliyor st yanda, Tanrnn yurdu, uzak ve ma vi bir gkyz ile akl almaz biimlere girmi aa larla kaph bir manzara resmi; bu manzaranm ne zaman iine girse, tpk kutsal bir mucize karsn- 50
  50. 50. da olduu gibi dize gelmek ve yle kalmak iin da yanlmaz bir istek duyuyor. 51
  51. 51. 16 Hol yava yava doluyor, ok sayda Fransz ve birka yabana bcekbilimci var; yabanclar arasn da bulunan bir ek'in yeni rejimin nemli bir kii si, belki bir bakan ya da Bilimler Akademisi Baka n ya da en azndan sz konusu akademinin bir aratrmacs olduu syleniyor. Ne olursa olsun, en azndan sradan merak asndan, bu toplant nn en ilgin kiisi o (komnizmin tarihin karanlk larna gmlmesinden sonraki yeni tarihsel dne mi temsil ediyor); bununla birlikte, gevezelik eden kalabaln ortasnda kocaman ve sakar, yapayal nz ayakta duruyor. Bir sreden beri insanlar elini skmak ve birka soru sormak iin zerine saldr yorlard, ama konuma sandklarndan daha abuk sona eriyordu ve karlkl sylenen drt cmlenin ardndan, onunla ne konuacaklarm bilemiyorlar d. nk aslmda, ortak konu yoktu. Franszlar he men kendi sorunlarna daldlar, o onlar izlemeyi denedi, zaman zaman "bizde, tersine," diyerek sz kart, sonra, "tersine, bizde" de ne olup bittiiyle kimsenin ilgilenmediini anlaynca, yzndeki ne ac, ne de umutsuz, ama belirgin ve kmseyici bir hznle uzaklat. tekiler, bir barn bulunduu hole grltyle doluurken, iinde kare eklinde drt uzun masa nn kolokyumun almasm bekledii bo salona girdi Kapnn yannda, zerinde konuklarn listesi 62
  52. 52. bulunan bir masa ile kendisi kadar yalnzla terk edilmi grnen bir gen kz vard. Kza doru ei lip ona adm syledi. Kz, adn iki kez daha syle mek zorunda brakt onu. nc kez syletmeyi gze alamayp duymu olduu sese benzeyen bir ad listede rastgele aramaya balad. Baba sevgisiyle dolu ek bilgin listeye eilip kendi adm buldu: CECHORBPSKY. "Ah, Bay Sechoripi mi? dedi. e-kho-rjips-ki gibi sylemek gerekiyor. Ah, hi de yle kolay deil. Aslna bakarsanz yazl da doru deil," de di bilgin. Masann zerinde duran dolmakalemi alp C ve R harflerinin zerine tersine dnm ap kaya benzeyen V iaretlerini koydu. Sekreter kz iaretlere bakt, bilgine bakt, ii ni ekti: "ok karmak! Tersine ok basit. Basit mi? Jean Hus' bilir misiniz?" Sekreter kz aceleyle hemen konuk listesine gz att, ama ek bilgin abucak araya girdi: "Bildi iniz gibi, XIV. yzylda byk bir kilise reformcu- suydu. Luther'in habercisiydi Bildiiniz gibi, Kut sal Roma mparatorluunda kurulan ilk niversite olan Charles niversitesinde profesrd. Ama Je an Hus'n ayn zamanda bir yazm reformcusu ol duunu bilmezsiniz: Yazm alacak lde basit- letirdi. Sizler, olarak sylediiniz eyi yazmak iin harf, t, c, h, kullanmak zorundasmzdr. Al manlarn drt harfe gereksinimleri vardr: t, s, c, h. Oysa bize, Jean Hus sayesinde bir tek harf yet- 53
