of 424 /424
7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali http://slidepdf.com/reader/full/degirmen-sabahattin-ali 1/424

Degirmen - Sabahattin Ali

Embed Size (px)

Text of Degirmen - Sabahattin Ali

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    1/424

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    2/424

    SABAHATTN AL

    Btn ykleri-

    DERMEN, KANI, SES

    :::::::::::::::::

    NDEKLER

    DERMEN

    Yazarn nsz

    Birinci Baskya Konulan Not

    Birinci Ksm

    Deirmen

    Kurtarlamayan aheser

    Krlanglar

    Viyolonsel

    Birdenbire Snen Kandilin Hikayesi

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    3/424

    kinci Ksm

    Bir Delikanlnn Hikayesi

    Bir Gemici Hikayesi

    Bir Orman Hikayesi

    Kazlar

    Bir Firar

    Kanal

    Candarma Bekir

    Sarho

    nc Ksm

    Bir Cinayetin Sebebi

    Bir Siyah Fanila in

    Komik-i ehir

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    4/424

    KANI

    Kan

    Kamyon

    Kafakad

    Gramofon Avrat

    Arap Hayri

    Bir aka

    Duvar

    Pazarc

    Apartman

    Arabalar Be Kurua

    Fikir Arkada

    Dman

    Bir Skandal

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    5/424

    SES

    Ses

    Kpek

    Scak Su

    Mehtapl Bir Gece

    Kstence Gzellik Kraliesi

    :::::::::::::::::

    DERMEN

    Yazarn nsz

    iir ve hikayelerim arasnda, yazm olmaktan utanacam kadar

    ktleri olduunu biliyorum. Bunlarn bir ksmnn ocuk denecek bir

    yatayazlm olmalar bence bir mazeret deildir; nk bu eit bir

    yazy bugn herhangi bir imzann stnde grsem, sahibini slah olmaz

    bir zevksizlik ve tam istidatszlkla sulandrmakta tereddt etmem.

    Bunlarn, benim san'at hayatmn gelimesini gstermesi bakmndan,

    sadece kendim iin bir ehemmiyeti vardr ki, bu da onlar

    bakalarna okutmak iin bir sebep olamaz.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    6/424

    Buna ramen bu yeni baskdan onlar karamadm. nk, bir

    kere okuyucu nne sermi olduum taraflarm sonradan rtbas etmeye

    hakkm olmad kanaatindeyim; ama bylece belki de eski bir

    hatay devam ettirmekten baka bir ey yapmyorum.

    yiyi ktden ayrmak klfetini okuyucuya braktm iin zr

    dilerim.

    S.A.

    Sabahattin Ali'nin Deirmen'in 1935'teki basksnn sonuna

    koyduu not:

    -kinci ve nc ksmdaki Bir Orman, Kazlar, Bir Firar, Candarma Bekir,

    Bir Siyah Fanila in, Komik-i ehir adl hikayelerin Osmanl mparatorluu

    zamanndaki Anadolu'yu anlatt okunduu zaman anlalmakta ise de, bunu

    burda ayrca tavzihe lzum grdm.-

    S.A.

    :::::::::::::::::

    Birinci Ksm

    Deirmen

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    7/424

    Hi sen bir su deirmeninin iini dolatn m adam?..

    Grlecek eydir o... Yamulmu duvarlar, tavana yakn

    ufack pencereler ve kaln kalaslarn stnde simsiyah bir at...

    Sonra bir sr arklar, kocaman talar, miller, sraya sraya

    dnen tozlu kaylar... Ve bir kede birbiri stne ylm

    buday, msr, avdar, her eitten ekin uvallar. Karda beyaz

    torbalara doldurulmu unlar...

    Talarn yannda, duman halinde, scak ve ince zerreler

    uuur. Halbuki demedeki kk kapa kaldrnca aadan

    doru sis halinde souk su damlalar insann yzne yaylr...

    Ya o seslere ne dersin adam, her keden ayr ayr makamlarda

    kp da kulaa hep birlikte kocaman bir dalga halinde

    dolan seslere?.. Yukardaki tahta oluktan inen sular, kavak

    aalarnda esen k rzgar gibi uuldar, talarn kah ykselen,

    kah alalan alamakl sesleri kaylarn tokat gibi aklayna

    karr... Ve mtemadiyen dnen tahtadan arklar gcrdar,

    gcrdar.

    Ben ok eskiden byle bir deirmen grmtm adam,

    ama bir daha grmek istemem.

    Sen akn ne olduunu bilir misin adam, sen hi sevdin mi?

    oook desene! Sevgilin gzel miydi bari? Belki de seni seviyordu...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    8/424

    Ve onu herhalde ok kucakladn... Geceleri buluur

    ve perdin deil mi? Bir kadn pmek ho eydir, hele adam

    gen olursa..

    Yahut sevgilin seni sevmiyordu... O zaman ne yaptn? Geceleri

    aladn m?.. Ona sararm yzn gstermek iin geecei

    yolda bekledin, ona uzun ve acndrc mektuplar yazdn

    deil mi?..

    Fakat herhalde ikinci bir aka atlamak, senin iin o kadar

    g olmamtr. nsan evvela kendi kendisinden utanr gibi olur

    ama, bilir misin, bizim en byk maharetimiz nefsimizden beraat

    karar almaktr. Vicdan azab dedikleri ey, ancak bir hafta

    srer. Ondan sonra en aalk katil bile yapt i iin kafi

    mazeretler tedarik etmitir.

    Ha, sonra bir nc, bir drdncy sevdin ve bu byle

    gidiyor.

    Peki ama, bu sevmek midir be adam, bir kadn pmek,

    onu istemek sevmek midir?..

    rplak soyunarak ehrin sokaklarnda koabiliyor musun?

    Bir bak alarak kolundaki ve bacandaki adalelere saplamak

    ve bylece bir nehre atlarak yzmek elinden geliyor mu?

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    9/424

    Bir ehrin adamlarn ldrmek cesareti sende var m? Bir

    minareye karak btn dnyaya iittirecek kadar kuvvetle

    barabilir misin?

    Ak sana bunlar yaptrabilir mi? te o zaman sana seviyorsun derim...

    Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala,

    ikincisine? Gene mi o? nc ve drdncye de mi o?.. Atma

    be adam, ka tane kalbin var senin?.. Hem biliyor musun, bu

    aptalca bir laftr. Kalbin olduu yerde duruyor ve sen onu filana

    veya falana veriyorsun... Gsn yararak o eti oradan karr

    ve sevgilinin nne atarsan o zaman kalbini vermi olursun...

    Siz sevemezsiniz adam, siz ehirde yaayanlar ve kyde

    yaayanlar; siz, birisine itaat eden ve birisine emredenler; siz,

    birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz.

    Sevmeyi yalnz bizler biliriz... Bizler: Bat rzgar kadar serbest

    dolaan ve kendimizden baka Allah tanmayan biz ingene'ler.

    Dinle adam, sana bir ingene'nin akn anlataym...

    ..

    Bir gn -karlarn erimeye balad mevsimdeydi- btn

    ergi, -otuza yakn kadn, erkek ve ocuk, drt beygir ve iki defa

    o kadar da eek- Edremit tarafna doru gyorduk.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    10/424

    Can skan ve bize hi uymayan bir ktan sonra stc gne

    ve yeni belirmeye balayan yeillikler hepimize tuhaf bir

    oynaklk vermiti. Srtlarnda beyaz ve ksa bir gmlekten baka

    bir eyleri olmayan kk ocuklar hi durmadan kouyorlar,

    baryorlar ve ose yolunun kenarndaki hendeklerde yuvarlanyorlard.

    Delikanllar keman ve klarnet alarak yryorlar, gen kzlar

    parlak sesleriyle su gibi trkler sylyorlard.

    Ben de etraf gzden geirerek bir ky, bir iftlik, yannda

    kalabileceimiz bir yer aratryordum.

    kindiye doru siyah zeytin aalarnn arasnda ykselen

    ak renkli nar ve kavaklar gzme iliti. Buras kk bir deirmendi.

    Suyu bol bir ay kk st aalarnn arasndan

    getikten sonra dar ve ta bir mecraya giriyor, oradan da drt

    tane tahta olua taksim oluyordu.

    htiyar narlar ukura gmlen eski deirmenin siyah kiremitli

    atsn rtyorlar ve n tarafndaki geni meydan glgeliyorlard.

    Aalarn hrtsn bastran bir grltyle deirmenin altndan

    fkrdayp kan kpkl sular iki sra taze kavanortasndan

    geip ilerideki sazlkta kayboluyordu.

    Burada ergilemek hi de fena deildi. Ykl eeklerle sk

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    11/424

    sk gelip giden kyllerden, deirmenin ilek olduu anlalyordu.

    Ve bir kurun atm tede beyaz minaresiyle bir ky grnyordu.

    Daha adrlar kurmadan Atmaca, klarnetini alarak, kanatlarnn

    biri ak duran kocaman kapya yanat, almaya balad.

    eride sesi duyan kyller, oraya birikerek dinliyorlard.

    Deirmenci de bunlarn arasndayd, beyaz sakaln kartrarak

    lakayt gzlerle bakyordu.

    Bilir misin adam, bu kyller tavuk ve olak aldmz

    syleyerek bizden ikayet ettikleri halde bizi gene severler.

    Aralarnda bir kileye yakn buday toplayarak Atmaca'ya

    verdiler. Ve deirmenci buna iki mlek de yourt ilave etti.

    Biz bu gzel kabulden cesaret alarak, biraz tedeki zeytin

    aalarnn arasnda adrlarmz kurduk.

    ..

    ler iyi gidiyordu. Kadnlar taze stlerden yaptklar sepetleri

    yakn kylerde satmakta glk ekmiyorlard. algclarmz

    yarm gn uzaktaki kylerden bile dne arlyorlard.

    Atmaca tabii en batayd...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    12/424

    Sen bu Atmaca gibisine daha rastlamamsndr.

    Bir kere heybetli delikanlyd: Yaz derisi, yzne delice

    dklen simsiyah salar ve koyu gzleri...

    Sonra burnu... Uzun, sivri, ucu biraz aa kvrk burnu...

    Bunun iin biz ona Atmaca derdik...

    Ba, geni omuzlarnn stnde bir arapatndaki gibi dik

    dururdu ve bir arapat ondan daha evik deildi...

    Btn ergilerde onun cesareti, onun gzellii,onun algs

    sylenirdi.

    Baka ingene'ler gibi almazd o, adam: Bir kere nota bilirdi.

    ehir mektebini okumu, bitirmiti; sonra iliydi... Sanrdn

    ki, klarneti alarken, havay cierlerinden deil, dorudan

    doruya yreinden veriyor.

    Geceleri tek bana bir aacn dibine ekilirdi. Biz de adrlarn

    nne kp yzkoyun yatar, enemizi topraa dayayarak onu dinlerdik.

    Hibir sevgilisi yoktu. Ne getiimiz Trkmen kylerindeki

    al yanakl gzeller, ne de ince dudakl ingene kzlar onun

    baklarn bir andan fazla zerlerinde alkoyabilirlerdi...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    13/424

    Halbuki alg alarken byk gzlerde -oradaki kvlcmlar

    sndrmek ister gibi- bir nem belirdiini, esmer yanaklarnda

    -bir atee rastgelmi gibi derhal kuruyan- birka ufak

    damlacn yuvarlanmak istediini grmtk.

    ok konumaz, konutuu zaman da iindekilerden bize

    bir ey sezdirmezdi. Neler hisseder, neler dnrd? Onu bu

    dnyaya balayan ey neydi? Hibirimiz bilmezdik. Acaba birisini

    sevdii iin mi, yoksa hi kimseyi sevemedii iin mi, bu

    kadar yank, bu kadar derinden alyordu?..

    Ara sra uzun mddet kaybolur, baka ergilerde dolat,

    ehirlere inip byk beylerin meclisine girdii sylenirdi.

    Kasabadaki efendiler ona akran muamelesi ederlerdi, fakat

    o davarlardan bizimle beraber koyun urular, dnlerde bizimle

    beraber alg alard.

    ..

    Hemen her akam deirmenin nndeki meydanlkta toplanp

    ahenk yapyorduk. imdilik bir ey anaforlamadmz

    iin deirmenci de memnundu. Kzyla beraber byk narn

    altna bir hasr atyor, bada kurup oturarak bizi dinliyordu.

    Deirmencinin kz tam bir ky gzeliydi.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    14/424

    Yuvarlak bir yz, kaln dudaklar, kalalarna kadar uzanan

    ince rgl salar vard.

    Ama yz hep soluktu. Etrafndaki eylere, kendisiyle alverii

    yokmu gibi, dmdz bir bak ve dudaklarnn kenarndan

    dklyormu gibi, isteksiz bir gl vard.

    Bu kzcaz sakatt adam, kkken sa kolunu deirmenin

    arklarndan birine kaptrmt.

    imdi onun yerinde alvarnn beline ilitirilen bo bir yen

    sallanyordu.

    Ve bu onu insanlardan ayryordu.

    Dnebilir misin, gzel bir kzn bir kolu olmazsa bu ne

    demektir? Derenin st banda pl pl ykanan gen kzlara

    karamyordu. Vcudunu ve ondaki ayb her zaman rtmeye

    mecburdu.

    Geceleri birbirlerinin evinde toplanp cmb yapan kzlarla

    da birleemezdi, nk ne tef almak, ne de parmaklarnn

    arasna tahta kaklar alarak oynamak elinden gelirdi...