  53. 53. mektedir, zerinde u iaretle c harfi." Bilgin bir kez daha sekreterin masasna eilip listenin kenarna kocaman bir c harfi yazdktan sonra zerine tersine evrilmi bir apka iareti koydu: C; ardndan da sekreter kzn gzlerine ba karak ak ve net bir sesle okudu: ". Evet, mkemmel! Gerekten de ok pratik. Luther'in reformu nun sadece sizin lkenizde kabul edilmi olmas ok yazk. Jean Hus'n reformu..." dedi bilgin, Fransz kzn yapt gaf duymazdan gelerek, "...tamamen kabul grmemi deildir. Kullanld bir lke da ha var, herhalde biliyorsunuzdur?" Hayr. Litvanya! Litvanya," diye tekrarlad sekreter kz, bu l kenin nerede olduunu bo yere anmsamaya al arak. "Sonra Lettonya. Biz eklerin harflerin zeri ne konan bu kk iaretlerden dolay neden bu kadar gurur duyduumuzu anlyorsunzdur im di. (Glmseyerek): Her eye ihanet edebiliriz. Ama bu iaretler iin kanmzn son damlasna ka dar savarz." Gen kzn yanndan ayrlp kare eklindeki masalara yneldi. Her sandalyenin nnde, zerin de bir ad yazl bir kart vard. Kendi kartn bulup uzun uzun bakt, sonra kart parmaklarnn aras na alp kederli, ama balayc bir glmsemeyle sekreter kza gstermeye geldi. Bu srada, giriteki masann nnde biri du- 54
  54. 54. rup gen kzn kendi adnn yanna bir arp iareti koymasn bekledi. Kz, ek bilgini grnce ona, "Bir dakika, bay Chipiqui!" dedi. ek bilgin yce gnll bir hareket yapt eliy le: Kayglanmaynz kk hanm, acelem yok. Sa brl ve biraz da dokunakl bir alakgnlllkle masann yannda bekledi (iki bcekbilimci daha du ruyordu), sekreter kzn ii bitince kk kart ona gsterdi: "Baknz, acayip deil mi?" ok fazla bir ey anlamakszn bakt gen kz: "Ama, Bay Chenipiqui, bakn iaretleriniz var ora da! T oru, ama bunlar normal apka iaretleri! Tersine evirmeyi unutmular! Bir de nerelere koymu olduklarna baknz! E'nin zerine, O'nun zerine! Cechripsky! Ah evet, haklsnz! diye fkelendi sekreter kz. Dnyorum da, dedi giderek kederlenen ek bilgin, her zaman neden unutuyorlar acaba? Tersine evrilmi apka iaretleri son derece iir seldirler! yle deil mi sizce? Uan kular gibi! Ka nat am gvercinler gibi! (ok sevecen bir sesle:) Ya da, isterseniz, kelebekler gibi." - Ve dolmakalemi alp adnn yazln dzelt mek iin masaya eildi. Sanki zr dilermiesine, byk bir alakgnlllkle yapt bunu, sonra bir ey sylemeden, oradan uzaklat. Sekreter kz bilginin gidiine bakyor, iri, tu haf bir biimsizlii var ve birden iinin ana sevgi siyle dolduunu hissediyor. Bilginin bann ze- 55
  55. 55. rinde kelebek halinde dolap sonra beyaz salar na konan tersine evrilmi bir apka iareti hayl ediyor. H Sandalyesine doru yrrken, ek bilgin ba n geri evirince sekreter kzn scak glmsemesi ni gryor. O da glmseyerek karlk veriyor, sonra kez tekrarlyor glmsemesini. Kederli, ama gururlu glmsemeler bunlar. Kederli bir g rn ek bilgin ancak bu szcklerle tanmlanabi lirdi. 56
  56. 56. 17 Adnn zerine yanl yerlere konan iaretler yznden kederlenmesini herkes anlayabilir. Ama gururu nereden geliyordu? Yaamyksne ilikin temel bilgiler yle: 1968 ylnda Ruslarn igalinden bir yl sonra B- cekbilim Enstitsnden kovuldu ve yap iisi ola rak almak zorunda kald, bu durum 1985 ylnda igalin sona eriine kadar srd, yani yirmi yl ka dar. Ama Amerika'da, Fransa'da, spanya'da ve da ha baka yerlerde srekli olarak isiz kalan yzler ce, binlerce insan yok mu? Bundan dolay ac e kerler, ama gurur da duymazlar/ ek bilgini gurur duyuyor da tekiler neden gurur duymuyorlar? nk o iinden ekonomik nedenler yzn den deil, siyasal nedenlerden dolay atld. Olsun. Ama, bu durumda, ekonomik nedenle rin yol at acnn daha hafif ya da daha az saygn olmasnn gerekelerinin aklanmas gerekiyor. efinin houna gitmedii iin iinden atlan bir in san bundan utan duymal mdr, te yandan, siya sal nedenler yznden iinden olan kimse bundan dolay bbrlenebilir mi? Neden? nk, ekonomik nedenden dolay isiz kalma durumunda, iten atlan kii edilgin bir rol oynar ve davrannda hayranlk uyandracak bir cesare tin izi bulunmamaktadr. 57
  57. 57. Bu, gn gibi ortada, ama kazn aya hi de y le deil nk, 1968'den sonra, Rus ordusu lke ye korkun bir rejim yerletirince iinden atlan ek bilgin cesaretini kantlayacak hibir ey yap mad. Enstitnn bir blmn ynetiyor ve si neklerden baka bir eyle ilgilenmiyordu. Bir gn, on kadar tannm rejim kart anszn brosuna dolutu ve yar gizli bir toplant yapabilmeleri iin kendilerine bir salon vermesini istediler. Ahlak ju donun kurallarna gre davranyorlard: Baskm yapmlar ve gzlemci grevini de kendileri stlen milerdi. Bu beklenmedik karlama yznden bilginin eli ayana dolat. 'Evet' demek, ksa bir sre sonra kt sonular dourabilirdi: Kendisi g revinden olur, ocuuna niversite yasaklanr d. Tabanszhyla pein pein dalga geen kk toplulua da 'hayr' diyebilecek kadar yrekli deil di. Sonunda raz oldu ve ekingenliinden, zayfl ndan, gnlnn diledii gibi davranmak yetene inden yoksun oluundan dolay kendinden nefret etti. Demek ki, doru konumak gerekirse, kendi si, iinden, ocuklar da okuldan onun korkakl yznden atld. Durum byle olduuna gre, nasl oluyor da gu rur duyuyor? zerinden zaman geip de muhaliflere kar balangtaki fkesini unutunca, azndan kan 'evet'i bilinli ve zgr bir eylem, aalk iktidara kar kiisel bakaldrsnn ifadesi olarak grmeye alt. Bu nedenle, kendisinin de byk tarih sah nesine kanlardan biri olduuna inanyor ve guru ru da bu inantan kaynaklanyor. 58
  58. 58. Ama birok insan srekli olarak saysz anla mazla bulatna gre, yleyse, bunlar da tari hin byk sahnesine kmaktan gurur duyabile cekler, doru deil mi? Savm aklamam gerekiyor. ek bilgininin gururu, onun rastgele bir zamanda tarih sahnesi ne km olmasna deil, bu sahnenin aydnland anda kmasna bal. Tarihin aydnlanm sah nesine, Dnya apmda Tarihsel Gncel Olay de nir. Projektrlerin aydnlatt, kameralarn grn tledii Prag, 1968 ylnda, tam anlamyla Dnya apmda Tarihsel Gncel Olay idi ve ek bilgin, onun pcn alnnda hissetmekten bugn h l gurur duyuyor. Ama dnyay ilgilendiren byk bir ticaret g rmesi, zirve toplantlar da nemli gncel olay lardr, onlar da aydnlatlm, filme alnm ve yo- rumlanmlardr; bunlar neden oyuncularnda ay n gururun heyecann uyandrmyorlar? Hemen bir aklama daha getiriyorum: ek bil gin herhangi bir Dnya apmda Tarihsel Gncel Olayn ltfuna mazhar olmamt, onun bana Y ce bir devlet kuu konmutu, insan, tipte silh ses leri duyulur, yukarda Azrail dolarken n sahne de ac ekerse Yce'dir Gncel Olay. te size kesin aklama: ek bilgin Yce bir Dnya apnda Tarihsel Gncel Olaym ltfuna mazhar olduu iin gurur duyuyor. Bu ltfn, sa londa bulunan btn Norveliler ve Danimarkal lardan, btn Franszlar ve ngilizlerden kendisini farkl kldn ok iyi biliyor. Mm