    Belli ki onun btn ocukluu bitmez tkenmez bir hasretle

    gemi; belli ki zeytin dallarna sincap gibi trmanan, birbiriyle

    alt alta, st ste green, deirmenin nnde erkek ocuklarla

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    15/424

    su fkrtmaca oynayan akranlarna bir duvara yaslanarak

    istek dolu gzlerle bakmt.

    imdi btn bunlara alm grnyordu. Baka insanlarn

    yapt birok eyleri yapmak hakknn kendisinde olmadn

    biliyor ve hibir ey istemiyordu.

    Deirmenin kaps yanndaki ta sedire saatlerce oturup

    meydanda eelenen tavuklara, yahut kocaman narn kprdayan

    yapraklarna yar yumuk gzlerle bir bak vard ki, adam

    alamakl ederdi.

    Geceleri babasyla beraber gelir, onun yannda diz kp

    oturarak bize bakard...

    ..

    Sz ksa keselim adam, bizim marur ve insafsz Atmacamz,

    deirmencinin bu sakat kzna vuruldu.

    Tavuslara, slnlere bakmaya tenezzl etmeyen yabani

    ku, kanad krk bir ulluun, ikar (av) oldu.

    Eyvah bana ki meselenin ok ge farkna vardm. Ben anladm

    zaman alev saa sarmt... Yoksa oktan ergiyi toplar,

    baka yere gerdim...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    16/424

    Atmaca hi kimseyle konumuyor, dnlere gitmiyor,

    zeytinlerin altnda tek bana alyordu. Ama geceleri narn

    altnda adamakll coar, gzlerini kza diker, fler, flerdi...

    Ve biz titrediimizi, barmak, konumak, yahut yerlere

    atlp alamak istediimizi hissederdik...

    Onun alnda, bir ate yn etrafnda haykran atee tapanlarn,

    yahut batmakta olan bir gemiye arpan dalgalarn feryad ve

    inleyii vard.

    Atmaca'nn kanatlar dmt adam. Sarardka sararyordu.

    Deirmencinin kye indii gnler kapnn yanndaki ta

    sedirde kzla beraber oturduunu ve trnaklarn, paralamak

    ister gibi, iki tarafndaki sert kayada gezdirdiini grnce, bu

    iin byle gitmeyeceini anladm...

    Bir gece onu ardm, derenin altbana gittik, kavak

    fidanlarnn arasna oturduk.

    akllarda acele acele seken sulardan ve uzaklardan gelen

    bir kurbaa sesinden baka hibir ey duyulmuyordu.

    Atmaca nne bakyor, niin ardm, ne syleyeceimi

    sormuyordu.

    Elimi omuzuna koydum, gzlerini bana kaldrd:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    17/424

    -Seviyorsun!..- dedim.

    -yle...- dedi.

    -Ne yapacaksn?..-

    Bu sualin cevabn bulmak ister gibi gzlerini yukarya, yldzl

    ge evirdi; uzun uzun bakt, birdenbire:

    -Sen bizim eribamzsn- dedi, -gezdiin yerler benden

    ok, tecrbelerin fazla, akln, dirayetin btn ingene'lerden

    stndr. Sana almalym...-

    Gzlerini hi indirmeden, sanki yldzlara anlatyormu gibi,

    sylemeye balad:

    -Onu seviyorum, ne yapacam da hi dnmedim. Sen

    benim sevmemin nasl olacan bilirsin... Ben ki, arkamdan

    uaklarn koturan konak sahibi hanmlara bam evirmedim;

    yedi kye hkmeden eraf bana gelip: 'Kzm senin iin

    yataklara dt, ingene olduunu unutup seni evlat gibi sineme

    basacam, yalnz gel, gel de kzmz kurtar!..' diye yalvardlar

    da, gene cevap vermeden yoluma gittim; ite imdi bu bir

    kolu olmayan kz seviyorum.

    Onu alamam, onu karamam... Halbuki o da beni seviyor.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    18/424

    Bunu bana evvelisi gn alayarak syledi. 'Gel; dedim, 'beraber

    kaalm.' Ac ac gld, 'Aam,' dedi, 'ben senden noksanm,

    bana sadaka m veriyorsun?..' Onu nasl sevdiimi anlattm:

    'Bana kolunun yerine kalbini veriyorsun,' dedim, 'bir kalp

    bir koldan daha m az deerlidir?'

    -Tekrar gzyalar boand: 'Olmaz' dedi, 'dn ki, her

    karna ktmda senden utanacam, bam yerde olacak, beni

    byle zelil etmek ister misin? Brak beni, ne olduumu bilerek

    ihtiyar babamn yannda kalaym, sen de bir daha buralara

    urama. Bana sakatlm unutturarak deli deli ryalar grdrdn,

    seni mrmn sonuna kadar unutamam, ama olmayacak

    eylere beni inandrmaya kalkma, eer sahiden beni seviyorsan

    hemen buralardan git!..-

    Atmaca burada bir nefes ald ve gzlerini yere indirdi:

    -Dnyorum, birleirsek bu ikimiz iin de sahiden azap

    olacak. Aramzda anlalmaz, boucu bir havann dolatn

    hissedeceiz. Eer o bana alamaz, bana naz edemez, bana

    iinden geldii gibi sarlamazsa, gzleri her zaman: 'Ne diye

    genliini benim iin nara yaktn, sana yazk deil mi?' demek

    isterse, ben ne yaparm? Her szmden, her tavrmdan alnr;

    kzsam ona dokunur, sevsem ona acyormu gibi gelir, kucaklasam

    bo olan kolunun yerinde bir sz duyar ve bunlar hep

    byle srp gider...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    19/424

    Ne yapacam, bu halin beni nereye gtreceini sorma,

    bende artk kuvvet yok, akl yok, dnce yok, yalnz ak var.

    Mavzer kurunu gibi arptn yere seren bir ak... Senin Atmacan

    artk kanatlarn kmldatacak halde deil!..-

    Sustu, son szler yle acnacak bir tavrla azndan dklmt

    ki, fazla bir ey sormaya, hatta teselli etmeye kalkmadm;

    ona bu halde ne sz sylenebilir, ne de o syleneni duyard.

    Koluna girip adra kadar gtrdm.

    ler gittike sarpa sarmt adam, Atmaca'nn hali beni

    korkutuyordu. Fakat yaplacak hibir ey yoktu. imdilik ii

    oluruna brakmaya karar vererek yattm. Btn gece, byk narn

    altnda kollarn aarak sabrszca bekleyen Atmaca'y ve

    dudaklarnn kenarnda geni bir sevin, soluk yanaklarnda

    grlmemi bir pembelikle ona doru koan deirmencinin kzn

    grdm. Fakat birbirinin kucana atlacaklar zaman ekli

    belli olmayan tuhaf bir cisim ikisinin arasna giriyor, bir ark

    gibi frl frl dnerek ve gittike byyerek onlar ayryordu.

    ..

    Gnler, kuvvetli bir rzgarn srkledii beyaz bulut kmecikleri

    gibi birbiri arkasna geip gidiyorlard. Ve biz, bunlarn

    sonunda muhakkak bir frtna kopacan seziyorduk. Herkes

    mthi bir eyden korkuyor gibiydi. Btn ergiyi ar bir

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    20/424

    durgunluk kaplamt.

    htiyar ve tecrbeli ingene karlar bildikleri afsunlar

    okuyorlar, btn iyi ve fena ruhlar zavall Atmaca'nn imdadna

    aryorlard. O, gittike ken yanaklar, nereye bakt

    belli olmayan akn gzleriyle geerken delikanllar balarn

    yere eiyorlar, gen kzlar l gibi sararan benizleri ve titreyen

    dudaklaryla arkasndan bakyorlard.

    Kadn, erkek, gen, ihtiyar hibir eye karar veremeyerek

    bekliyorduk. Sanki serseri bir rzgar kafalarmzdan her dnceyi

    silip spryor, bizi akn ve meyus buralarda brakyordu.

    ..

    Bir gn Atmaca yanma sokuldu.

    -Bu akam deirmende ahenk yapacam, ben ihtiyarla konutum!..- dedi.

    Hafif yamur iseliyordu. Akama kuvvetli bir yaz saana

    gelmesi ok mmknd. Bunu ona da syledim.

    -Deirmenin iinde alacam!- dedi.

    -Deirmen geceleri de iliyor, o grltde mi?-

    Tuhaf tuhaf gld:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    21/424

    -Korkma!- dedi, -Klarneti o grltde de size duyururum.

    Nefesim daha o kadar kuvvetten dmedi.-

    Yamur akama doru sahiden artt. Kar tepedeki palamut

    ormanna birbiri arkasna yldrmlar dyor, iri damlalar

    zeytin aalarnn siyah yapraklarn garip tprtlarla oynatyordu.

    ..

    Hepimiz deirmenin iine dolduk. Tavlada sallanan iki tane

    gaz lambas etrafa yarm bir aydnlk serpiyordu ve arklar,

    talar, tozlu kaylar dnyorlar, dnyorlard.

    Hepsinin birden kard yrtc grlt yamurun alak

    tavandaki kesik hkrna karyor, birbirini kovalayan gk

    grltleri bu korkun ahengi tamamlyordu.

    Deirmenci ve kz duvarn dibindeki sedire oturmulard.

    Sallanan lambalar gen kzn yznde acayip glgeler oynatyordu.

    Btn grltleri bastran ince bir ses birdenbire ykseldi:

    Kendisini deirmenin karanlk bir kesine eken Atmaca almaya

    balamt.

    Adam, ben o gece dinlediim eyleri ldkten sonra bile

    unutamam.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    22/424

    Darda frtna gittike artyor ve rzgar slak kamsn

    kerpi duvarlarda gezdiriyordu. Ykselen sular tahta oluklardan

    tayor, haykra haykra yerlere dklyordu.

    eride talar nihayetsiz bir cokunlukla homurdanyor; lgn

    gibi dnen kaylar aklyor; birbirine geen tahta arklarn

    dileri alar gibi gcrdyordu. Ve bunlarn hepsini bastran deli

    bir ses kah yalvaryor, kah hiddetle kvranyor, susacak gibi olduktan

    sonra tekrar ykseliyordu.

    Alacakaranlkta Atmaca'nn siyah ve parlak gzleri hi kprdamadan

    gen kza bakyorlard, gen kzn acnacak bir perianlkla

    rpnan bym gzlerine...

    Ve yle eyler alyordu ki adam, onlar anlatmaya bizim

    kullandmz kelimelerin takati yoktur...

    Bazan okayan, stan bir sabah gneiydi... Fakat derhal

    yzmz yrtan, gzmz kr eden, iindeki ateleri kum

    tanesi gibi etrafa saan bir l frtnas oluyor, yahut barmza

    ileyen bir bak haline geliyordu.

    ..

    Son ve keskin bir lktan sonra Atmaca'nn ayaa kalktn

    grdm. ki adm ilerledi ve klarneti bir keye frlatt.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    23/424

    Herkes dorulmutu.zntl gzlerle ona bakyorlard.

    O, yzne bsbtn dklen kara salarn eliyle geriye att.

    Birdenbire ukura gitmi gibi grnen gzlerle etrafn aratrdktan

    sonra onlar deirmencinin kzna dikti, uzun uzun bakt...

    O dakikay mrmde unutamam adam; darda frtna

    arttka artmt, duvarlar sarslyor, tepemizdeki kiremitler

    uuyordu. Ve deirmen, azgn bir hayvan gibi homurduyor ve

    dnyordu. Ve o, lambann snk nda, olduundan daha

    byk, adeta bir glge gibi duruyordu. Gzleri gen kzn zerindeydi.

    Tahamml edilmez bir ac yznn eklini tannmayacak

    hallere sokmutu. Kah esmer derisini iiren bir kan gzlerinin

    kenarna kadar frlyor, kah dilerinin arasnda ezilen

    dudaklar bile bembeyaz oluyordu. O dudaklar ki, bir ey sylemek

    ister gibi kprdyorlard ve kenarlar alayacak gibi aaya

    ekiliyordu.

    Bu bak ancak bir an kadar srd. Sonra gzkapaklar yavaa

    dtler ve o, yere yklacak gibi salland. Fakat hemen

    kendisini toplad. Bir kere daha etrafna baknd. Sanki bir imdat

    bekliyor gibiydi: Kendisini bu kahredici; bu paralayc arlardan

    kurtaracak bir imdat... Nihayet kafasna bir ey vurulmu

    gibi inledi. Gerisingeriye dnerek deirmenin br bana,

    arklarn ve kaylarn kudurmuasna dndkleri keye

    doru atld.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    24/424

    Bir nefes alm kadar hepimiz olduumuz yerde kaldk,

    sonra delice bararak arkasndan kotuk...

    Heyhat adam, ok geti. Atmaca yerinden frlayan ve -i

    iten geti- demek isteyen gzlerle bize doru geliyordu.

    Sa kolu yerinde deildi ve oradan oluk gibi kan fkryordu.

    Birka admdan sonra sendeledi, ayaklarmzn dibine ykld.

    ..

    te adam, sana seven bir ingene'nin hikayesi.

    ieklerin at mevsimde,senin kollarna yaslanan ve iekler

    kadar gzel kokan bir vcutla uzak su kenarlarnda

    oturmak ve pmek, yoruluncaya kadar pmek ho eydir...