  59. 59. 18 Sz alan konumaclarn srayla geldikleri bir yer var bakanlk masasnda; ek bilgin dinlemi yor konumaclar. Kendi srasnn gelmesini bek lerken, cebindeki be sayfalk konuma metnine dokunuyor, aman aman bir ey olmadm elbette biliyor metnin: Bilimsel almalardan yirmi yl uzak kald iin, gen bir aratrmacyken kefe dip muscapragensis adm verdii yeni bir sinek t r zerine yazm olduu makaleyi zetlemekten baka bir ey yapmamt. Derken, bakann hi kukusuz kendi adnn hecelerini sylediini du yunca ayaa kalkt ve konumaclara ayrlm olan yere yneldi. Bu yer deitirmenin srd yirmi saniye iinde, basma beklenmedik bir ey geldi: Heyeca na kapld: Tanrm, bunca yldan sonra, sayg duy duu ve ona sayg duyan insanlarn arasnda, ken disine yakn olan ve felein bir sillesi sonucu arala rndan ayrlmak zorunda kald bilginlerin arasn da bulunuyor; kendisine ayrlm olan sandalyenin nnde duruyor, ama oturmuyor; bir kez olsun duygularna uymak, doal olmak ve hissettikleri ni, tanmad meslektalarna sylemek istiyor. "Sayn Bayanlar, Sayn Baylar, hi beklemedi im, beni artan heyecanmdan dolay ltfen ba layn beni. Neredeyse yirmi yl sonra, benimle birlikte ayn sorunlar zerine dnen, benimle 60
  60. 60. ayn tutkuyu paylaan insanlardan oluan bir top luluk karsnda yeniden konuuyorum. Bir insa nn sadece yksek sesle dnd iin hayatna anlam veren eyden yoksun kalabildii bir lke den geliyorum. Bir bilimadam iin hayatn anla m, kukusuz, bilimin anlamndan bakas deildir. Sizin de bildiiniz gibi, on binlerce insan, lkemin btn aydnlar, 1968 ylnn o trajik yazndan son ra ilerinden atldlar. Bundan daha on ay ncesi ne kadar yap iisi olarak alyordum. Hayr, onur krc bir ey yok bunda, insan ok ey reni yor, basit ve hayranlk duyulacak insanlarn dostlu unu kazanyor ve ayrca biz bilirnadamlarmm ayr calkl insanlar olduumuzun da farkna varyor, nk ayn zamanda bir tutku olan bir i yapmak bir ayrcalktr, evet, dostlarm, yap iisi arkada larmn hi bilmedikleri bir ayrcalk, nk tut kuyla kalas tamak olanakszdr. Bu ayrcalk yir mi yl elimden alnd, ama imdi bu ayrcala tek rar sahibim ve bundan dolay da sarho gibiyim. Benim iin biraz hznl de olsa, bu anlar gerek bir enlik olarak yaamamn nedenini, sevgili dost larm, size bu szlerim aklayabilir..." Son szckleri sylerken, gzlerinin yala dol duunu hissetti. Bundan biraz tedirgin oldu, ya landnda durmadan heyecanlanan ve her frsatta alayan babasnn grnts geldi gzlerinin n ne, ama sonra, bir kez de brak i olacana varsn diye dnd: Kk bir Prag armaan olarak on lara sunduu heyecannn kendilerini onurlandr dn hissetmeliydi bu insanlar. Yanlmad. Dinleyiciler de heyecanlandlar. 61
  61. 61. ek bilgin son szc syleyince, Berck ayaa kal kp alklad. Kamera hemen grntledi onu, y zn, alklayan ellerini, ek bilgini de grntle di. Btn salon ayaa kalkt, ar ar ya da birden, glmseyen ya da ciddi yzle, herkes el rpyordu ve bundan ylesine holanmlardi ki ne zaman du racaklarm bilemiyorlard; ve karlarnda, ek bil gin, uzun, ok uzun boylu, sakarcasna uzun ve be deninden sakarlk yayldka duygulandrc olu yor, kendisini duygulanm hissediyordu, yle ki gzyalar artk gzkapaklarnn altna sinmiyor, ama kendisini giderek daha ok alklamaya bala yan meslektalarnn gzlerinin nnde, burnu nun iki yanndan azna, enesine doru grkemle akyordu. Sonunda alklar dindi, insanlar yerlerine otur dular ve ek bilgin titreyen bir sesle konutu: Te ekkr ederim, dostlarm, btn kalbimle teek kr ederim." Oradan ayrlp yerine yneldi. Ve ha yatnn en byk nn yayordu, mutluluk nm, evet mutluluk nn, neden sylememeli bu szc , kendini byk ve yakkl hissediyordu, kendi ni nl hissediyor ve sandalyesine doru yry nn uzamasn ve hi bitmemesini arzu ediyor du. 62