    Seni grd zaman zalimce ban eviren marur bir dilberin

    kaps nnde ve ay altnda sabaha kadar dolamak,

    bunu candan arkadalara alayarak anlatmak, -sz aramzda-

    gene ho eydir.

    Fakat sevgili bir vcutta bulunmayan bir eyi kendisinde

    tamaya tahamml etmeyerek onu koparp atabilmek, ite

    adam,yalnz bu sevmektir.

    1929

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    25/424

    ...

    Kurtarlamayan aheser

    Gen air siyah mein ciltli ufak kitab havaya kaldrarak

    bard:

    -Bundan daha ykseinin bulunduunu syleyemez, sevgilim

    benim eserimden daha gzelini okuduunu iddia edemez ya.-

    Gzlerinde, erimi bir madenin oynak parlakl ve yank

    yznde bir ekmek kabuunun krmzmtrak donukluu vard.

    Yer ayaklarnn altndan itiyormu, yahut gkyz kendisini

    ekiyormu gibi yukarya uzanyor; vcudunu insanlktan

    ayran bir buu, hareketlerine gkyzndekilere mahsus sarholuu

    veriyordu. imenler zerinde uuan beyaz katlar,

    ki bunlar elindeki aheserin msveddeleriydi, yzne sisten

    yaratlm kk kular gibi dokunup geiyorlar ve sonra bahedeki

    beyaz gllerin, kan rengi karanfillerin, bak gibi keskin

    kokulu sardunyalarn, yamakl bir kadna benzeyen zambaklarn,

    ince saplar zerinde alevli bir mealeyi hatrlatan lalelerin

    ve renkli maskeleriyle eski Yunan aktrlerini andran hercaimenekelerin

    stne konuyorlard.

    Ve gen air glyordu; yznn hibir izgisini deitirmeyen

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    26/424

    fakat bir nehir cokunluuyla dklen bir gl esmer

    yanaklarna yaylyordu.

    nk o bugn aheserini bitirmiti.

    Siyah mein ciltli kitabn sahifelerine bakarak haykrd:

    -Artk hi kimse benden yksek deildir; Homeros veya

    bakas! Ben bunlara da tepeden bakyorum. Ve sevgilim benden

    daha iyi yazanlar gsteremeyecek. Ancak herkesten yksek

    eyler yaratrsam beni seveceini sylemiti. te, benden

    evvel gelenlerin ve benden sonra gelecek olanlarn yetiemeyecekleri

    ykseklie ktm. Ve yalnz kendisi iin yazdm bu

    kitab ona verdiim zaman o da benim iin saklad kalbini

    verecek...-

    Kitabn sahifelerinden gzlerini ayrmayarak yrd. Islak

    imenleri ineyerek ve ayann altnda ezilen menekelere

    dikkat etmeyerek, iki taraf mermer direkli bir kapdan evine

    girdi.

    Ve aheserini sevgilisine yollad.

    Tam sekiz sene evveldi ve o zaman gen airin akaklarnda

    imdiki gibi beyaz teller, gzlerinin kenarlarnda yorgunluk

    izgileri yoktu. Yznn derisi beyaz bir gle, dudaklar krmz

    bir gle benzerdi. Ve memleketin kadnlar onun iirlerini

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    27/424

    sonsuz bir baygnlk ve ehvetle okurlard. Bu esnada gzlerinin

    nnemsralar gibi tatl ve ince endamyla gen air gelirdi.

    Fakat gzelliinin derecesi insan gzellii hudutlarn aan

    bir gen kz vard ki bunlara istihfafla (alay) dudaklarn bkmek

    acayipliinde bulunuyordu.

    Ve gen air, yazlar karsnda kendinden gemeyen bu

    fevkalade kz seviyordu...

    -Sevgilim- dedi, -msralarm ki Hind'in ipeklileri kadar ince

    dokunmu ve ran'n kymetli hallar gibi hnerli renklerle

    sslenmitir, niin senin kalbini heyecana getiremiyorlar? Geceyi

    terennm eden arklarm sana kendi gzlerini; gn douunu

    anlatan arklarm sana dudaklarnn rengini hatrlatmyor

    mu? Dalgalara ait iirlerimde dank salarnn tellerine rast

    gelmiyor musun?-

    -Belki byle olabilir...- diye gen kz cevap verirdi, -Belki

    byle olabilir, gen air, fakat benim seni sevmem iin daha

    baka eyler yazabilmen lazmdr. Bana tanmadm eylerden,

    sakl gzellikler ve hakikatlerden bahsedebilir misin? Ve bunlar

    herkesten daha gzel olarak yazacak kudreti kendinde buluyor musun?

    Gzel yazyorsun ey air, derin ve azametlisin, fakat Fuzuli

    daha derin, Goethe daha azametli deil miydi?

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    28/424

    Syle, ihtiras ve lgnlkta Shakespeare'i, istihza (znt,

    umutsuzluk) ve strapta Dante'yi geebilir misin?-

    Ve gen air anlyordu ki, bu bsbtn baka bir mahluktur.

    Kadnlar hayran eden, eken eylerin buna tesiri yok. nk

    bu kzn gzleri bakt eyleri gryordu ve sinirlerinde

    hissetmek, kafasnda dnmek kabiliyeti vard...

    Ve gen air cevap verirdi:

    -imdeki ate, herkesin snmak iin bana sokulmasna kafiydi.

    Ben de onu fleyip oaltmak, orada bir yangn yapmak

    ihtiyacn duymuyordum... Lakin, ey sevgilim, gryorum ki

    bu, kvlcmlarn senin kalbine sratamayacak kadar fersizmi.

    Fakat bunu yanarda yapacak kudret bile bende var. Sana sylediklerini

    aratmayacak eserleri getireceim, sevgilim ve o zaman

    kalbini bana vereceksin...-

    -Ve o zaman kalbimi sen alacaksn!..-

    Ve gen air bir ay ehrin etrafndaki ormanlar dolat, ki

    orada yerlere kadar uzanan dallarn pembe dudakl apkn gelinciklerden,

    sarn ve hayalci papatyalardan ald grltsz

    pcklere, yalnz sinsi sinsi yryen yabankedileriyle, daima

    koan rkek karacalar mani oluyorlard.

    Ve bir ay geni nehirlerin zerinde kaykla dolat ki, orada,

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    29/424

    boyal teknelerinde alarn temizleyen ihtiyarlar, tatl sesli

    su perilerinin toy balklar bataklk sazlarnn iine nasl

    ektiklerine dair ackl trkler sylyorlar; ve geceleri kk

    balklar, ayn nehre avu avu serptii gm krntlarn toplamak

    iin, suyun stnde sryorlard.

    Ve bir ay, geceleri ehrin iinde gezerek, birbirinin gsnde

    uyuyan iftleri, sokaklarda bir tek glge halinde dolaan

    sevdallar grd. Korulardaki sk aalarn altn ve alak duvarl

    bahelerde ay nn giremedii karanlk keleri gzetleyerek

    sonsuz veda monologlarn veya kskan aklarn yeis

    dolu ikayetlerini dinledi.

    Ve ay sonra, gm bir kalemle gm ciltli bir deftere

    geirdii iirleri sevgilisine yollad.

    Fakat bu defter, zehirli dikenlerle yazlm gibi ac satrlar

    tayan bir cevapla geri geldi. Gen kz:

    -Heyhat, zavall airim- diyordu, -iirlerin ihtiyar ve zengin

    iftlik sahibinin kzn alatacak ve valinin marur yeenine

    nnde diz ktrecek kadar gzeldir. Sokaktan getiin zaman

    kadnlar pencerelerden eskisinden daha ok sarkacaklar,

    ihtimal minimini ipek mendillerini de -tabii dalgnlkla- ayaklarnn

    dibine dreceklerdir. Fakat btn bunlar beni sana

    yaklatrmaya kafi deil..

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    30/424

    Geri grdn ve yazdn eyler fevkaladedir. Lakin ben

    de seninle beraber olsaydm onlar ayn ekilde grecek deil

    miydim? Hangi ey bana bilmediklerimden bahsetti? Belki iirlerin

    bizzat hayat kadar tesirli ve tatl yazlmt, saf ve iyilikle

    doluydular; fakat syle, Horatius senden kat kat tesirli ve tatl

    deil miydi? Vergilius, ilahi Vergilius kadar temiz ve hayr isteyici

    olmak elinden geliyor mu?-

    Gen air tkenmez hkrklarla minderlerin stne atld.

    Yzkoyun kapanarak alyor, alyordu. Hayatlarnda hi

    sevmemi olanlarn tahayyl edemeyecekleri bir ac onu bouyor;

    sanki gr alevli bir meale gsnn ierisinde dolaarak

    kaburgalarn yalyormu gibi kvranyordu.

    Kendisini tutmak isteyerek, beyaz dilerini mor kadife yastklara

    geirdi... Gsn saran bir sesle kesik kesik: -Yazacam

    sevgilim- dedi, -sana istediklerini yazacam!..-

    Ve gen air alt ay memleketin btn byk filozoflarn,

    airlerini dolat. ehrin birinde, uzun siyah sakall, tepeleri

    plak filozoflar, eskimi cbbelerinin geni kollarn sallayarak

    ona Aristoteles'ten, Epikr'den veya bni Rt'ten bahsettiler.

    Ve gzlerinde, baka bir aleme bakmaktan doan, hrmete

    layk bir mahmurlukla -ki gen air bunu evvela alktan zannetmiti-

    ruhun lmezliinden ve deimelerinden; fani olan

    eyann ebedi olan hayata ve fani olan hayatn ebedi olan eyaya

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    31/424

    kar vaziyetlerinden ve -kendilerinin bulduklar- ebedi hakikate

    varmak felsefesinden; ezeli ve felsefi hayatn lezzet ve

    feragatiyle dnya hayatnn ve zevklerinin sfliliinden -ta belediye

    reisinin verdii mkellef ziyafete ge kalmamak iin bu

    asil konumay kesinceye kadar- cokunca bahsettiler.

    Ve dier bir ehirde, gr beyaz kal, damarl elli mehur

    biyoloji alimleri gen aire karncalarn leden sonraki yaaylar

    hakknda yeni nazariye ve tahminleri ihtiva eden yirmi

    muazzam ciltlik kitaplarn hediye ettiler.

    Ve almsz bir evde, atafatsz bir masann banda toplanan

    beyaz ve nazik elli, ince yzl, parlak ve uzun sal, sihirli

    szl airler, -muhayyilenin genilemesine pek ziyade yardm

    eden- bir kat oyunuyla megul olurlarken iirden, sanattan

    ve bilhassa estetikten bahsettiler. Ve ona daha fazla alaka gstermek

    isteyerek nlerindeki kk para kmesini bitiriveren

    bu kamil lmezlerden bazlar, eve hlyal bir loluk veren snk

    kandilin nda, derin ve binbir renkli iirlerini okudular.

    Ve keskin kokulu portakal bahelerinde, erguvan renkli

    gller arasnda, ay nn renklerini aksettiren firuze yzkler,

    opal tandan kpelerle dolaan va kk bir kua benzeyen

    balarn airin ipek harmanisinin arasna saklayan sevgilileri

    veya byk bir gece enliine Lahur alndan sarklar, zebercet

    sapl asalaryla, gm bilezikli zenci kleler arasnda

    gelen ve Firdevsi'yi imrendirecek ilahi cenk kasidelerini glmseyerek

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    32/424

    dinleyen uzun bykl, heybetli sultanlar onun taze

    muhayyilesinde yaattlar.

    Ve gen air alt ay memleketin velut (Dourgan, ok eser veren)

    ve bakir sanatkarlar arasnda seyahat etti. Kyn birinde, geni

    yaprakl narlarn altnda, rutubet kokan hasrlara oturarak,

    tepelerindeki salar kaznm buruuk yzl ihtiyar saz airlerini

    dinledi. Ve onlar buna yle kahramanlar terennm ettiler ki, zrafalar

    gibi koan beyaz atlaryla bir akbaba srs halinde ehre iniyorlar ve

    korkudan ovalara kaan ahali arasndan ince vcutlu, pembe

    topuklu kzlar beygirlerinin stne alarak karyorlard.

    Ve yle babayiitlerden bahsettiler ki, ormanlarda bir kaplan

    gibi hkm sryorlar ve kendilerine uykuda baskn veren

    yirmi tane dmana, hibir silahn ilemedii dev gibi vcutlaryla

    saldrarak onlar sansarn nndeki civcivler gibi datyorlard.

    Ve baka bir kyde, deniz kenarndaki isli bir kayk kahvesinde

    kk boylu, seyrek bykl bir ak, elindeki minimini

    kemeneyle binbir trl korkun ve hayret verici deniz maceralarn

    haykryordu.

    Ve gen airin gznn nnde, tek yelkenli bir taka ile

    muazzam kalyonlara hcum eden, sahildeki kasabalar dehet

    iinde brakan iri palal, plak kollu kabadaylar; veya alak

    kpeteli alamanalar (byk kayk), aykrseren crnklarla ak denizlere

    uzanarak mcevher ve esir ykltccar gemilerini soyan gz

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    33/424

    ylmaz korsanlar geit resmi yapyorlard.

    Ve o, bu basit alglarn belki crltdan fark edilemeyecek

    olan namelerinde herhalde derin bir eyler bulunmas lazm

    geldiini hissediyordu.

    Ve gen air alt ay memleketin btn ehirlerini dolat ve

    orada alayanlar ve glenleri grd.