  62. 62. 19 Bilgin sandalyesine doru yrrken salona ses sizlik egemendi. Belki de, salona sessizliklerin ege men olduunu sylemek daha doru olurdu. Bil gin bunlardan ancak birini fark ediyordu: Heyecan l sessizlii. Heyecanl sessizliin, tpk bir sonat bir ses tonundan tekine geiren fark edilmez dei im gibi, giderek skntl bir sessizlie dnt n anlamyordu. Sylenmesi ok g bir ad olan bu bayn, alabildiine heyecanlanp, yeni sineklere ilikin bulgular konusunda kendilerini bilgilendi recek konumasn okumay unutmu olduunu anlamt herkes. Ve herkes ona bu durumu anm satmann kabalk olacam biliyordu. Uzun bir du raksamadan sonra, kolokyum bakan ksrd ve "Teekkrler Bay Tch6cochipi... (konua anmsa mas iin son bir frsat tanmak amacyla epeyce sustu) ...ve imdi bir sonraki konumacy krsye davet ediyorum," dedi. Bunun zerine, salonun di binden gelen bouk bir glle sessizlik ksa bir s re bozuldu. Dncelere dalm olan ek bilgin ne glme yi, ne de meslektann konumasn duydu. Kendi si gibi sineklerle ilgilenen Belikal bir bilgin onu dalgnlndan uyandrncaya kadar konumaclar birbirini izledi: Tanrm, konumasn okumay unuttu! Elini cebine soktu, dokunduu be yaprak kt d grmediinin kant olarak orada duru- 63
  63. 63. yordu. Yanaklar cayr cayr yand. Kendisini gln hissetti Bir ey kurtarabilir miydi acaba? Hayr, bir ey kurtarmann mmkn olmadn biliyor du. Birka dakikalk utantan sonra, garip bir d nceyle ii ferahlad: Gln olduu doruydu; ama olumsuz bir ey yoktu bunda, ne utan verici bir ey, ne de kna bir ey, bu glnlk, payna den bu glnlk, yaamnn ayrlmaz paras olan kederi daha da younlatrd, yazgsn daha hznl ve bundan dolay, daha byk ve daha g zel yapt. Hayr, gurur, ek bilginin melankolisini hibir zaman yalnz brakmayacak. 64
  64. 64. 20 Her toplantda, bitiik salonda iki imek iin toplanan kaaklar vardr. Bcekbilimcileri dinle mekten yorulan ve ek bilginin ilgin baarsyla yeterince elenemeyen Vincent, holde, barn ya nndaki uzun masann evresinde teki kaaklarla birlikte. Uzun sre sustuktan sonra, sonunda, tanmad insanlarn konumalarna katlmay baaryor: "Kaba davranmam isteyen bir sevgilim var." * Pontevin bu cmleyi syledii zaman ksa bir sre susmu, dinleyiciler dikkatli bir sessizlie g mlmt. Vincent ayn aray vermeyi deniyor ve gerekten insanlarn gldn, katla katla gl dn duyuyor; bu yreklendiriyor onu, gzleri parldayarak, dinleyicilerini sakinletirmek iin eliyle bir hareket yapyor, ama o anda hepsinin ma sann teki ucuna baktklarn, birbirlerine kar lkl ku adlar armaan eden iki kiiye gldkleri ni gryor. Bir-iki dakika sonra sesini tekrar duyurmay baaryor: "Size, sevgilimin, kendisine kaba davran mam istediini sylyordum demin." Bu kez her kes dinliyor onu ve Vincent ara vermek yanll n bu kez tekrarlamyor; sanki biri konumasna engel olmaya alyormu gibi, giderek, daha hzl konuuyor "Ama yapamam, ok nazik bir insanm ben, deil mi..." ve yant olarak kendisi glmeye Yavalk 65/5
  65. 65. balyor. Glnn ortada kaldn grnce, he men konumay srdryor ve konumasnn hz n artryor: "Sk sk evime gelen bir daktilo kz var, ona... Bilgisayarla m yazyor? diye soruyor, birden ilgilenen biri Vincent yantlyor: "Evet. Markas ne? Vineent bir marka sylyor. Adammkinin mar kas baka ve kendisine bir yn aalk hergele likler yapmay alkanlk haline getiren bilgisayar yznden basma gelen ykler anlatmaya koyulu yor adam. Herkes eleniyor, birka kez kahkaha patlatyor. Ve kedere kaplan Vincent eski dncesini anmsyor: insanlar, bir insann talihini, grn nn, yznn gzellik ya da irkinliinin, boyu nun durumunun, sann olup olmamasnn belirle diini dnrler. Yanlg. Her eyi saptayan ses tir. Vincent'n sesiyse gsz ve crlak konumaya balaynca kimse fark etmiyor onu, yle ki, sesini ykseltmek zorunda kalyor, o zaman da herkes ba rdn dnyor onun. Buna karlk, usul usul konuur Pontevin, gzel, kulaa ho gelen, gl ve kaim sesi gmbr gmbr ter, herkes yalnzca onu dinler. Ah, alak Pontevin. Ona, btn eteyle birlik te kolokyuma katlma sz vermi, ancak eylem den ok syleve yatkm kiiliine yakacak ekil de, daha sonra, verdii sz unutmutu. Vincent, bir yandan hayl krklna uramken, te yan dan, yola kmadan nce ustasnn verdii buyrua 66
  66. 66. ihanet etmemek zorunda hissediyordu kendini: "Bizi temsil etmek zorundasn. Bizim ortak dava mz iin hareket etmek konusunda yetki veriyo rum sana." Kukusuz, grgrna bir buyruktu bu, ama Gaskonyal Kahvesi etesi, yaadmz bu na file dnyada uyulmaya deer buyruklarn sadece grgrna buyruklar olduuna inanyordu. Vincent, Pontevin'in etkileyici yznn yannda, Machu' nun onaylayarak glmseyen ablak suratn anm syordu. Bu buyruk ve glmsemeden g alan Vincent harekete gemeye karar verdi; evresine bakt, barn evresindeki insanlar arasnda houna giden bir kz grd. 67
  67. 67. 21 Bu bcekbilimcilerin tm tuhaf hdkler sa hiden: Kendilerini olaanst bir dikkatle dinliyor olmasna, glnecek yerde glmeye, onlar'ciddile tiklerinde ciddilemeye hazr grnmesine karn, ilgilenmiyorlar gen kzla. Grne baklrsa, bu rada bulunan erkeklerden hibirini tanmyor ve kimsenin fark etmedii zenli tepkileri, rkek bir ruhu gizliyor. Vincent kalkyor, gen kzn bulun duu toplulua yaklayor, onunla konuuyor. Az sonra tekilerin yanndan ayrlyorlar, daha ban dan kolayca geliecei ve bitmeyecei anlalan bir konumaya dalp gidiyorlar. Kzn ad Julie, dakti lo, bcekbilimcilerin bakannn yannda kk bir ii var, leden bu yana yapacak ii kalmam, ken dini rkten, ama ayn zamanda, daha dne kadar hi bcekbilimci grmemi olduu iin, ilgisini e ken bu insanlarn arasnda, bu nl atoda akam geirmek iin bu frsattan yararlanyor. Kendini iyi hissediyor onun yannda Vincent, sesini yk seltmek zorunda deil, tam tersine, tekilerin duy mamas iin alak sesle konuuyor. Sonra kz k k bir masaya srklyor, burada yan yana otura bilirler, elini kzn elinin zerine koyabilir. "Biliyorum, diyor Vincent, her ey sesin gc ne bal. Ses, gzel bir yzden daha nemlidir. Sesin gzel senin, Sahi mi? 68