    Byk bir konan geni salonunda raks ve kahkahadan

    yorulup terleyenler serin erbetlere, buzlu yemilere koarlarken,

    kristal pencerelerden dar szlen kta, souktan donan

    ayaklarn avu avu karla ovmaya alan ihtiyarlar grd.

    Kucanda tad a ocuu yaatmak iin sarholarn arkasndan

    koan kadnlar; ve karnnda tad gnahsz ocuu

    ldrmek iin hekimlerin cebine beyaz alevliinci salkmlar

    koyan kadnlar grd.

    Kardan ve rzgardan koruyan bir dkkan kepengi altnda

    ban bir kpein srtna dayayarak uyuyanlar ve gzel snm

    odalarda, in ipei rtl yataklarda, nakris (Nikris olmal. Halk

    arasnda damla hastal denir. Parmaklarda, topuklarda, eklem

    yerlerinde olur. Tpta gut adyla geer.) arlaryla kvranarak

    uyuyamayanlar grd.

    Aptallarn tahakkmne, gnahszlarn cezalanmasna; faziletin

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    34/424

    susmasna ve ihtiraslarn grltsne, hikmet ehlinin

    tahrik edildiine ve nadanlarn alklandna ahit oldu.

    Ve tam bir buuk sene sonra, altn bir kalemle altn ciltli bir

    deftere geirdii iirleri sevgilisine yollad.

    ..

    Fakat bu defter, bir Arap haneriyle yazlm gibi keskin

    satrlar tayan bir cevapla geri geldi.

    -Hayret, ey gen air!- diyordu, -yle gzel eyler yazyorsun

    ki, yzyllardan beri sahipsiz duran sanatkarlk tac senin

    ban sslemek iin herhalde acele edecektir. Ve hkmdarlar,

    sana bitip tkenmez ereflerin erguvan renkli malahn

    giydirmek iin saraylarnn geni bahelerinde muhteem ziyafetler

    hazrlayacaklardr.

    Halbuki ben gene senden uzak kalacam...

    Felsefelerini, ey air, en ele avuca smaz kafalar balayacak

    kadar kuvvetli ve gzel laflarla dolu olan felsefelerini senden

    evvel Eflatun ve daha biroklar kandrc bir belagatle ve

    fazlasyla tekrar etmediler mi?

    Kabadaylk ve sava destanlarn o kadar tesirlidir ki,

    in'in hi durmadan uyuyan afyonkeleriyle, Hind'in yllardan

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    35/424

    beri kmldamayan fakirlerini, Priyamus'un kahraman milleti

    veya Rstem'in korkusuz arkadalar gibi azgn dvlere, anl

    yiitliklere srkleyebilir.

    Fakat bu yolda Homeros'un senden daha cokun, Firdevsi'nin

    daha usta olduunu inkar edebilir misin?

    Gezdiin yabanc yerlerin byleyici kokusunu ruhlarmza

    benzersiz bir ustalkla flyorsun, fakat phesiz Byron da

    seyahatlerini anlatrken gzellik ve ustalkta senden daha aa

    deildi.-

    Ve gen air ipek minderlere ate gibi gzyalar dkerek

    dt. O kadar ok seviyordu ve imdiki strab o kadar bykt

    ki artk hibir ey onu yattramaz sanlrd. Evvela iki

    yumruunu dileriyle srarak ve ayaklarnn ucuyla kadife sediri

    paralayarak hkryordu. Fakat biraz sonra birdenbire frlad;

    susmutu. Gzlerinde ya yerine alelacayip bir parlt vard.

    Yava yava lo bir karanla dalan odaya alnndan, gerilen

    ve birdenbire daha genilemi grnen alnndan, beyazmtrak

    bir k yaylyordu. Odann ayn koyu lacivert tlle rtlmeye

    balayan renkli eyas ortasnda fildiinden bir Buda heykeline

    benzeyen vcudu gittike byyor ve uzuyor gibiydi.

    Geriye atlm bandan llelerle salar plak omuzlarna

    dklyor, bir eyi kucaklamak ister gibi yumuak bir hareketle

    ileri ve biraz yukar uzanan kollar bir mays gecesindeki hilali

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    36/424

    andryordu. Gkyznn en uzak yerindeki birer yldz gibi

    krpan gzlerinin nnde kapkaranlk bir saha uzanyordu:

    Siyah, gzleri kamatracak kadar siyah bir boluk... Ve bunun

    ortasnda ince bir yol vard, kendi gzlerinden kan ve uzak,

    grnmez yerleri dolatktan sonra yine oraya dnen ince, adeta

    bir bakla izilmi gibi keskin ve beyaz bir yol, bir izgi...

    Ve anlad ki, ihtiam ve bykle, gizli hakikatlere ve lmez

    gzellie giden yol bu...

    Oraya komak ister gibi atlrken, zerlerindeki gzya hala

    kurumayan yastklara dt.

    ..

    Ve gen air tam iki sene hibir insann giremedii hudutsuz

    kum llerinde dolat.

    Ayr, her eyden, herkesten ayr ve uzak kalmak, yalnz

    kendisini dinlemek, yalnz kendi dnebilecei gibi dnmek

    istiyordu. Sakz gibi inenmi gzelliklerden, bir dua kadar

    ok tekrar edilmi yeni fikirlerden eser bulunmayan bu

    lde hilik ve... gzellik hkm sryordu: Ne canl kumlar

    gnein ve aynbaklarndan saklayan mnasebetsiz bir aa,

    ne durmadan szan bir yara gibi etrafn kirleten bir su, ne de

    zerinde airlerin zevzeklik edebilecekleri bir iek grlyordu.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    37/424

    Ve ite buras gzeldi.

    nk burada yalnz gne, ay ve kum vard... Bir de rzgar.

    Ve bunlar byk, gzel ve sarihtiler (ak, belli, belirgin).

    Evet, byklklerine ramen sarih... Ne bir nebattaki karmakark,

    anlalmaz deimeler, ne bir hayvandaki iinden klmaz

    ve dehetli yaay hareketleri, ne bir dimadakikk

    bilinmez hisler ve dnceler... Burada insan ruhunun en ok

    susad ve muhta olduu bir vuzuh (aklk) vard ve bunu airin

    vcudundan baka hibir ey bozamyordu.

    Bu vuzuh, korkun bir karkln grmek kudretinden

    mahrum olan gzlerimizdeki tecellisi de olabilirdi, buna ramen

    herhangi elimsiz bir mahlukun mtecessis (merakl) kafalarmzda

    sralad mzmz sorgular tekrar etmiyorlard.

    Ve o, zihni hibir sorgu engeline taklmadan dnebiliyordu.

    te bylece bu mutlak gzelliin iinde ykand, ykand...

    Geceleri ayn altnda insana kmldyormu gibi gelen

    kumlara yzkoyun yatarak ban bu minimini zerrelere gmyor

    ve onlar, her nefes alnda azna, burnuna dolmak isterlerken,

    o gzlerini iine evirerek kendine bakyordu. Anlyordu

    ki yazlacak eyler, gzel ve hakiki eyler yalnz orada

    var...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    38/424

    Fakat o burada maddi elemlerin en aclarn tatt. nk

    gndzn l bir maden eritme ocana dnerdi. Birer kvlcm

    olam kumlar, derisini yrtarlar, gneten su halinde akan alevler

    srtn yalar ve ensesini delerek beynine kadar dklrlerdi.

    Ara sra bir hurma aac aramak ve su tulumunu doldurmak

    iin ln kimsesizliinden ayrlrken -ki nihayet o da bir

    insand ve yaamaya mecburdu- ayaklarnn altnda kmldayan,

    kayan ve ken bir zemin hissederdi. Ve bazan dizleri dermanszlktan

    krlarak bu dikenli yataa uzanr ve midesinin

    dimana kalkp ilerlemek, uzuvlarna bylece uzanp kalmak

    iin verdii birbirine zt emirlerin feci mcadelesineahit olurdu.

    Fakat o bunlarn barmalarn susturduktan sonra yine le

    byklk ve tenhalk lkesine dnmekte acele ederdi.

    Hibir zaman susmay bilmeyen kalbi hemen her gn sevgilisini,

    evini, btn brakt yerleri yava fakat keskin bir sesle

    fsldar ve o, gsnn iinde birbirine muvazi (paralel) birok

    baklarn hep beraber hareket ettiklerini hissederdi.

    Fakat iki sene sonra, sertleen ve kararan bir deri, gzlerinin

    kenarndaderinleen izgilerle buray terk ettii zaman,

    byklk ve gzellii, acy ve hasreti yz yze tanyordu.

    Ve gen air iki sene engin denizleri ve imalin buz sahralarn

    dolat.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    39/424

    Deniz... te bu da muazzam ve nefis bir eydi... Kendisini

    gezdiren geminin gvertesine uzanarak uzaklara, ta uzaklara

    bakar ve kesik kesik nefes alan sulardan baka hibir ey grmezdi.

    l ve deniz hemen hemen ayn eylerdi: Her ikisinde de

    ayn byklk, ayn arbal sessizlik veya ayn heybetli ve

    derin barmalar... Ve denizde de, kk, minimini, sinirlendirici

    teferruat yoktu. nsan orada yalnz renkten renge giren su

    damlalar ve devlere benzeyen bir mahlukun yavrular gibi birbirleriyle

    oynaan hoyrat dalgalar grebilirdi... Sonra bitmez

    tkenmez bir genilikle karanlk ve sk bir derinlik... Ve btn

    bunlar onu manasz bir tecessse deil, dnmeye sevk ederlerdi.

    Ve sonra buz sahralar...

    Beyaz, temiz, gnlerce uzanan bu yerlerde, gsterisiz bir

    kibarlk ve incelik vard. Sade, atafatsz, fakat gzel ve tatl olmann

    srrn ancak bu ekilsiz kar tepeleri kefedebilmilerdi.

    Her eyi hayattan uzaklatran, hibir zaman yenilmeyen

    dehetli bir kudretleri olduu halde, mtevaz ve kibardlar. Ne

    gururdan doan bir ss, ne kendini beenmeyi gsteren bir ses...

    Ve ite gen air frtnal denizlerden, souk buz sahralarndan

    ayrlrken, dnya hudutlarn aan bir genilik ve derinlii,

    necip (temiz, soylu) kalplere mahsus olan bir kibarl ve esasl

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    40/424

    kymetlerin bir tek elbisesi olan tevazuu iinde tayordu...

    Ve gen air iki sene dnyay rastgele dolat. Bu sefer grd

    eyler onu hayretten hayrete dryordu. Halbuki deien

    hibir ey deil, sadece kendi gryd.

    Evvelce fazilet diye bakt eylerin birer merasim ve gsteriten

    ibaret olduunu ve asl iyilie yalnz ahlak mnakaalarnda

    veya akll nasihatlarda rastlanabildiini, namuslu olabilmek

    iin bakalarnn namusuna dil uzatmann, kirlenmeden

    ykselebilmek iin temiz alnlara basarak kmann yeter olduunu

    ve daha buna benzer birok eyleri grdke aknl

    bsbtn artyordu. Fakat o, bylece ahmaklk ve aciz isimli

    mahluklarla, bunlarn ocuklar, kstahlk ve riya adl iki zavally

    tanm oldu.

    Ve ayrlrken kalbinde yalnz ufuksuz bir merhamet, yeis

    veya hiddeti manasz bulan bir rikkat (yufkalk, incelik)

    hissetti...

    te gen air aheserini bilinmeyen ve bulunmayan kumalardan

    dokumak iin yapt bu seyahatten dnnde,

    iinde Allahla boy len bir kuvvet kmldyordu. nk

    imdiye kadar yazanlarn ancak var olduunu bildirdikleri eye

    o bizzat erimiti.

    ay uraarak derin manal, renkli kelimelerden bir elbise

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    41/424

    giydirdii aheserinin her sahifesi onun lde kavrulan ve

    kutuplarda gerilen muzdarip derisinin bir parasyd ve bir sevinci

    barmak, bir elemi alamak veya bulutlardan yksek bir

    fikre ulamak iin durmadan kmldayan satrlar cokun sinirlerinden

    rlmt. Ve o bu satrlardaki kelimeleri -vakit vakit

    bir sabah yldznn belirsiz gibi ince, felaketin gzleri kadar

    keskin, yalann dudaklar kadar yumuak ve bir ocuk ryas

    kadar tatl sesler veren kelimeleri- gzlerinin kenarndaki

    derin izgilerden iledi.

    Lazm gelen yksek ve temiz asillii eserine bsbtn verebilmek

    iin de, onu yazd mddete insanlarn arasna karmad.

    Ve siyah bir kalemle, siyah mein ciltli bir deftere yazd

    iirleri sevgilisine yollad...

    ..

    Bu sefer gen kz, gzlerinde gurur ve hayretin parlts,

    hareketlerinde hasret ve istein acelesi olduu halde bizzat geldi.

    Boynuna atlarak onu ptkten sonra byle haykrd:

    -Gen air, gen air, ey benim sevgilim! Artk hi... hi

    kimse seni aamayacak; sen peygamberleri gptaya drecek

    eyleri yarattn, sen insanlar yaamaya veya ldrmeye srkleyebilecek

    eyleri yazdn. Gne senden daha scak, gkyz

    daha geni, ilkbahar rzgarlar daha canayakn deildir.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    42/424

    Ve sen bunlar yalnz benim iin yaptn.

    Ey gen air, ey benim sevgilim!

    Artk hibir kadnn benimle bir olmadn hissediyorum.