  68. 68. Evet, yle. Ama zayf. Ama ho byle. Oysa, benim sesim berbat, g crtl, gak gak, bir kart kargannki gibi, yle deil mi? Hayr, diyor Vincent, sevecenlikle, sen de pervasz ve kkrtcsn!" Vincent'n syledikleri houna gidiyor JuUe' nin: "Evet, galiba yleyim. Bu heriflerin hepsi hyaraas," diyor Vin cent. Kz onunla ayn dnceyi paylayor: "Tama men yle. Hepsi kendini beenmi. Burjuva inekler. Berck'i grdn m? Ne hrbo!" Kz tamamen onun gibi dnyor. Bu insan lar ona kar sanki yokmu gibi davranyorlar, onla rn aleyhine duyduu her ey houna gidiyor, c n alyor. Vincent giderek daha sevimli gelmeye balyor kza, gzel ocuk, neeli, sade ve kesinlik le kendini beenmi biri deil. "Buray tarumar etmek istiyorum," diyor Vin cent. Kulaa ho geliyor. Bir ayaklanma vaadi gibi. Glmsyor Julie, alklamak isterdi. "Sana bir viski getireceim!" diyor Vincent, ho ln teki ucundaki bara doru yryor. 69
  69. 69. 22 Bu srada, kolokyumu kapatyor bakan, kat lmclar grltyle salondan ayrlyorlar, hol he men doluyor. Berck, ek bilgine yaklayor, "ok heyecanlandm, sizin..." ek'in yapt konuma nn trn tanmlayabilecek olduka nazik bir de yim bulabilmenin gln sezdirmek iin bile rek duraksyor "...szin... tanklnz iin. Bizler a bucak unutmaya meyilliyizdir. lkenizde olup-bi- tenlere kar son derece duyarl olduuma inanma nz isterdim. Marur olmas iin hibir gerekesi bulunmayan Avrupa'nn gururuydunuz." ek bilgin alakgnllln gstermek iin, belli belirsiz bir kar kma hareketi yapyor. "Hayr, kar kmaynz, diye srdryor Berck, bunu sylemek nemli benim iin. Sizler, zellikle sizler, sizin lkenizin aydnlar, kom nist baskya inanla direnme gstererek, bizim ge nellikle sahip olmadmz cesareti gsterdiniz, y lesine zgrlk kahramanl gsterdiniz ki bizler iin izlenmesi gereken rnek oldunuz. Zaten," di ye ekliyor, szlerine bir teklifsizlik, bir itenlik ha vas vermek iin: "Budapete ok muhteem bir kenttir ve belirtmeme izin veriniz, tamamen Avru pal. - Prag m demek istiyorsunuz?" diyor ekin genlikle bilgin. Ah, lanet olas corafya. Berck kk bir yan- 70
  70. 70. llk yaptn anlyor ve meslektann davran inceliinden yoksunluunun karsnda fkesini bastrp konumasn srdryor "Kukusuz Prag demek istiyorum, ayrca Krakov da demek istiyo rum, Sofya demek istiyorum, Saint-Petersbourg demek istiyorum, kocaman bir toplama kampn dan kurtulan bu Dou kentlerinin hepsini dn yorum. - Toplama kamp demeyiniz, iimizi kaybedi yorduk ou zaman, ama toplama kamplarnda de ildik. Btn Dou lkeleri kamplarla kaplyd, azi zim! Gerek ya da simgesel kamp, bunun bir ne mi yok! Ama Dou demeyiniz, diye kar kmay srdryor ek bilgin: Prag, sizin de bildiiniz gi bi, Paris kadar bir Avrupa kentidir. XIV. yzylda kurulan Charles niversitesi, Kutsal Roma impa ratorluunun ilk niversitesiydi. Bildiiniz gibi, Luther'in habercisi, byk kilise ve yazm reform cusu Jean Hus bu niversitede retiyordu." Hangi eytan drtyor acaba ek bilgini? fke den kudurmasna karn, sesinin scakln koru may baaran Berck'in durmadan yanllarn d zeltiyor: "Aziz meslektam, Dou'lu olmaktan utanmaynz. Fransa'nn ok byk bir sevgisi var dr Dou'ya kar. XIX. yzyldaki gnz d nnz! XIX. yzylda hi g yapmadk. Ama Mickiewicz? Onun Fransa'da ikinci va tann bulmasndan gurur duyuyorum! Ama Miekievvicz...1 " diye kar kmay sr- 71