    Artk Leyla benim yanmda minimini ve Jlyet pek zavalldr,

    ben Beatrice'ye bile gururla bakyorum ve bundan sonra Sleyman'n

    sevgilileri de benimle boy lemeyeceklerdir. Ebedilie

    senin kollarn arasnda szleceim sevgilim ve yksekte,

    en yksekte uacaz.

    Ey sevgilim, yalnz benim sevgilim!

    imdiye kadar hep sana komak iin rpnd halde yenilmez

    bir gururun emirlerini dinlemeye mecbur olan kalbim bak,

    iindekileri anlatmak iin acele ediyor. O gururum ki, fanilerden

    birine meyli olduu iin gnlm bir srgan demeti gibi

    dalamt, imdi sana bunlar sylemekte bir haz buluyor.

    -Mademki uzun senelerin hasreti iimizde yaramaz bir ocuk

    gibi tepinmektedir, gel, birbirimizin olalm ve sen bana akn

    da ebedilik kadar tatl ve gzel olduunu anlat... Gel, beni

    kollarnn arasnda sk...-

    Fakat gen air onu kollarnn arasnda skmad.. nk

    hibir ey iitmemiti.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    43/424

    Sevgilisinin, sedirlerden birinin zerine brakt aheseri

    parmaklaryla kartrrken sihirli satrlar onun gzlerini, elinde

    olmayarak, ekmiler ve o, derin bir hayret iinde kendinden

    geerek, bunlar okumaya balamt.

    Yarattklar o kadar gzeldi ve airi o kadar kuvvetle ekiyorlard

    ki, sevgilisinin: -Beni iitmedin mi air!- diye bardn bile duymad.

    Ve ancak gen kz onu omuzlarndan yakalaynca kendine

    geldi. Kzn gzleri, kafasnn iindeki herhangi bir ateten kaarak

    dar frlamak isitiyormu gibi yanyordu. Dudaklar titreyerek

    tekrar etti:

    -Beni dinlemedin mi air? Sana sylediklerimi iitmedin mi?-

    -Ne syledin sevgilim?- diye cevap verdi, -Beni affet, biliyorum

    ki tamiri kabil olmayan bir ey yaptm. Ama bunun sebebi

    senin iin yazdklarmn yine sana benzeyen gzellikleriydi.

    Akn sesinden uzak kalan kalpleri hasretin ne hallere koyduundan

    bahseden satrlarm, beni seslerin en canayaknn

    dinlemekten alkoydu. Tekrar et sevgilim, sylediklerini benim

    iin tekrar et...-

    Gen kz biraz dnd. Yz beyaz, bir kuunun tyleri

    kadar beyaz olmutu. Ban ar ar kaldrarak sordu:

    -Hi, hibir ey duymadn m?-

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    44/424

    -Hibir ey sevgilim, fakat tekrar et-'

    O zaman bouk ve yeisini rtmek isteyen bir sesle tekrar

    balad:

    -Kitabn okudum gen air, yalnz harikuladeliklerle, yalnz

    insan saran gzelliklerle doluydu. Ve senin herkes gibi olmadn

    haykryordu.

    Senden daha fazla uzak kalmak istemem ey air!..-

    Burada dudaklarn yakc bir glle srd; gzleri, donuk

    ve karanlk, aire dikildiler, dimdik baktlar. O bir kadn, batan

    aa bir kadnd... Dilerini skt, onlarn arasndan, keskin,

    ar bir sesle:

    -Yalnz...- dedi, -Yalnz bukitap dehan ve kudretini bana

    gsterdikten sonra aramzda lzumsuz olmaya balyor... Ve

    gryorum ki o seni hemen hemen benim kadar alakadar edecek...

    Hi buna imkan var m air? Senin kafanda, ruhunda, hatta

    en ufak bir hceyrende (hcrende) bile benden bakasnn yer almasna

    tahamml edebilir miyim?

    u halde bsbtn senin olmam iin bu engelin ortadan

    kalkmas lazm. Ve sen benim iin yazdn bu kitab yine benim

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    45/424

    iin yok etmekte eminim ki tereddt etmeyeceksin, hatta

    bunu ben yapacam.-

    Ve gen airin elinden ekip ald aheseri, orada, mercan

    alevlerle yanan ocaa frlatt.

    Ve bir feryat, duvarlar sarsan, havay kartran, yzyllk

    aalarn frtnada devrildikleri zaman yaptklar grltye, ormana

    bir yldrm dt zaman vahi hayvanlarn kopardklar

    lklara, ate saan bir yanardan geni atlaklarndan

    frlayan bouk ve yrtc slklara benzeyen bir feryat gen airin

    gsnden frlad...

    Ve o, kendisini oraya, minimini alevlerin kitabn mein cildini

    alayl bir trtyla bktkleri ocaa doru att.

    Fakat gen kz daha evvel koarak ocan nn vcuduyla

    kapatmt. Vahi bir glle: -ekil!- dedi.

    Erkek, ki o zamana kadar gzlerinde sonsuz bir tatllk ve

    ilahilikten baka bir ey bulunmazd ve hareketleri devaml bir

    ekingenliin arln tard, birdenbire buulanan baklar,

    pene haline giren kollarla oraya hcum etti ve her iki azdan

    birden frlad: -ekil!..- ve hibirisi ekilmedi...

    O zaman aralarnda yle korkun bir mcadele balad ki,

    kpren azlardan feci soluklar ve hrltlar kyor, duvarlara

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    46/424

    iddetle arpan kafalar orada kanl sa demetleri brakyordu.

    Birdenbire erkek, gen kz -gittike artan dermanszlna ve

    erkein yzn paralarken dklen trnaklarna ramen vcudunu

    ocan nnden ayrmayan gen kz- boazndan yakalad;

    kendininkilere korkun bir sebatla bakan byk ve kanl

    gzler hareketsiz kalncaya kadar skt.

    Sonra, kollarnn arasnda yava yava geveyen, kanla bulak

    olmayan yerleri ezik bir sarlk alan vcudu yere brakarak

    ocaa eildi, gittike hafifleyen alevlerin arasndan mein

    kitab ald.

    Kavrulan, eklini kaybeden bu ateten cildi at zaman

    yere ancak bir avu mavimtrak kl dkld... Ve bunu gren

    air oraya, boylu boyunca yatan lnn stne -bir kadnn

    elinden kurtaramad aheseriyle beraber- cansz yklverdi...

    1929

    (Atsz Mecmua, s. 17, 25.09.1932)

    ...

    Krlanglar

    ehrin kysnda, ufack bir dereninkenarnda, dallar suya

    sarkan ihtiyar bir st aac vardr. lkbaharn balanglarnda

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    47/424

    bu sdn dallarna bir dii krlang gelip kondu; derenin

    bir bandan bir bana yldrm gibi uan, beyaz gslerini

    suya dokundurarak effaf kanatl kk bcekleri yakalayan

    dier krlanglara bakmaya balad. Ban hafif hafif sallyordu.

    Derin dncelere dald belliydi.

    Sdn dallar hrdad. Bir erkek krlang geldi, diinin

    karsndaki dala kondu.

    Krlanglar arasnda pek teklif yoktur. Uzun uzadya takdim

    filan edilmeden konumaya baladlar ve pek az sonra da

    ahbap oldular.

    Evvela havadan, sudan bahsedildi. (ki kii birbirlerini yeni

    tandklar zaman havadan sudan bahsetmek adettir.) Fakat biraz

    sonra erkek bir iki dal ileri geldi, dii daha az ekingen bir

    hal ald.

    Muhabbeti kaynattlar.

    -Olur ya!- demeyin, iki krlangcn ilkbaharda, herkes drt

    tarafa koup alrken bir st dalnda oturup yarenlik etmeleri

    gndelik ilerden deildir.

    Bizim krlanglarn ikisi de antika mahluklard, yani teki

    krlanglara benzemiyorlard. (Bakalarna benzemeyenlere

    antika derler.) Evvela dii krlang laf derin tarafndan at:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    48/424

    -Siz hi almyorsunuz?-

    Baka bir krlang olsayd hemen: -Ya siz neden burada

    oturuyorsunuz?- diye ikinci bir sorguya kalkrd. Fakat bizimki

    derin derin iini ekti ve sustu.

    Ve dii onun syledii eyleri anlyormu gibi ban sallad

    ve gzlerini aada prtyla akan suya dikti.

    Bir mddet daha sustular. Erkek birdenbire gzlerini diiye

    dikerek sze balad:

    -Baknz unlara...- Ve aada birbirini aprazlayarak

    uan ve dokuma tezgahnn mekiklerine benzeyen krlanglar

    gsterdi. -Baknz unlara... Sabah akam demeden, yaz k demeden

    alyorlar. Ben bunlara ok kere sordum: Neden byle

    durmadan urayorsunuz, dedim, cevap vermediler. Omuzlarn

    silkip yanmdan uzaklatlar.-

    Dii:

    -Birbirimize sen diye hitap etsek nasl olur?- dedi. Erkek

    okkal szlerine cevap olmayan bu laf beklememekle beraber,

    bu tekliften holand ve tekrar balad:

    -Adeta utanyorum...- dedi, -Btn kular sraya dizseler

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    49/424

    biz herhalde sonuncu gelmeyiz. Klmz, kyafetimiz dzgndr.

    Aklmz, u sabahtan akama kadar avaz avaz baran blblden

    herhalde stndr. Kanadmz bir vursak en hzl gvercinden

    daha ok yol alrz. Halbuki btn kularn en zavalls

    bizmiiz gibi hi durmadan didiniyoruz. u budala sere bile

    gnlk mrn keyifle geiriyor da, biz, arasndan utuumuz

    aalar bile fark etmiyoruz.

    Biraz durdu, diiye doru yandan bir gz att:

    -Yarn ldmz zaman birisi bize sorsa: 'Dnyada neler

    grdnz?' dese herhalde verecek cevap bulamayz. Komaktan

    grmeye vaktimiz olmuyor ki...-

    Dii, gzlerinin ii buulanarak:

    -Ah- dedi, -tpk benim gibi dnyorsun.-

    Erkek cevap verdi:

    -Zaten seni burada tek bana grnce benim gibi dndn

    anlamtm. Doru deil mi ama? u dnyay adamakll

    grmeden, dnyann ne olduunu adamakll anlamadan

    buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki?

    Yaadmzn farkna varmayacak olduktan sonra ne diye yayoruz?-

    Dii tasdik eder gibi ban sallad:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    50/424

    -Etrafmza gz gezdirince- dedi, -ben de senin gibi, drt

    tarafa koan krlanglardan baka bir ey grmyorum. Ben de

    bunlardan mym, diyorum, sonra da bunlardan deilim galiba,

    diyorum. Onlar da beni pek istemiyorlar. Ne yapaym, burada

    oturup etrafa bakyorum. Siz de, ey, sen de gelmesen byle yapayalnz

    bu yazgeirecektim.-

    Akama doru laflar daha derinletirdiler... Sonra ayrldlar.

    Ve her gn bulumaya baladlar.

    Aman yarabbi, neler konumuyorlard!.. Eer krlanglarda

    kitap yazmak adet olsayd, bunlarn yazacaklar kitaplar

    muhakkak ki niversitelerde okutulurdu.

    Gitgide birbirlerine daha ok altlar. ok kere dii daha

    evvel gelir, gzlerini suya dikerek erkei beklerdi.

    Bir gn ieklerden, bir gn yldzlardan, bir gn teki

    krlanglardan bahsederlerdi. Hep dnceleri birbirine uygundu.

    Yalnz her ikisinin de iinde gizliden gizliye byyen bir

    korku vard: Bir gn gelip ayrlmak korkusu.

    Hibirisi bu korkusunu tekine sylemeye cesaret edemiyordu.

    Kim bilir, belki brnn yanl anlayacandan ekiniyordu.

    (nk iten duyulan eyler hep yanl anlalr.)

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    51/424

    lerinde bu ayrlk korkusu bydke bunu mnasip bir

    ekilde dierine sylemek iin dnmeye baladlar.

    Mesela:

    -Hi ayrlmayalm, olmaz m?- demek vard, fakat bu pek

    geni manal ve mphemdi. Nasl ayrlmayalm?.

    -Bir yuva kuralm!- deseler, bu da pek baya kaacakt.

    Hem o zaman baka krlanglara benzeyeceklerini sanyorlard.

    Dnyann geiciliinden, gkyznn sonsuzluundan,

    sulardan ve dier kularn yaaylarndan bahsederlerken,

    gzleri birbirine hasretle bakar ve: -Birbirimizden nasl

    ayrlacaz?- demek isterlerdi.

    Tesadfn pek merhametli olmadn ve birbirine byle

    yakn olanlar bir ikinci defa kar karya getirmediini biliyorlard.

    Fakat konutuklar dil, dier krlanglarn diliydi ve bu

    dilde, sylemek istedikleri eyleri sylemekten utanyorlard.

    Bu dil, onlarn iindeki eylere uygun deildi.

    Yava yava gzlerine ve baklarna bir gamllk kt.

    Dostluktan filan bahsederken, sesleri titriyor gibiydi; yahut onlar

    byle zannediyorlard. Fakat byle zamanlarda hemen birinden

    biri, bir kahkaha atar ve ii alaya bozard: i burkulduu halde...

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    52/424

    Nihayet gnn birinde ikisi de bunun byle srp gidemeyeceini

    anladlar. kisi de birbirlerine almaya karar verdiler.

    Sabahleyin kar karya gelince dii sylemek istedii eyleri

    gzleriyle anlatmak istedi. Tam bu srada, zerinde oturduklar

    stten sar bir yaprak koptu, iki tarafa sallanarak aralarndan

    geti ve diinin en manal bakt zamanda gzlerinin

    nn kapatt.

    Erkek bu bak gremedi.

    Fakat her ikisi de sar yapra grdler.

    Erkek azn at:

    -Senden hi ayrlmak istemiyorum...- demek zereydi ki,

    buvvv diye souk bir rzgar esti...

    Dii, erkein szlerini iitemedi.

    Fakat her ikisi souk rzgarn sesini duydular.

    Birbirlerinin gzlerine baktlar; artk yuva kurmak zamannn

    getiini, sonbaharn geldiini, ayrlacaklarn anladlar.

    kisi de iini ekti.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    53/424

    Tepelerinden birok krlanglar geti: Scak yerlere dnyorlard.

    Ayrldlar... Ve bir daha birbirlerini grmediler.

    Fakat ikisi de kk derenin kenarndaki sd ve orada

    geirdikleri gzel ilkbahar ve yaz unutmadlar.

    Ve ikisi de, byle bir yaz geirmemi olan dier krlanglara

    tepeden baktlar... (nk azlkta kalanlar ok olanlara nedense

    tepeden bakarlar.)

    1933

    (Varlk, s. 40, 01.03.1935)

    ...

    Viyolonsel

    Gne, yzne yeil yelpaze tutan mahup bir kadn gibi

    iri yaprakl aalarn arkasna saklanrken, muhtelif milletlere

    mensup bir seyyah kafilesi -sar otlardan yaplm evleri ar kovanna

    benzeyen- bir zenci kyne girdiler.

    Kabile reisi, yirmi seneden beri Afrika'nn bu sapa kesine

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    54/424

    uramayan beyazlar gzel karlayabilmek iin btn boncuklarn,

    fildiiriden yaplm ziynetlerini takt, eline, zerine ilemeli

    byk yayn alarak maiyetiyle beraber kyn ortasndaki

    meydanda bekledi.

    Birtakm atafatl merasimden sonra seyyahlar, reisin kulbesinde

    istirahat etmekteydiler ki, ky dolamaya km olan

    melez tercman koarak geldi, elli adm kadar tede bir Avrupal

    tarafndan yaplm olmas pek muhtemel olan tahta bir

    kulbe grdn syledi.

    Golf pantolonlarnn altna oraplarn tekrar giymeye vakit

    bulamayarak hep birden oraya kotular. Tercman doru

    sylyordu. Bu, intizamsz kerestelerden yaplm bir yerdi ve

    nnde vahi orman ieklerinden vcuda getirilmi bahemsi

    bir meydanlk vard.

    Yanlarna gelen reis, binann iki seneden beri aralarnda yaayan

    bir beyaza ait olduunu syledi.

    Tercmana sordular:

    -Neredeymi kendisi?-

    -Belli olmaz- dedi reis, -o, buradan algsn alr kar ve

    ne zaman isterse o zaman gelir!-

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    55/424

    -Ne algs?-

    -Byk... adeta bir timsah yavrusuna benzeyen bir alg..-

    Seyyahlar birbirlerine sordular:

    -Belki bir harp?..-

    Reis:

    -Bir denee gerilen at kllaryla alnyor!- dedi.

    -yleyse bir kontrbas...-

    -Yahut bir viyolonsel...-

    -Evet, evet... Herhalde bir viyolonsel.-

    Seyyahlar, reise tekrar sordular:

    -O, bu algy nerede alyor?-

    Elini uzatarak gsterdi:

    -Ormanda!-

    -Peki, bizi oraya gtrr msnz?-

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    56/424

    -Olmaz, o algsn alarken hi kimseyi istemez...-

    Seyyahlar:

    -Biz uzakta dururuz, kendisinin haberi olmaz!- dediler ve

    srar ettiler.

    Reis raz oldu. Alacakaranlkta kyden karak ormana

    doru yrdler. Yaklatklar zaman, kulaklarna tok bir viyolonsel

    sesi geldi. Alman seyyah biraz dinledikten sonra:

    -Sonbahar arks!..- dedi.

    Rus ilave etti:

    -aykovski'nin.-

    Ormana girince reis durdu ve on adm kadar ileride, geni

    gvdeli baobap aalarnn altndaki karalty gsterdi: -te!..-

    Dikkatle baktlar ve dinlediler. Glge hi kmldamadan,

    byk bir maharetle ayn paray alyordu.

    Sesler, birbirine giren yapraklar titreterek dalrken ngiliz

    seyyah:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    57/424

    -Bu adamn ne olmas mmkndr?- diye sylendi.

    Fransz seyyah: -Bir sanatkar...- dedi, -midi krlm bir

    sanatkar... Hakiki sanatn takdir edilmediini grerek insanlardan

    kaan bir talihsiz.-

    Rus: -Hayr, bu belki cemiyetin hakszlklarndan kurtulmak

    iin buraya gelen birisi ki, sanat kendisine teselli vastas

    yapm...- diye, mtalaasn yrtt.

    Alman: -Bana kalrsa- diye fikrini syledi, -bu geni arazide

    rahat ve dertsiz yaamay, bu basit refah, medeniyet dnyasnn

    didimelerine tercih eden bir akll.-

    -Zannediyorum ki- dedi ngiliz, -vahilerin hkmdarln

    eline geirmek iin kendisine gre bir plan yapan onu sabrla

    tatbik eden bir akgzdr bu ve belki de tehlikelidir.-

    Gece olmu ve ay kmt. Ay ormann iindeki ufak

    bir meydanl aydnlatnca, etrafna talar dizilen bir toprak

    ynna dayad viyolonseli gzlerini kapayarak alan adam

    daha iyi grdler... Siyah, kvrck sakallarnn ereveledii

    yznde, nerede balayp nerede bittii belli olmayan izgiler

    vard. Alnna doru dklen dank salar soluk yanaklarn

    glgeliyordu.

    Seyyahlar sordular:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    58/424

    -Hep burada m alar?-

    -Ve o toprak yn nedir?-

    -Burada alar- dedi reis, -karsnn baucunda...-

    -Kars da var myd?-

    -Vard ve ld.-

    Sustular. -Gidelim!- dediler. -Kye dnd zaman anlarz...-

    Fakat ertesi sabah geri dnen adam, onlara kendi hayat

    hakknda hemen hemen hibir ey sylemedi.

    -Bir vapur kazasndan sonra buraya dtm, karm da burada

    ld... Ve ben baka yere gitmek istemem- dedi.

    Seyyahlar yollarna devam etmek iin bu garip mnzeviyi

    terk ettiler. Her biri jurnalna baka baka eyler yazd, fakat

    hibirisi o adamn asl hikayesine temas etmedi.

    te o adamn hikayesi:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    59/424

    Akdeniz'in yal ehirlerinden birinde yle bir gen vard ki

    kendisine rast geldikleri zaman, mahcubiyetle balarn een

    kadnlar, onu ok kere ryalarnda grrlerdi.

    Ve zerdeva (aa sansar) tyleri gibi yumuak olan kumral byklar

    gen kzlarnminimini kalplerini gcklamaktan geri kalmazd.

    Fakat bu gencin, dalgal salarndan, lacivert gzlerinden

    ve bir ark kams gibi kvrlan vcudundan daha kymetli bir

    eyi vard:

    Gzel nianls...

    Bir zamanlar btn ehir delikanllarnn hayalini dolduran

    bu gen kzn, daima dnyormu gibi gergin duran aln

    artk bir karde busesi iin en mnasip yerdi. nk o delikanllar

    biliyorlard ki, dounun donuk pembeliini tayan dudaklar

    bakasna nasip olmutur. Ve menevilerindeki manay

    kimsenin okuyamad kahverengi gzler yalnz bir kiinin

    nnde kvlcmlanacaktr.

    Bu kz ayn zamanda ehrin en iyi viyolonsel alanyd.

    Oturduu iskemlede bir ayan geri uzatp dolgun gsn

    algsna dayad zaman, yle sesler karrd ki, memleketin

    ihtiyar ve stat musikiinaslar bile balarn arkaya evirerek

    gzlerini kurulamaya mecbur olurlard.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    60/424

    Gen kz, nianlsyla beraber olmad zamanlar yalnz viyolonseliyle

    konuurdu; ve ona, nianlsndan dinlemek istedii eyleri syletirdi.

    Lakin gafil gen bunu bilmiyor, onun, algsn kendisi kadar

    ok sevmesini kskanyordu.

    Ve bir gn:

    -Ey sevgilim- dedi, -ey narin vcudunun, ipek salarnn,

    donuk pembe dudaklarnn deil, btn ihtiras ve iptilalarnn

    da bana ait olmasn istediim sevgilim, artk viyolonseli brak,

    yalnz beni dinle, yalnz benim kalbimin tellerinde nameler

    bulmaya al.-

    -Ak ne kadar hodbindir!-

    Gen kz:

    -Mademki sen istemiyorsun sevgilim- dedi, -ben artk viyolonsel

    almayacam... Namelerimi yalnz senin szlerinde

    arayacam.-

    Gzlerinde, sahibi iin, yaad orman brakan bir ceylann

    garip mahzunluu vard. Sanat, ilahi sanat aka yenilmiti.

    -Ve ak ne kadar kudretlidir!-

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    61/424

    -Lakin sevgilim!- dedi gen kz ve bunu sylerken elleri

    delikanlnn avularndayd. -Elbet bir gn ihtiyarlayacaz ve

    lm bizi alacak. Eer o, bana senden evvel gelirse, bil ki tek isteim,

    gzlerim hayata kapanrken baucumda bir viyolonsel

    dinlemektir; bunu bana vaat ediyor musun?-

    -Evet- diye cevap verdi, -senden sonra yaamak gibi bir

    ceza bana mukadderse, kahverengi gzlerinin stne yemin

    ederim ki, baucunda en yksek sanatkara, en gzel besteyi

    aldracam.-

    Bunun zerine balar geriye doru uzand. Sylediklerini

    tekit etmek (pekitirmek) isteyen dudaklar birleti.

    -Ve ak ne kadar atelidir!-

    ..

    Heyhat, saadet dedikleri el, insanlar okamakta pek hasistir.

    Yalnz glmsemek ve sevimek iin yaratldklarn sanan

    bu genler de o elin mukadder tokadn yemekte ge kalmadlar.

    Evlenmiler; birbirlerinin olmulard. Bahtiyardlar. Bahtiyarlklarn

    bulunduklar yerde hapsetmek istemediler. Onu

    her tarafa gsterebilmekiin, bir gn, ehrin rhtmnda duran

    gemilerden birine binerek seyahate ktlar.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    62/424

    Gezdikleri yerde her grdkleri eyin kendilerini sevindirmek

    iin yaratldn sanyorlard. Deniz onlara bir ak masal,

    ormanlar bir vefakarlk hikayesi anlatyordu.

    Bilhassa engini ok seviyorlard. Baz yerlerde erkein gzleri

    gibi lacivertleen sular, baz yerlerde her ikisinin kalpleri

    kadar berrak ve effaf oluyordu... Ve dalgalarn kvrmlarndaki

    kpkler, sulara srnerek uan beyaz kular gibiydi.

    Lakin bir gn, ufuklar karard. Bir frtna balad. yle bir

    frtna ki, tasvirini ancak herkesin kendi muhayyilesi yapabilir.

    Geminin kaburgalar atrdamaya balad zaman, birbirlerine

    sarldlar. Gzlerini kapadlar...

    ..

    Ancak ertesi gn -kendilerini sahilin kumlarna uzanm

    bularak yabani otlarla tedaviye alan zencilerin arasnda-

    gzlerini atlar.

    Ve uzak kayalarda paralanan enkazdan baka canl bir ey

    gremediler.

    Zencilerin sahilden epey ieride olan kylerinde birka ay

    oturup, onlarn dillerini renmeye balaynca anladlar ki, buras

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    63/424

    Afrika'nn en kimsesiz yerlerindendir ve on sekiz seneden

    beri hibir beyaz adam uramamtr.

    Ara sra sahilde balk tutmaya giden kafileler tekrar sylediler

    ki, o denizde imdiye kadar uzaktan geen bir gemi bile

    gzlerine ilimemitir. Ve artk hissettiler ki -frtna kendilerini

    baygn olarak kyya att zaman- vahileri orada bulunduran

    tesadfe minnettar olmaktan baka yaplacak ey yoktur.

    Erkek: -Mademki beraberiz- dedi, -ve birbirimizi seviyoruz,

    yaaymzn herhangi bir yerde olmas bizim saadetimizi

    bozmamal!-

    Fakat kadn hastayd...

    Evet, kadn hastayd. Gnden gne eriyor, sararyordu.

    Nasl baz aalar yerleri deitirildii zaman -usta bir bahvan

    elinde bile olsalar- yaayamazlarsa, gen kadn da burada

    yaayamayacakt. Erkek btn kudretiyle alt, vastaszlk

    iinde btn arelere bavurduu halde, bunun nne geemeyeceini

    anlyordu.

    Onu, sert kokular datan aalar arasnda, berrak sulu nehirlerin

    kenarnda gezdiriyor; geceleri, yalnz Afrika'ya mahsus

    olan parlak ay altnda onun, mavimtrak damarlaryla bir

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    64/424

    istiridye kabuuna benzeyen kulaklarna, yaamay tatl gsterecek,

    arklar sylyordu. Fakat hepsi neticesizdi ve kadnn

    bir sene daha mr olmad muhakkakt.