  71. 71. duruyor ek bilgin. Bu srada Immaculata sahneye giriyor, kamera manna birtakm tell iaretler yapyor, sonra bir el hareketiyle ek'i uzaklatryor ve Berck'in ya nna kendisi geiyor, ona bakarak konuuyor: "Jac- ques-Alain Berck..." Kameraman kameray omzuna yerletiriyor tekrar: "Bidakka!" Immaculata konumasn kesip kameramana bakyor, sonra tekrar Berck'e dnyor. "Jacques- Alain Berck..." 1. ek bilgin, Mickiewicz'in ek airi olmadn sylemeye bir trl frsat bula myor. Adam Mickievvicz en byk Polonyal airlerden biridir, 1798 ylnda Lit- vanya'nn Nowogrodek kentinde dodu, 1855 ylnda stanbul'daki evinde ld. Bu evin kapsnda bununla ilgili bir tabela vardr. (ev.) 72
  72. 72. 23 Berck, bir saat nce, Immaculata ile kamera man salonda grdnde, fkeden haykracan dnmt. Ama imdi, ek bilginin yol at f ke, Immaculata'ya duyduu fkeyi bastrmt; ya- bansl ukaladan kurtulduu iin minnet duyarak hafife glmsedi bile ona. Bundan yreklenen Immaculata, neeli ve aka senli benli bir sesle konumaya balad: "Jac- ques-Alain Berck, yazgnzn bir paras olarak ye si bulunduunuz bcekbilimciler ailesinin bu top lantsnda, heyecan dolu anlar yaadnz.-" ve mik rofonu ona doru uzatt. Berck tpk bir renci gibi yantlyor. "Evet, byk bir ek bcekbilimcisi bulunuyor aramzda, kendini mesleine adamak olanandan yoksun ka lan bu bilgin mrn hapisanede geirmek zorun da kald. Onun aramzda bulunuu hepimizi heye canlandrd." Dans olmak, yalnzca bir tutku deildir, insa nn artk brakmas olanaksz bir yoldur, Duberqu- es, AIDS'lilerle le yemeinden sonra onu kk drdnde, zsayg zoruyla gitmemiti Soma li'ye Berck, yanl bir dans admm dzeltmek zo runluluu hissetmiti. u anda, sylediklerinin ya vanln hissediyor, bir eyin eksik olduunu, bir tutam tuzun eksik olduunu biliyordu, beklenme dik, arpc bir ey sylemesi gerektiini biliyordu. 73
  73. 73. Bu nedenle, duracana, uzaktan yaklatn du- yumsad olaanst esine doru konumasn srdryor: "Ve bu frsattan yararlanarak bir Fran- sz-ek Bcekbilimciler Dernei kurma nerimi si ze aklamak istiyorum. (Bu dncesine kendisi de arp hemen keyifleniyor.) Bu konuyu az nce Pragl meslektamla konuuyordum (ek bilgine doru belirsiz bir hareket yapyor), kendisi, bu Dernei, iki ulus arasndaki dostluu sonsuza ka dar simgeleyecek, geen yzyln byk bir srgn airinin adyla talandrmak dncesine nasl se vindiini sylyordu. Mickiewicz. Adam Mickie- wicz. Bu airin hayat, ne yaparsak yapalm, ister iir yazalm, ister bilimle uraalm, yaptmz e yin bir isyan olduunu bize anmsatacak bir derstir, ('isyan' szcnn zerine basa basa sy lyor.) nk insan her zaman isyan etmitir (u anda gerekten yakkl ve biliyor bunu), yle de il mi, dostum (ek bilgine doru dnyor, hemen kamerann grnt alanna giren ek bilgin, sanki 'evet' dermi gibi ban eiyor), siz bunu yaam nzla, zverilerinizle, aclarnzla, evet, bunu bana siz doruluyorsunuz, bunu bana kantlyorsunuz, insan adna lyk insan her zaman isyan halinde dir, baskya kar isyan halindedir ve artk bask ol masa bile... (uzun bir ara veriyor, bylesine uzun, bylesine etkileyici ara vermeleri ancak Pontevin yapabilir; sonra hafif bir sesle:) ...kendimizin se medii insanlk durumuna kar." Kendimizin semedii insanlk durumuna kar bakaldr. Doalama konumasnn incisi olan bu son cmle kendisini de artyor; aslmda gzel 74