    O zaman, bu ksa mddette kadna saadet verebilmek iin

    areler dnd, aklna viyolonsel geldi. Belki algs olsayd o,

    bu kadar zlmeyecekti.

    Ve bir gn, maun aacndanhaftalarca uraarak yapt

    viyolonselle geldi. -Sevgilim- dedi, -hayatmz ok yalnz geiyor.

    Bak, sana bir arkada daha getirdim. Seni bir zamanlar bunu

    almaktan menettiim iin ne kadar bedbaht olduumu bilsen...-

    Sonra sklarak ilave etti: -Hem bana da retmeni rica

    edeceim.-

    Gen kadnn soluk yznde, batan gnete grlen bir

    krmzlk belirdi. Titreyen dudaklaryla:

    -Ben leceim- dedi, -ve sen, baucumda viyolonsel alarak

    vaadini yerine getireceksin...-

    ..

    renmeye baladktan pek az sonra, ufak paralar alabiliyordu.

    Kadn, hayvan derileri zerine yazd notalar buna

    mek ettiriyor, bu da onlar alarak yabani ormanda saatlerce alyordu.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    65/424

    rendii paray akam zerleri latif stadna tekrar

    ederken onun azndan kacak bir takdir sayhas (haykr)

    kendisine en byk i geniliini verirdi.

    Kadn da ara sra alyordu. Ve o zaman bu ekilsiz alet, bu

    at kllarndan yaplan yay, baka bir dyann seslerini gen erkein

    kulaklarna, oradan ruhuna gtrrd. Bir gn kadn:

    -Bak, bu 'Sonbahar arks'dr- dedi.

    Ve nameleri insann iine grnmez mayiler halinde akan

    bir besteyi bitirdikten sonra:

    -te- dedi, -lrken senden bunu isteyeceim.-

    Erkek:

    -Ver- dedi, -alaym...-

    -Hayr, bunu son gnmn yaklatn hissettiim zaman

    vereceim...-

    Ve baka bir notay uzatt.

    Bazan zntlerin uzatt, bazan yalanc bir sevincin ksaltt

    gnler ok abuk geti. Ve kadn artk ayakta duramayacak

    kadar eridi. Gzlerinin esmerleen kenarlarnda, beyaz

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    66/424

    dudaklarnda lmn tayf halinde dolatn gen erkek gryordu.

    Belki, evet, belki iki gnlk mr vard. Fakat hala

    -Sonbahar arks-n vermemiti.

    Birka defa, zerlerinde nota yazl olan derileri kartrrken,

    eline geen bu arky bir trl retmiyordu. lmn bu

    kadar yaknnda dolatndan ihtimal ki haberi yoktu.

    Gen adam onun son istediini yerine getirememekten

    korkuyordu: Ya kadn birdenbire lverirse?

    O zaman bu arky alamayacakt.

    Ve gsnn st tarafnda przl bir cismin ar ar gezindiini

    hissediyordu.

    Notay istemek imkanszd. Bu, hastaya mrnn sonuna

    geldiini belli etmek olacakt.

    Bir tek istei, onun son gnlerinin msterih gemesi olduu

    halde, bu nasl yaplabilirdi?

    Nihayet bir gn, gene baka bir besteyi uzatrken, kadnn

    ba kucana sessizce dverdi: Baylmt... Erkek etrafa

    kotu. Bir toprak anaktan yzne sular serpti. O, gzlerini

    aar amaz kuru otlardan ibaret olan yastnn altndan -Sonbahar

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    67/424

    arks-n ekerek:

    -Al- dedi, -ve abuk ren. Korkuyorum ki, vakit az kald!-

    Erkek yabani ormana kotu, deriyi bir baobap aacnn

    gvdesine ilitirerek almaya balad.

    Saatler geti. Akam oldu. Elinde viyolonsel ve nota ile kulbeye

    koan erkek, alyordu. inde snmez bir ac vard. Ya

    ldyse, diyordu, ya yetiemediysem!

    Kulbeden ieri girince, yatakta, gzlerini kapya dikerek

    kendisini bekleyen gen kadnn yznde bir glmseme dolat,

    elini uzatt...

    Elini uzatt ve erkek o eli yakalayp sakallarndan szlen

    yalara srerek perken, kadnn gzleri tekrar kapand.

    Kadn lmt.

    Ve erkek bunu hissetti.

    O zaman deli gibi viyolonsele sarlarak almaya balad.

    -Sonbahar arks-n ona duyurmak istiyordu.

    Dikkatle bakt, kadnn gzleri alacak m diye bakt. Hayr,

    almyordu.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    68/424

    Sevgilisinin son isteini yerine getirememekten doan bir

    yeisle yayna daha iddetle bast ve parmaklar daha iten oynad.

    Onun kulbenin civarndan uzaklamadn zannettii

    ruhuna bu sesi yetitirebilmek iin hrsla alyordu.

    Gzleri, yatakta glmseyerek yatan lye dikilmiti. -itmiyor

    musun, bak, ne kadar aklaalyorum, ne kadar gzel

    alyorum, iitmiyor musun?- demek istiyordu.

    O zamana kadar bu kulbede alnan viyolonsel, vahileri

    alakadar etmezdi. Fakat imdi bu ark, gen adamn kalbinden

    strap ve hkrk halinde viyolonselin tellerine dklen bu

    beste, onlar da artt, donuk hassasiyetlerine kadar iledi ve

    hepsi koarak kulbenin etrafna toplandlar.

    imdi kapda birbirinin stne karak algy dinleyen

    zenciler, siyah bir zm salkmn andryordu. Annelerinin

    yapraktan eteklerine sarlan kk ocuklar bile susmulard.

    Ve kulbenin n alayan zencilerle -evet bu bir mucizeydi ve

    hepsi birden alyorlard- bir ar kovannn azna benziyordu.

    Gen adam, algsyla beraber topran stne baygn yuvarlanncaya

    kadar ald.

    ki gn sonra aylnca, vahiler, kendisini ormana, her zaman

    viyolonsel ald bir aacn altna gtrdler.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    69/424

    Burada taze bir mezar vard.

    ..

    te bu gen adam, salnda dinletemedii paray karsnn

    ruhuna duyurabilmek iin, bu mezarn banda, senelerden

    beri viyolonselini alar.

    1928

    (Meale, s. 7, 01.10.1928)

    ...

    Birdenbire Snen Kandilin Hikayesi

    Hasta sinirlerim iin tavsiye ettikleri bu kimsesiz ve grltsz

    yerlerde, uzun bir akam gezintisinden dnyordum.

    Scak bir sonbahar gnnn sonuydu. Gecenin yaklatn

    gren tabiat, serin bir nefes almak iin kmldanyordu.

    Biilmi tarlalarn ortasnda slak bir halat gibi parlayarak

    uzanan patikaya giderken, kar tepelerin birinde yksek bir

    ta bina gzme iliti.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    70/424

    Perdesiz pencerelerine vuran gne, ona krmz gzl bir

    canavar ekli veriyordu. Ve ykk duvarl bir bahenin ortasnda,

    harap bir kaleyi veya bo braklm bir kona andran hazin

    bir ihtiam vard.

    Vaktin daha erken olduunu dnerek bu binay yakndan

    grmek isteine kapldm.

    Kurumu tarlalarn zerinde yrdkten, hafif bir srt trmandktan

    sonra, yarsna kadar ak duran pasl bir demir kapy

    getim, aralarndan otlar fkran akl deli bir yoldan

    yrmeye baladm. ki tarafmda vahilemi aalar ve artk

    tmsek halini alm eski iek tarhlar vard... Kuru bir havuzun

    kenarnda devrilmi mermer sakslar duruyordu. Ve onlarn

    arasnda naslsa kalm olan beyaz bir kasmpat, buralar

    rten siyah perdenin zerinde gemii grmek iin braklm

    bir delik gibiydi.

    Yanna yaklatka insana sebepsiz bir rkeklik veren binann

    hibir mimariye uymayan acayip bir tarz vard: ap on iki

    metreyi gemeyen bir silindir eklinde epeyce ykseldikten

    sonra birdenbire daralyor ve bylece kule gibi bir para daha

    uzanarak zeri camekanl bir kubbeyle bitiyordu. Alt tarafn

    kaln bir ta ember kuak gibi sarmaktayd ve btn bina bu

    haliyle eski bir ya kandilini andryordu. Tam kapnn stndeki

    odann darya doru cumba eklinde yapt bir knt

    da bu kandilin kulpuydu.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    71/424

    Binann niin bu ekilde yapldn ve sonra hangi cehennem

    nefesinin buralarda estiini kestirmek imkanszd. Keskin

    bir bakla alm hissini veren ince uzun pencereler korkutucu

    bir karanlktan baka hibir eyi aa vurmuyorlard.

    Ta emberin zerinde oyulmu birka ayak merdiveni karak

    pasl ivili, byk kapya geldim. Senelerden beri insan

    eli dokunmam gibi duran, rmeye yz tutmu tahtalara

    yaslandm. Yaryerine kadar batan gnein sararm ayrlara,

    kk bulut kmelerine, bir ylan dili gibi kvrarak uzatt

    son krmz klar uzun uzun seyrettim.

    Etrafmda hibir hareket yoktu. Kertenkeleler bile, yosunlu

    talarn zerinde, akamn alacakaranlna bakarak, yavaa

    ilerliyorlard. Yalnz slak tahtalarn gnete kardklar sese

    benzeyen baz trtlar vakit vakit duyulmaktayd.

    Gittike koyulaan sessizliin iinde, derin bir kuyuya

    muntazam aralklarla talar atlyormu gibi bouk sesler iittim.

    Evvela istikametini kestiremediim bu grltnn, biraz

    sonra, evin iinden geldiini anladm. Sesler, ayn muntazam

    aralklarla durmadan yaklamaktayd. En sonra bsbtn alarak

    ta merdivenlerden ar ar inen admlar haline girdiler

    ve dayanmakta olduum kapnn arkasnda durdular. Dorulmu,

    korku, merak ve hayretten ibaret bir halita (karm) halinde kaskat

    kesilmitim. Bam arkaya eviremiyordum, fakat -ufak

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    72/424

    bir gcrt bile yapmad halde- kapnn yavaa aldn ve

    souk,buz gibi bir nefesin ensemi yalayarak daldn hissettim.

    iddetle dndm; ve o zaman, akamn abucak artan karanl

    arasnda, bu ta kulenin esrarl adamyla karlatm:

    Bu, byk bir batan -iskelet halinde bir vcudun stne

    konmu- byk ve krmz bir kafadan ibaretti. Bir cehennem

    nebatnn liflerine benzeyen kpkzl sa ve sakallarnn arasnda

    beyaz, fakat salarn renginde illerle kapl bir deri grnyordu.

    Ve bunlarn hepsini, rm bir meyvenin donuk rengi,

    bir toz tabakas halinde, rtmekteydi.

    Ve sonra gzleri... Krmz illi kapaklar arasnda, bir granit

    yosununa benzeyen soluk yeil gzleri vard. Derin ve karanlk

    ukurlarn sonunda birer mahzen kapan hatrlatan bu

    gzler hi, ama hibir ey ifade etmiyorlard.

    Srtnda siyah, harap olmu bir elbise, ayanda eskimi rugan

    potinler vard. nsan onu, bir cenaze dnnden sonra hi

    soyunmayarak senelerce ayn halde kalm sanabilirdi. Ve imdi

    kuru vcuduna bol gelen bu siyah elbiseler ona bir korkuluk

    kl veriyorlard.

    Elini bana doru uzatt. -Ah, bu, dnyada grdm eylerin

    belki en korkuncudur-. Bu da ayn krmz illi, rk beyaz

    deriyle kaplyd ve bir insannkinden ziyade ince bir eldiven

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    73/424

    giydirilmi bir iskeletin eline benziyordu. O kadar zayf, o

    kadar hayattan uzakt. Ve gecenin karanlndan pek fark edilmeyen

    siyah bir ceketin kolundan frlad iin, zerime bolukta

    aslym gibi geliyordu.

    Omuzuma bir gece kuu gibi konduu zaman korkuyla bardm

    ve silkindim:

    -Ah... Ne istiyorsunuz?-

    Fakat bu el, bu kemik el oraya bir yenge kskac gibi yapmt.

    Ve o, skunetle eildi, gsnden deil, yalnz aznn

    iinden gelen hafif bir sesle bana sordu:

    -Siz birdenbire snen kandilin hikayesini biliyor musunuz?-

    -Hayr!- dedim. -Oh... Hayr...-

    -ylese geliniz!-

    Dediini yapmamak mmkn deildi, parmaklarn omuzuma

    batrarak ekiyor ve actyor, actyordu...

    Ayaklarmzn altndan kayan bir zemini getik, minarelerin

    esrarl merdivenlerini andran dar ve ta bir merdivene trmanmaya

    baladk. Korkuyu imdiye kadar iimde byle madde

    halinde hissetmemitim. Karanlk, bir gecekuu kanad gibi

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    74/424

    yzme srnen, kokusu beynime kadar ileyen bir karanlk

    vard. Etrafmdaki duvarlardan biz yrdke dklen svalarn

    grlts, admlarmzn bouk sesine karyordu.

    Ve ben, btn korkuma ramen, nerede ve nasl biteceini

    bilmediim bu merdiveni kvrla kvrla kyordum. Sanki onun

    parmaklarndan benim omuzuma geen bir irade, beni yediyor,

    ayaklarm darack basamaklar zerinde, ona yetitirmek iin,

    abuk abuk hareket ettiriyordu.

    Her kata yaklatmzda, beni srkleyen adamn, evvela

    kark sal ba belli oluyor, sonra hafif bir aydnlk yava yava

    btn vcuduna yaylyordu. Eyvah... Gece bu merdivenlerden

    ok aydnlkt...

    Her katta, yarsna kadar alm oda kaplar vard. Bombo

    odalara alan kaplar... Ve dar pencerelerden nur halinde

    giren gece bu kaplardan bize kadar uzanyordu. Ve pencerelerin

    dnda siluet halinde aalar, kark ekilli dalar, hayat ve

    k dnyas vard... Ben bu yarm aydnln verdii cesaretle

    ona soruyordum:

    -Nereye gidiyoruz? Niin gidiyoruz?-

    Eiliyor, buz gibi nefesi yzmde dolaarak yavaa tekrar

    ediyordu:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    75/424

    -Siz, birdenbire snen kandilin hikayesini okudunuz mu?-

    -Hayr!-

    -Pekala, yrsenize!-

    Parmaklar etlerime bsbtn geiyordu; bir kle halinde

    tekrar srkleniyordum.

    Bu sefer de merdivende evvela ba kayboluyor, nmde,

    siyah ve geni pantolonun iinde kuru bir dal gibi duran ve basamaklar

    abuk abuk atlayan iki ayak kalyordu. Sonra gene

    o mayi halindeki karanlk, gene kopup den svalarn haykr...

    Ayak seslerimiz ve hepsinin birden, toprak altndan gelen

    bir bar halinde yaptklar korkun uultu...

    Sonra ikinci ve nc bir kat geliyor, kaplar yar ak bo

    odalar, bak yaras gibi ince uzun pencereleri ve artk tepelerindeki

    birka yapra fark edilen siyah aalar tekrar gryordum.

    Her katta, daha kuvvetsiz olarak, dudaklarm kmldard:

    -Nereye gidiyoruz, niin gidiyoruz?-

    Fakat cevap hep aynyd:

    -Siz, birdenbire snen kandilin ne olduunu biliyor musunuz?

    O halde yrynz!-

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    76/424

    Ve korkun k tekrar balyordu.

    Nihayet, nerede olduumu, ne kadar zamandr bu ykseliin

    srdn, hatta kendimi bile bsbtn unuttuum bir zamanda

    birdenbire durduk. nmdeki adam eliyle bir kapa

    kaldrd. Oradan girdik. Kapa tekrar kapamak iin omuzumu

    brakt zaman, derin bir ryadan uyanyormu gibi oldum ve

    etrafma baktm.

    Buras yuvarlak bir odayd. Kulenin en tepesinde olduunu

    tavandaki camekanl, kk kubbeden anlyordum. Oda,

    tekilerin bsbtn aksine olarak, ok gzel denmiti. Karanlk

    duvar kenarlarnda muhteem koltuklarn glgeleri belli

    oluyordu.

    Tam camekanl kubbenin altnda, yani odann ortasnda,

    yuvarlak bir masa zerinde hareket etmeyen bir alevle hafif hafif

    yanan bir ya kandili vard: Aynen iinde bulunduumuz

    binann eklinde bir kandil...

    Uzaktaki kede, ierisinde biri yatyormu gibi kabark

    duran bir yatak vard, bana nazaran eri olduu iin, kimin

    yattn gremiyordum. Dayanlmaz bir merakn drtmesiyle

    yaklatm ve orada yatan grdm. Grdm... Ve boaznailer

    sokulan bir hayvan gibi ac bir lk kopardm: Orada bir

    iskelet yatyordu. Kurumu ve siyahlam etleri yanak kemiklerine

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    77/424

    yapm ve sar salar rk bir yast kme kme ylm

    bir kadn iskeleti..

    Bu anda, krlan bir camn angrtsn andran bir kahkaha

    kulaklarmn dibinde patlad, siyah elbiseli adam:

    -Pek mi korktun?- diyordu. -Niin, niin korkuyorsun?

    Senden, yani hayattan bsbtn ayr bir ey diye mi? Fakat bu

    aptallktr. Onun bizden fark, bizim ondan farkmz nedir ki?

    Hi... Bak, eil de bak... Bu diler yok mu, bu muntazam diler,

    onlarn arasndan, imdi bizim konutuumuz eylere benzemeyen

    ne tatl szler kard bilsen... Dnyor musun ki,

    bakmaya tiksindiin bu dileri grebilmek iin onun tebessm

    etmesi nasl sabrszlkla beklenirdi!.. Tahmin edebilir misin ki,

    boazna dolanarak seni boacakm gibi korktuun bu salarn

    gne altnda ne hayat dolu parlaylar vard.

    Hem bu kadn benimdi. u ellerim, u sana laf syleyen azm

    nasl benimse, o da yle benimdi. Fakat biliyor musun, kollarmn

    arasndan syrlvermesi ne kolay oldu... Onunla aramzda

    hibir mesafe yoktur. Bizim onun haline geivermemiz

    iin bir sebep bile lazm deil; ve bu iskelet bize o kadar yakndr

    ki, ondan korkmak iin ancak bir insan kadar kr ve dncesiz

    olmaldr.-

    imdi sesi pirin bir havan gibi tyordu. Sanki bu adamn

    boaznda bir perde vard ve bazan iinden gelen iddetli sesler

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    78/424

    bunu kaldrarak kulaklar nlatyor, sonra iddet azalnca

    perde tekrar derek sesler, bir duvar arkasndan syleniyormu

    gibi, kslyordu.

    Verecek cevap bulamamaktan doan bir rkeklikle sordum:

    -Sizi bu kadar sarsan, fakat hakikate yaklatran bu lmn

    sebebi neydi?- dedim. -Nesi vard?-

    -Hi!- diye cevap verdi. -Hibir eyi yoktu. Senin kadar

    hayata bal, bu ta bina kadar salam -eliyle camekan kubbeyi

    iaret etti- ve u yldzlar kadar nurlu ve zarifti.

    Saadeti aramzda bir alev gibi hissediyor, bu alevden snyor

    ve aydnlanyorduk... Fakat...-

    Ses yine uzaktan geliyormu gibi yavalad:

    -Fakat biliyor musun, o kuvvet ki, hibir eyi eksik olmayan

    ya kandillerinin alevini gelip alarak onlar birdenbire karartr!-

    Ne demek istediini anlamayarak yzne baktm.

    -Gel- dedi, -seninle birdenbire snen kandilin hikayesini

    okuyalm. O zaman bu kadn hangi lnn gtrdn anlayacaksn.-

    Orta yerdeki masaya doru yryerek orada, kandilin

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    79/424

    nnde ak duran siyah kadife kapl ince bir kitab ald.

    -Bunu, yanmzdaki kadnn yzlerce sene evvelki cetlerinden

    biri yazm- dedi.

    Geni bir kanapeyi masann kenarna srkledi. zerine

    yan yana oturduk. Ve ben, kurumu yapraklar rengindeki sar

    ve kaln sahifelerde eski, fakat keskin bir el yazsn, gzlerimi

    ara sra uzaktaki iskelete evirerek ve yanmda, bana vuran

    krmz kla, akam seyreden bir sfenks gibi duran adama bakarak

    merak ve sonra hayretle okudum:

    -Yzlerce eser yazdm. Her eserime kalbimin veya dimamn

    bir parasn koyuyordum. Ve bunlar, hakikate ok yakn

    eylerdi. Fakat hibir yazmda bizzat hakikatin bulunmadn

    biliyordum. Her gzel yazan gibiydim: Konutuum

    eyler benden evvel yzlercedefa tekrar edilen laflarn deitirilmi

    ekliydi. Halbuki ben, kulaklara bilmedikleri eyleri

    sylemek, gz hudutlarnn arkasna gemek istiyordum. Ve

    bunun iin enemi avularma ve kollarm dizlerime dayar,

    gzm yere veya ufka evirerek grdklerimin daha tesindeki

    eyleri de bilmek isterdim. Fakat topran alayc bir susuu,

    ufkun lakayt bir ka vard. Bana, 'Senin gzlerin,' diyorlard,

    'ak braktmz eyleri grmek iin bile ok kk

    ve zayftrlar. Sakladmz hakikatleri nasl bir cesaretle anlatmak

    istiyorsun?..' Fakat ben aryor, mtemadiyen aryordum.

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    80/424

    Yine bir gn odamda, masamn banda enemi defterlerime

    dayamtm, beyaz kadn zerine yaylan sakallarmn kvrcklarna

    bakyordum. stiyordum ki, bu beyaz tellerin her

    biri ince bir kalem olup bu yapraklar btn bilmediim eylerle

    doldursunlar ve ben onlar hi durmadan okuyaym, okuyaym.

    Fakat birdenbire katlar ve sakallarm grnmez oldu.

    Odam anszn kararvermiti. Bam kaldrnca, nmde senelerden

    beri ayn intizamla yanan kandilimin snm olduunu

    grdm. Hibir rzgar veya hareket olmadna gre, yann

    bitmi olmas lazmd. Lakin elime alp baknca, yann dolu,

    fitilinin kusursuz olduunu grdm; haznesinde bir delik, boaznda

    bir sakatlk yoktu.

    Benim farkna varamadm bir rzgara hamlederek (yorarak) tekrar

    yakmak istedim... Fakat hayret: Yanmyordu. Yaklatrdm

    ateler yalnz fitili kzartyor ve oradan ho olmayan kokular

    karyordu. Alev, senelerden beri devam eden krmzmtrak

    alev artk yoktu.

    Hangi sebebin bu ihtiyar amdan kararttn dnrken,

    kaybolan aleve benzeyen bir n kafamn iinde parlamaya

    baladn hissettim. Ve karmdaki kandilin arkasnda, ona

    benzeyen says bellisiz kandiller sralandn grdm. Kimisi

    benimki gibi snmt ve kimisi hala krmz ve deimez bir

    alevle parlyordu. Fakat ara sra bunlardan biri, hibir rzgar,

    hibir fleyen olmad halde, yavaa kararveriyordu. Ve bu

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    81/424

    snk kandillerin bir daha aydnlanmas da mmkn deildi.

    -Silkindim, bunu kendime bir ihtar telakki ettim. Artk bulmak

    istediim hakikati burada arayacaktm:

    Yalar ok, fitilleri kusursuz ve her eyleri tamam olan

    kandillerin sebepsiz yere niin sndklerini ve kaybolan alevlerin

    nereye ekilip gittiklerini bulmalydm.

    Bunun iin, aynen kandilimin eklinde bir bina yaptrarak

    oraya yerletim. Etrafmda dolatn hissettiim byk hakikate

    burada kavuacam biliyordum. imdi, en yaknlarm

    bile sokmadm bu odada, gzlerimi tepedeki camlardan geirerek

    yukarlara bakyor, orada birdenbire snen kandillerin

    alevlerini aryorum...-

    Kitabn intizamsz aralklarla yazlan dier ksmlar, bir

    kazana hapsedilen buhar gibi kenarlarn sktran bir kafann,

    grnmeyen, iitilmeyen ve dokunulmayan bir hayaleti takip

    ediyormu gibi etrafna nasl hamleler yaptn gsteriyordu.

    Bataklk kenarlarndaki rk sazlarn rutubetli ve eki kokusunu

    datan kaln yapraklar parmaklarnn altndan bahtiyar

    bir gnnsaatleri gibi abucak geiyorlard.

    Ve sebepsiz yere snen ya kandillerinin hazin hikayelerini,

    bir brani peygamber gibi, iim sarslarak okuyordum:

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    82/424

    -Beraber yanmak iin yaplm iki tane kandil vard. Alevlerini,

    birlemek istiyor gibi, birbirlerine eerlerdi ve birisinin

    yetiemedii yeri teki aydnlatrd..

    Aralarnda ipek kumalar gibi kvrlan ve parlayan k

    huzmeleri gidip gelirdi... O kadar benzer klarla yanarlard

    ki, etrafa dattklar aydnln ayr yerlerden geldiine ihtimal

    vermek mmkn deildi... Fakat bir gn, ya ok, fitili yolunda,

    haznesi salam olan bu kandillerin biri, en beklenmedik zamanda,

    yavaa kararverdi. Titrek bir kla yas tutmak isteyen

    dieri ise, onun arkasnda gitmekte gecikmedi.

    Ve ben, drt be tanesi bir arada birok kandiller daha grdm.

    lerinde savatan km bir kl gibi parlayan yenileri

    olduu gibi, mahzenlerdeki yosunlu kplere benzeyen eskileri

    de vard. Ve byk kandillerin yannda civciv gibi duran kkler,

    oynak alevlerle kprdyorlard. Ve bunlar, adeta ses karan

    bir etaretle (sevinle) beraberce yanarlarken ayn hissedilmeyen

    rzgar, hibir benzerlik srasna bakmayarak, hepsini birer birer

    sndrverdi.

    Yalar daha bitmemiti yarabbi, daha uzun mddet yanabilirlerdi.

    Ben, artk anlamak istiyorum, bu alevleri alp gtren

    hangi sarslmaz kudret, hangi dayanlmaz sebep, hangi yaradl

    mantdr?..

  • 7/29/2019 Degirmen - Sabahattin Ali

    83/424

    Ve ben, altndan yaplm yeni ve ok gzel bir kandil grdm.